Küçük kazananların en büyük özlemidir bir ev sahibi olmak.

Ailesine o küçük kazancı ile evini aldığında artık başını rahatça yastığa bırakıp,

Kaygılarından kurtulacaktır.

Kiracıların korkusu olan zamlanan kiralardan,

Odasının duvarına çakacağı tabloların çivilerinden azarlanmalardan,

Tamamen uzaklaşacaktır.

Yavrularının başkasının evinde değil, babasının evinde yaşamaktan duyacağı mutluluktan ruhuna huzur devşirmek isteyenlerin,

O en çok istedikleri yuvalar için,

Piyasada pek çok ev şirketi bulunmakta.

Daha kolaylaştırıcı,

Küçük yatırımları daha toparlayıcı,

Uzun sabırlı bekleyişler gerektirse de,

Sonunda o düşlerde görülen yuvalara kavuşulmaktadır.

Ne ki kimi zaman da hayal kırıklıkları, elemler, kederler; yuva özlemini bir kâbusa dönüştürebilmektedir.

Böyle acılar içerisinde kıvranan bir kardeşimden elektronik bir mektup aldım;

“Yazılarınızı takip ediyorum.

Bir maruzatım var.

İstanbul’un bir ilçe müftülüğünde vaiz olarak çalışıyorum.

24.08.2022 tarihinde ‘…evim’ Fatih şubesine giderek üyelik yaptım.

Ancak daha sonra okulların açılmasıyla birlikte eğitimleri başlayan 3 öğrencinin masraflarını görünce vaizlik maaşıyla ‘…evim’ sistemine devam edemeyeceğimizi anladım.

Ve 08.09.2022 tarihinde Fatih şubesine giderek devam edemeyeceğimi, sistemden ayrılmak istediğimi söyledim.

İlgili şube müdürü, genel müdürlükle görüşeceğini ve dönüş yapacağını söyledi.

Ben de 09.09.2022 tarihinde notere giderek hazırlattığım cayma bildirimini genel müdürlüğe gönderdim.

Bir zaman geçtikten sonra ilgili şubeden birisi arayarak ayrılma talebimin kabul edildiğini ancak ödediğim 44.500 TL organizasyon bedelini iade etmeyeceklerini söyledi.

Cayma süresini 2 gün kaçırmışım param iade edilmiyor!

Hatta sözlü olarak ayrılma isteğimi bildirdiğim tarihte 1 gün geçmişti!

Şube müdürü yarın görüşelim diyerek beni bir gün daha attı.

Uygulamadan çok rahatsızım ve şiddetle tel’in ediyorum.

Nasıl olur bu!

Daha sonra aracılar bulmaya çalıştım yine olmadı.

Allah katında şikâyetçiyim, kanuni açıdan çaresiz hissettiğim için size de yazıp yardım istirham ediyorum.”

Bu mektuptan da anlaşılacağı üzere ev hayali ile bütün birikimini yatırmış bir kardeşimizin kahreden çaresizliğini okudunuz.

Çok büyük bir mağduriyet yaşamakta.

Kimselere sesini duyuramamakta.

Ev şirketleri, çok paralar kazanmakta.

O kardeşimizin 44.500 lirası, onun dünyasını yıkıp hayatını karartacak tek birikimi.

Fakat ev şirketlerinin dostlarını götürdükleri bir yemeğin fiyatı.

Ellerini vicdanlarına koyup bu mağduriyeti derhal gidermeleri gerekmekte.

Ağlayanın parası, gülene hayır getirmez, demiş atalar.

Hayat çok kısa.

Asıl büyük dünyada, ahiret yurdunda, küçük kabir evinde bunun hesabı ağır olur.

Akıllı olan şirket sahipleri, mazlumun ahının dağları devireceğini bilmeli ve bu garip ailenin uğradığı mağduriyeti gidermeli.

Hem dünyalarını hem de ahiretlerini yakacak ateşten kendilerini korumalı.