Dünyada ülkemizdeki kadar gündemi bol bir ülke yoktur. Niçin böyle? Çünkü ülkemiz dünyanın merkezidir. Dünyayı bir saate benzetecek olursak, ülkemiz bu saatin “zembereği” gibidir. Böylesine mühim bir ülkenin gündeminin maalesef çoğu “sun’î”dir. Bunların büyük ekseriyeti “sun’î gündem” olmakla birlikte, zihinleri yeterince meşgul etmektedir. Bu ülkede yaşayan herkes, bu sun’î gündem rüzgârına kapılmadan, gerçek gündemin peşinde ve bu gerçek gündemin takipçisi olmalıdır. Müsaadenizle, bu “gerçek gündem”lerden birkaçına satır başlarıyla temas edelim:
DIŞ GÜVENLİK: Bu konu 35 senedir ülkemizin temel meseledir. Bir yazıda, on yazıda çözülecek bir gündem değildir. Ancak, “Arife bir işaret yeter” kabilinden söyleyeceğiz. Şu anda Mehmetçik, özel harekât polisleri ve jandarma özel harekât birlikleri, canlarını ortaya koyarak bu ülkenin dış güvenliğini sağlamaya çalışmaktadırlar. Allah hepsinin yâr ve yardımcısı olsun, o civanlarımızı muhafaza eylesin. Bu uğurda şehit vermekteyiz. 20 Aralık 2016’da şehit verdiğimiz halamın torunu çevik kuvvet polislerinden Ufuk ile, Zeytin Dalı Harekâtı esnasında tankın vurulması neticesinde şehit düşen değerli dostum Alican Karaca’nın yiğit oğlu Fırat Karaca’nın şahsında bütün şehitlerimize Rabbimden rahmet, onların şahsında ordumuza ve polis teşkilatımıza taziyelerimi bildiririm. Yüreğimiz yanıyor. Gel görelim ki, “Eşeğe gücü yetmeyince semerini dövüyor” atasözümüz hatırımıza geliyor. Ülkemizi ve Ortadoğu’yu tarumar eden eşeklere, onların ipini tutan eşek oğlu eşeklere, onlarla birlikte bölgemize dalan, yılanlara, akreplere, domuzlara, çakallara, kurtlara, kuduz köpeklere, velhasıl bilumum haşerât-ı muzırraya niçin bir şey yapılmıyor? Her bir şehidimiz için onların bir ülkesi diyet olarak verilse yine az gelir. Lütfen ilgililer Kur’ân-ı Kerim’i okusun. Bilhassa Bakara Suresi’nin 194. ayet-i kerimesini… Ordumuzun güçlendirilmesi, silah başta olmak üzere bütün savaş unsurlarının yerli olması, yediden yetmişe bütün halkın vatanı koruma eğitimi alması daimî gündemimiz olmalıdır.
SATIŞLARA SON VERİLMELİ: Şeker fabrikalarının satılmak istenmesi, ülkemiz için bir şok tesiri yapmalıdır. Şu “satışlara” artık dur denilmelidir. Ülkemizin en hayatî kuruluşları satıldı. Yüz binlerce hektarlık araziler yabancılara satıldı. Limanlarımız satıldı. Peki, bu nereye kadar devam edecek? Merhum Erbakan hocamızın uyguladığı “havuz sistemine” dönülecek olması müspet bir adım. Ancak, faizin temelli gündemden kalkması, yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi, ziraat ve hayvancılığa ehemmiyet verilmesi düşünülmelidir. Şekerpancarı ekimi, tütün ekimi, niçin önce daraltılmış, sonra kademeli şekilde kaldırılmak istenmiştir? Ülkemiz, Cargill, Amerikan sigara şirketleri gibi ekonomik tröstlerin açık pazarı haline mi getirilmek istenmektedir? Çiftçilerimizin feryatlarına niçin kulak verilmemektedir?
BİRLİK RUHU SAĞLANMALI: Aslında bu konu, bir numaralı gündemimiz olmalı. Bu ülkede yaşayanların yüzde 99’u Müslüman. Yani Allah-u Teâlâ onları kardeş yapmış. Yüzde 1’lik kısmı da hem devletin, hem bu Müslüman halkın zimmetinde olan, koruması altında olan gayr-i müslim vatandaştır. Hepimiz Allah-u Teâlâ’nın ihsanı olan bu vatan gemisinde yolculuk yapmaktayız. Şöyle salim kafayla düşündüğümüz zaman göreceğiz: Birbirimizden ne alıp veremediğimiz var? Türk’müş, Kürt’müş, Arap’mış, Çeçen’miş, Zaza’ymış, Boşnak’mış, Laz’mış, bütün bunlar kültürel zenginliklerimiz. Temelde hepimiz kardeşiz. Başta işaret ettiğimiz “haşarat-ı muzırra” insi ve cini şeytanların vesveselerini devreye koyarak bizi ayrıştırmak ve herkesin ayrı baş çekmesini istiyor ki… Böldükten sonra başları rahatça koparsın, diye… Şekil A’da, B’de, yani, Irak’ta, Suriye’de vd. görüldüğü gibi. Şahsen ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerden de bu söylemlerin sahiplerinden de hiç hazzetmiyorum. Sosyal medyayı kullanan yakınlarıma, bu gibi ayrıştırıcı üslup sahiplerini arkadaş listelerinden çıkarmalarını tavsiye ediyorum. Son zamanlarda, ülkemiz için bir değer ve şans olan Millî Görüş camiasına ve Temel Karamollaoğlu Beye saldırarak bir yerlere yaranmaya çalışanlar, ırkçılık üzerinden prim yapmaya çalışanlar türedi. Akl-ı selim sahiplerinin bu gibilere iltifat etmeyeceğini bilmekteyim. Bu vatan hepimizin. Korumak da hepimizin görevi. Bunun için de birliğimizi muhafaza etmeliyiz. İşte size asıl gündemden üçü… Gerisini siz düşünün…