Sermaye piyasalarını sarsan ve binlerce yatırımcının birikimlerini buharlaştıran skandallar zincirinde yargı harekete geçti.

BORSADA MANİPÜLASYON AĞI NASIL KURULDU?

Savcılığın hazırladığı belgelere göre, Borsa İstanbul Pay Piyasası'ndaki hisselerde yapılan manipülatif eylemler portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları üzerinden organize edildi. Gelen ihbarlar üzerine derinleştirilen dört ayrı soruşturmada, TEFAS'a açık ve kapalı fonlar ile hisseler arasındaki şüpheli eş zamanlı hareketler mercek altına alındı. Dosyadaki suçlamalar oldukça ağır; eylemler nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, piyasa dolandırıcılığı ve mal varlığı değerlerini aklama kapsamında değerlendiriliyor.

KURUL GÖREVİNİ İHMAL Mİ ETTİ?

Başsavcılığın bakanlığa gönderdiği yazıda, SPK'nın yasal sorumluluklarına özellikle dikkat çekildi. Kurulun, yatırım fonlarını dijital ve finansal gözetim mekanizmalarıyla çok katmanlı şekilde denetlemekle yükümlü olduğu hatırlatıldı. Yatırımcı haklarının korunması, yapay fiyat hareketlerinin engellenmesi ve fonların mevzuata uygunluğunun denetlenmesi konularında asli sorumluluğun SPK'da olduğu ifade edildi. Kurumun bu temel görevlerini yerine getirip getirmediği ise soruşturmanın kilit noktasını oluşturuyor.

HANGİ FONLAR RADARDA?

SPK raporlarına göre 2024 yılından geçtiğimiz Eylül ayına kadar uzanan süreçte, bazı fonların piyasa gerçekleriyle uyuşmayan olağan dışı kazançlar sağladığı saptandı. Kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen bu dönemde vatandaşlar, devletin denetim güvencesine inanarak birikimlerini bu fonlara yatırdı. Ancak Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon gibi yapılarda işlem yapan birçok yatırımcı, bırakın kazanç sağlamayı ana parasını dahi kurtaramadan ağır mağduriyetler yaşadı

Muhabir: Cihat Yunus İzmirli