Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşüp görüşmeyeceği konusundaki bir soruyu cevaplarken, “Sayın Esad’a, ya ülkeme gel ya da üçüncü bir ülkede buluşalım çağrısı yaptım” demiş.
Bu cevap bize neyi gösteriyor?
Bu cevap bizlere elbette “evdeki hesabın çarşıya uymadığını” gösteriyor!
Daha doğrusu bir zamanlar Ankara’da yapılan hesapların Şam’da tutmadığını gösteriyor!
Sahiden de bir zamanlar Ankara’da Şam ile ilgili ne hesaplar yapılıyordu ne hesaplar!
Ankara’da kendilerini bölgenin ağabeyi olarak görenler vardı!
Bu ağabeyler Şam’da Cuma namazı kılma hayalleri içindeydiler!
Ancak bu hayallerin hiçbiri gerçekleşme şansını yakalayamadı!
Hatta bu hayallerin tam aksi yaşanır oldu!
Şam’da Cuma namazı kılma hayali kuranlar bir de baktılar ki milyonlarca Suriyeli ülkemizde beş vakit namaz kılıyor!
Hayaller elbette sadece Şam’da Cuma namazı kılmakla sınırlı kalmıyordu!
Ülkemize çok pahalıya patlayan bir sürü hayal daha vardı.
Sonunda ham bir hayal uğruna milyar dolarlık faturalar üstlenilmek zorunda kalındı.
Ve şimdi bu dargınlığı bitirip yeni bir süreç başlatalım çağrıları yapılıyor.
Tamam, yeni bir süreç başlatalım da üstlenmek zorunda kaldığımız milyar dolarlık faturalar meselesi ne olacak?
Ülkenin başına bu sorunu açanlara hesap sorulmayacak mı?
Yani bu yanlış politikaların mimarlarına yaptıkları vahim hataların hesabı sorulmayacak mı?
Sonunda bu noktaya gelinecek idiyse o kadar hata niye ve nasıl yapıldı?
Bunun bir bedeli, bir faturası olmayacak mı?
Olmaz olur mu?
Olacak elbette!
Zaten oluyor da!
Dün seçimlerde birinci parti olanlar bugün ikinci parti bile olamayacak duruma geldiler.
Yaptıkları vahim hataların bedelini şimdi böyle ödüyorlar!
Millet kendilerine verdiği ülkeyi idare etme yetkisini geri alıyor ve yaptıkları büyük yanlışlıkların bedeli iktidar koltuklarını terk etmek oluyor.