Gezi Parkı eylemleri başladığında Taksim e gitmiştim. Bir
de eylemler bittikten sonra gittim. Gezi Parkı ndaki ağaçlar gayet memnun
olmuşlar; hepsi Polat ağabeylerine ve Hülya ablalarına teşekkür ediyorlar. Ben
bana yük olmasın diye uyardığım halde benimle selam bile gönderdiler. Gezi
Parkı ağaçlarının Polat ağabeylerine ve Hülya ablalarına selamları var. Şöyle
bir teklifte dahi bulundular, bana konuyu açtıkları için ben de paylaşayım
istedim, elçiye zeval olmaz efendim; Gezi Parkı Ağaçları Nasıl Kurtuldu ya da
Gezi Parkı Vadisi diye dizi teklifi yaptılar Polat ağabeylerine ve Hülya
ablalarına. Yönetmen de Sırrı Süreyya Önder olacakmış, böyle söylediler. Bunlar
Taksim Gezi Parkı ağaçlarının istek ve dilekleri. Hatta Sırrı Süreyya Önder e
mekik dokuyup durmasın da gelsin bizim filmimizi çeksin dediler. Sanata çağrı
diye ben buna derim; Gezi Parkı ağaçları resmen kendi filmlerini yönetmene
teklif ediyorlar. Çünkü Gezi Parkı eylemlerini yönetmen başlattı Polat abi de
bitirdi. Başbakan nerede yer aldı derseniz; o da Fas tan döner dönmez katıldı.
Hem de Karadeniz havasında! Figüranlar ise kendilerini tiyatroya basbayağı
kaptırdılar; yaşlı bir figüran (teyze) sapanla nasıl da taş fırlatıyordu öyle,
meğer teyze Gezi Parkı ndaki ağaçları kutsal zannediyormuş. Avrupa ithali
Kutsal Damacana filmiyle Gezi Parkı ağaçlarını birbirine karıştırmış. Aslında
Gezi Parkı eylemlerinin şöyle bir filmi de yapılabilir; Gezi Parkı Kutsal
Ağaçları Nasıl Kurtuldu Flaş flaş! Yakında vizyonda! Film ekibinin verdiği
bilgiye göre, Gezi Parkı ağaçları konuşuyormuş! Yanlış duymadınız! Ağaçlar
konuşmaya başlamış! Bildiğiniz takır takır konuşuyormuş! Bizi Hülya ablamız
nasıl da kurtardı diyorlarmış! Hatta Gezi Parkı ağaçları akşamları denize inip
denizde bir süre yüzdükten sonra tekrar Taksim e dönüyormuş sevgili seyirciler!
Eğer geceleri ağaçları yerinde bulamazsanız üzülmeyin; onlar mutlaka denize
gitmiştir. Nasıl olsa ihtiyaçları vardır; Gezi Parkı eylemcileriyle geceleri
siz anladınız onu, onun için gidiyorlarmış denize!
Gezi Parkı ağaçları tek başlarına denize gitmeye
korkuyorlarmış! Mustafa Kemal in askerleri de yanlarındaymış! Refakat
ediyorlarmış ağaçlara! Türkiye laikmiş de laik kalacakmış! Laikliğin bostan
korkuluğu da CHP ymiş; laiklik oku atıyorlar Türkiye ye! Antik çağdan kalma
Yunan aşk tanrısı ya seksen yıldır ok atıyorlar Türkiye ye!
Türk Baharı yan yattı! Gezi Parkı eylemcileri gelecek
baharı gözlüyormuş! Gözlesinler tabi; balık kavağa çıktığında bahar gelir! Yürü
de ense tıraşını görelim derler adama! Dediler zaten. Kim dedi Müslüman halk.
Sessizliğiyle Gezi Parkı eylemcilerinin façasını aldı halk.
Neyse biz gelelim Gezi Parkı eylemlerinden kalanlara;
1-Müslüman ın dostu Müslüman dır, Müslüman dan başkası
Müslüman a dost değildir hakikati bir kez daha tecelli etti.
2-Laik rejim bekçilerinin herzelerini artık halk
yutmuyor, bu açığa çıktı.
3-Sanal yaşamla gerçek yaşamın tesis edilemeyeceğine
kanıt oldu.
4-Laik kâfirler gerçek yüzlerini gösterdi; Müslümanlara
karşı nasıl kinleri olduğunu ortaya döktüler. Türkiye de laikler hiçbir zaman
Müslümanlardan taraf olmadı, olmuyor, olmaz, olmayacaktır da. Müslümanlardan
maddi bir çıkarları olduğunda Müslümanların yanındaymış gibi görünürler ama iş
ciddiye binince o sırtlan dişlerini gösterirler; Gezi Parkı eylemlerinde bu bir
kez daha kanıtlandı.
5-Milliyetçiler, laik kâfirlerin yanında yer almadı; bu
sevindirici bir durum.
6-Hiçbir Müslüman cemaat eylemleri desteklemedi, bu da
artık cemaatlerin birbirine düşman olmadığını aksine cemaatlerin aynı hedefe
ayrı yollardan yürüdüklerini gösterdi. Cemaatlerdeki bu bilinç şaşırtıcı
derecede olumludur. Bir gün inşallah bütün Müslüman cemaatler tek çatı altında
birleşerek en azından Türkiye deki siyasi ve sosyal hayatı İslam kaidelerine
göre tanzim ederler.
7- Uyuyan kini uyandırmayınız uyarısının bir kez daha ne
kadar önemli olduğu görüldü.
8-Batı nın Türkiye üzerindeki oyunlarının hiçbir zaman
bitmediği ve bitmeyeceği kanıtlandı.
9-Batıl bir Hıristiyanlık geleneği olan tava tencere
çalmak, bu eylemlerin kimler tarafından organize edildiğinin çok açık
göstergesi oldu.
10-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan birdenbire siyasi olarak
nereden geldiğini hatırladı ve eski geldiği tabana sığındı.
11-Türkiye sosyetesinin İslam dan zaten uzak oldukları ve
Müslümanlardan nefret ettikleri biliniyordu ama Gezi Parkı eylemleriyle
birlikte asgari insanlıktan da uzak oldukları açığa çıktı. Başbakan ın şahsına
hakaret için yazılan pankartlardaki hakaretler hakaret kelimesini bile
utandırdı.
12-İnternet ortamlarında üretilen ironinin hayattan ne
kadar uzak olduğu ve insan hayatının herhangi bir yerine denk düşmediği
dolayısıyla inandırıcılığı ve samimiyeti olmadığı görüldü.
13-Başbakan a göre
Gezi Parkı eylemlerini Türk polisi durduramadı Hülya Avşar ve Polat (Necati
Şaşmaz) abi durdurdu.