İktidar partisi AKP’de bir türlü arzulanan barış ve kardeşlik ortamı sağlanamıyor.

AKP’liler birbirleri hakkında dillerini tutamıyor ve kamuoyunun gözü önünde hiç hoş olmayan tartışmalara giriyorlar.

Parti genel merkezi istediği kadar adayları “sevecen olun” diye uyarıp dursun! Bu uyarılar para etmiyor. Adaylar bildiklerini okumaya devam ediyorlar.

Mesela Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki sağda solda ne dese Melih Gökçek’in alınmasından yakınıyor. “Ben kendimi anlatıyorum, O bundan bile alınıyor” diye dertleniyor.

Tabii yakındığı ya da dertlendiği konular kendisinin ifade ettiği gibi masum değil!

Özhaseki’nin, “Kendimi anlatıyorum” derken yaptığı “göndermeler” bırakın Gökçek’i siyasette “zurnanın son deliği” sayılabilecek insanları bile rahatsız edecek nitelikte!

Gökçek her ne kadar, “Benim bir davam var” diyerek Özhaseki’ye sahip çıkmaya çalışıyorsa da Özhaseki bu destekten hiç hoşnut ve memnun gibi gözükmüyor.

Özhaseki her konuşmasında Melih Gökçek ile arasına bir “mesafe koyma” arzusunda olduğunu hissettiriyor.

Belli ki parti büyükleri kulağına Melih Gökçek’ten ne kadar uzak durursa kendisi için o kadar iyi olacağını fısıldamışlar.

Melih Gökçek Büyükşehir Belediye Başkanlığı, “AKP’nin elinden gitmesin, Mansur Yavaş’ın eline geçmesin” diye çırpınıp duruyor.

Ama Gökçek’in bu çırpınmalarının AKP’de “karşılık bulduğunu” söylemek çok zor! Evet, Gökçek ne yaparsa yapsın, ne derse desin bir türlü Özhaseki’ye yaranamıyor.

Özhaseki eline geçen her fırsatta “kendimi anlatıyorum” diyerek sürekli Gökçek’e laf sokuşturup duruyor.

İşin ilginç yanı AKP içinde kimse de Özhaseki’ye, “Adam bu kadar sana arka çıkarken onun aleyhinde konuşma” demiyor.

Yani Özhaseki’nin politikası sanki genel merkez tarafından da onaylanıyor gibi hava esiyor.

Bu durumda Gökçek’in Özhaseki’ye verdiği desteği bir kez daha gözden geçirmesinde yarar yok mu?

Onu Mersedese de benzetse, BMW’ye de benzetse, Audi’ye benzetse bir işe yaramadığına göre bu “kucaklayıcı” söylemlerine son verse iyi olacağa benziyor.

Artık “madem beni istemiyorsunuz yolunuz açık olsun” deme zamanı geldi geçiyor bile.

AKP yerel seçimlere “iç barışı sağlayamamış” bir parti olarak giriyor. Bunun sonuçlarına katlanmak zorundalar!