Yıllardır siyaseti takip eden biriyim. Özellikle de, son 15 yılın siyasetini aynı zamanda mevcut iktidarın icraatlarını, dikkatle ve itina ile takip ediyorum. Genelde karşılaştığım manzara, iktidar yanlıları ve savunucuları, bunlar Erbakan’ın talebeleridir, bunlar yanlış yapmazlar veya bir bildikleri vardır diyerek, tenkit edenleri susturmaya çalıştılar ve halen de öyle yapıyorlar.

Bu gafillere sorduk zaman zaman ve şimdide soruyoruz. Bunlar Erbakan Hoca’nın talebeleri iseler, neden hocanın yaptıklarını, söylediklerini, icraatlarını kendilerine örnek almazlar ve icraatlarında bunun bir örneğini göstermezler. Göstermedikleri gibi aksine tam tersini yapmakla da çok daha mahirdirler. Şimdi bu günlerde görüşmeleri yapılan ve toplumun önemli bir kesimini yakından ilgilendiren Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerindeki tutumları, önerileri hangi zihniyetin ürünüdür. % 3+3 gibi komik, gülünç bir zam teklifinin sunulması, nerde kaldı EŞEL-MOBİL Sistemi, neden konuşulmuyor, neden söz edilmiyor. Nerede kaldı Ağır SANAYİ, Milli Sanayi ve Üretime yönelik yatırımlar? 15 senedir bunlardan bir parıltı dahi yok. Lükse, israfa ve tüketime gelince gayretleri çok ve hem de sınırsız. Yahudi sermayeli COCA-COLA’nın açılışlarını görkemle ve ihtişamla yapıyorsunuz. Bütün bunlar neyi gösteriyor? Hocanın talebeleri olduklarını söyleyenlere soruyorum. Bu hususta yazacağımız onlarca konu var. Ama biz kısaca yukarıda sadece bir husustan bahsettik. Akıl ile şuur ile düşünün kim kimin talebesi? Evet, söylemler bizim, konuşmalar mükemmel ama icraatlar maalesef bizim değil, başka bir zihniyetin yani Milli Görüş’ün değildir. Onun için kimse kimseyi kandırmasın. Bu milletin mutluluğunu, geleceğini, Yeniden Büyük Türkiye’yi düşünüyorsanız, geçmişte Erbakan Hoca’nın ortaya koyduğu icraatları, yapmış olduğu projeleri hayata geçirmek için gerçek Milli Görüşçülere ihtiyaç var. Hatta yapılacak olan önümüzdeki seçimlerde iktidar ve iktidar ortağı olmalıdır. Aksi halde Erbakan Hoca’nın Talebesi safsatası bir müddet daha devam eder.

Okurlarımız bilir ki, engelliler camiasının sorunlarıyla da yakından ilgileniyoruz. Yine bu günlerde, engelli camiasının birinci derecede gündemini oluşturan husus, kamuya engelli personel yerleştirilmesi, 12-21 Temmuz tarihleri arasında tercihlerini yapan memur adayları halen beklemektedirler. Atamaların ne zaman yapılacağı hususunda yetkililerden bilgi alamıyoruz. Lakin atanacak kadro sayısının az olması engelli camiasında büyük bir hayal kırıklığına sebep olmuştur. Buna tepki gösteren bir grup engelli Güven Park’ta basın açıklaması yaparak, kadro sayısının on bine çıkarılmasını, ya da ikinci bir atama yapılmasını talep ettiler. Ama bugüne kadar müspet bir gelişme maalesef yok. Kusura bakmayın çok tekrar ediyorum ama iktidar, Milli Görüş zihniyetinde olsaydı, engellilerin bu haklı talebine en kısa zamanda müspet bir cevap verir ve taleplerini karşılardı.

Çünki, Milli Görüş’ün şiarında zenginleri daha zengin yapmak değil, işçiyi, memuru, emekliyi köylüyü ve engelliyi kalkındırmak, garibanları mutlu etmek vardır. Bunları söylerken bir hayal ürünü ortaya koymuyoruz. Bu güzellikleri geçmişte Milli Görüş bize yaşattı ve gösterdi. Vesselam