Günümüz gençliği faktör değil aktör olmak istiyorsa;
eğitim, emek ve eğlence konularındaki tutum ve davranışlarını gözden
geçirmelidir. Bu unsurlara yaklaşım tarzı başta olmak üzere, yüksek beklentiler
ve bunların karşılanamamasından kaynaklanan gelişmeler ya gençlik bunalımı nı
ateşlemekte ya da beklenen nesli müjdele mektedir. Bu açmazda gençlerimize,
karşılaştığı güncel sorunlara yarınların bakış açısıyla çözüm üretecek ve
birbirlerine olan güvenini perçinleyerek daha disiplinli ve hedefinin şuurunda
çalışmalar yapma azmi ve aşkı verecek kurumların önemi büyüktür.
Düşmanın kol hedefi haline gelen neslin; eğitim, emek
ve eğlence açısından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Gençlik, eğitim
açısından üç büyük sorunla karşı karşıyadır. Bunlar: eğitim şartları açısından
bölgesel farklılık ve dengesizlikler, eğitim müfredatında sorgulayamaya ve
sorumluluk alamaya yönelik içeriğin bulunmaması ve gençlerin eğitim sonrası
temsil ve katma değer üretecek oryantasyon eğitimlerinden mahrum kalmasıdır.
Gençlik, emek açısından da üç büyük sorunla karşı
karşıyadır. Bunlar: iş kaygısıyla yetişmesi, istihdam edilse bile yaşanabilir
bir ücretle çalışamaması ve iş hayatında sosyal kazanım ve sosyal kariyer
imkânlarından mahrum kalmasıdır. Gençler, eğlence açısından da üç büyük sorunla
karşı karşıyadır. Bunlar: Ahlaksızlığı tetikleyen eğlence kültürüyle yetişmesi,
disiplin içeren spor ve motive eden müzik imkânlarından mahrum olması, bencil
ve ilgisiz bir gençliğin rol model olarak sunulmasıdır.
Eğitim açısından çözüm; gençlerin ülke sorunları ile
yakından ilgilenmesi, yaşamları boyunca karşılaşacakları, hak, adalet, insan
hakları ve siyasal katılım içerikli çalışmalara özenmesi ve sivil toplum
vasıtasıyla alternatif çözüm önerileri hazırlığı yaparak güncel yanılgıdan ve yenilmişlik
psikolojisinden kurtulması ile mümkündür. Emek açısından çözüm ise; gençlerin
sömürü durdurulmadan yaşanabilir bir hayata kavuşamayacağı şuuruna varması,
mevcut sistemin dengesiz yapısının emeğin karşılığını alacak bir sisteme
dönüştürülmesi noktasından disiplin ve intaç çalışmalarına ağırlık vermesi ve
bunun için aktif zaman ayırması gerektiğini bilmesidir. Böylelikle gençlerin,
mesleğini en güzel şekilde yerine getirerek kaliteli iş hayatı ile kazanacağı
çevrenin en büyük sermaye olacağına inanması da teşvik edilecektir.
Eğlence açısından da: aile, okul ve çevre dengesini
sağlayacak sağlıklı bir kültür politikasıyla gençlerimize eğlenme imkânları
sunmak, kendine ve milli değerlerine yabancılaşma yerine milli değerlerine
bağlı bir güven ve kimlik oluşturmak ve gencin aksiyon ve düşünce ruhunu
geliştiren mücadele içeren amatör ruhunu hayat boyu sürdürecek hedeflere ve
mefkûrelere odaklanmasını sağlamak gerekmektedir.
Gençlerimizin gönüllerine hitap ederek; akıl, mantık ve
şuur üçlüsü ile onları ilme yöneltmeli; kainat, insan ve hayat dengesini
yakalamak için yanlış ve doğruları kritik etmesini sağlanarak yeni bir dünya
kurma özlemi kamçılanmalıdır. Bunu başarmanın temelinde ise, güzel ahlakı,
adaleti, haksızlıkla ve zulümle mücadele etmek ve yüzümüzü sürekli geleceğe
dönük tutan disiplinli bir çalışma modeliyle hedefe kilitlenmek gerekiyor.
Gençlik, ancak bu sayede alacağı eğitim ve yaşayacağı iş
hayatıyla, milletine karşı tam bir sorumluluk şuurunda ve ideal insan vizyonu
ile yeni bir dünya ufkuna sahip olacaktır. Aksi taktirde nefsine yönelik bir
eğlence düşkünlüğü ile düşünmeden yaşayan ve başkalarının hayat felsefelerinin
bir figürü olmaya mahkum kalacaktır. Bu ise kendisini aktör değil, maalesef
faktör yapacaktır.