Millî Gazete okuyucumuz ve Erbakan Hocamızın kurduğu
DESİYAB yani Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş. nin ilk
hissedarlarından İsmail Bölükbaş vesile oldu, DESİYAB değerlendirmelerimize
devam ediyoruz; ibret alınması dua ve dileklerimizle
DESİYAB örneği ile HALK EKONOMİSİ, ORTAKLIK EKONOMİSİ
çerçevesinde ÇOK ORTAKLI SİSTEM için çalışma hazırlanıyor, şirketler
kuruluyordu... Bu şirketlerdeki DESİYAB payı, yurtdışındaki çalışanlara ve
ülkemizdeki diğer küçük tasarruf sahiplerine satılacaktı... Böylelikle Millî
Görüş ün hedeflerinden biri olan süratli ve yaygın sanayileşme sağlanacak,
kalkınmada ORTAKLIK EKONOMİSİ SİSTEMİ de yavaş yavaş geliştirilmiş
olacaktı... Ama bu model maalesef Türkiye mizde yeşertilmedi. Ancak, yıllar
sonra bu model taklit edilerek Amerika daki meşhur Silikon Vadisi kuruldu.
Bilindiği gibi Silikon Vadisi nin özü risk paylaşımı yani çok ortaklılıktır.
Böyle bir sistem ile hem öz sermaye (millî sermaye) oranı yüksek olmakta, hem
de küçük küçük duran atıl sermaye değerlendirilmiş, ekonomiye kazandırılmış
olmaktadır.
Bu model çok başarılı bir şekilde uygulanabilecek iken,
Millî Görüş kadrolarının dışındaki kadroların elinde ilgi görmek bir yana,
İHANET derecesinde sorunlu hâle ge(tiri)lmiştir. Ayrıca, hem DESİYAB ın
sistematik müdahale yetkisinin olmayışı, hem de Banka nın kurulması ve
çalışmaya başlamasının şirketleşme olgusu ivmesine göre oldukça gecikmiş olması
gibi nedenler, böyle bir uygulamayı kötülemek isteyenlere fırsat vermiştir.
Neticede, İşçi Şirketleri ve Çok Ortaklı Şirketler
Modeli gerçekte başarısız olmamış, ancak başarısız olmuş gibi lanse
edilmiştir. Ülkemizde, Anadolu sermayesinin gelişmesini istemeyen mahfiller
kötüleme çabalarında öncülük etmişlerdir. 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra,
iktisat politikalarında yaşanan köklü değişimler ve neo-liberal politikalar
çerçevesinde DESİYAB, yeni bir düzenleme ile ortadan kaldırılmıştır.
İHANETLERİN DEVAMI ŞÖYLE: DESİYAB ın yeniden
düzenlenmesi, Bakanlar Kurulu na yetki veren 17.6.1982 tarihli ve 2680 sayılı
Kanuna dayanarak 4.11.1983 tarih ve 165 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile
gerçekleştirilmiştir. 165 sayılı KHK ye göre Banka nın amacı; Türkiye nin
süratli ve yurt sathına yaygın sanayileşmesine ve sanayide mülkiyetin geniş
halk kitlelerine yayılmasına katkıda bulunmak ve bu amaçla halkımızın ve
yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın tasarruflarını; (a) ekonomik bir güç
hâlinde birleştirerek kârlılık ve verimlilik anlayışı içinde değerlendirmek,
(b) kalkınma planlarının temel ilkelerine uygun teşebbüslere, özellikle sınai
yatırımlarına yöneltmek, (c) sermaye piyasasının gelişmesine yardımcı
olmaktır. şeklinde değiştirilmiştir. Dikkat edilirse, 165 sayılı KHK ile 13
sayılı KHK nin aynı maddesine sermaye piyasasının gelişmesine yardımcı olmak
hükmü ilave edilmiştir. Böylelikle DESİYAB ın neo-liberal politikalara
teslimiyetinin de yolu açılmıştır! 1980 li yılların ilk yarısında, ülkemiz kamu
bankalarına dönük olan iktisadi, hukuki ve mali kararlarda, bu bankaların temel
organizasyonlarına ilişkin bir dönüşüm söz konusu olmuştur. Bu dönüşümden
DESİYAB da payını almış ve 22.6.1988 tarihinde 329 sayılı KHK ile, 165 sayılı
KHK nin 10 maddesinde değişiklikte bulunulmuştur. Bu değişiklik ile; a) Devlet
Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası (DESİYAB AŞ.) olan Banka ünvanı Türkiye Kalkınma
Bankası AŞ. ne (TKB AŞ) dönüştürülmüştür. Böylelikle, Erbakan ile başlayan ve
ülkemize özgün bir kalkınma modeli oluşturabilecek olan bir banka, kimlik
değiştirmiştir. b) KHK 165 deki Kalkınma planlarının temel ilkelerine uygun
teşebbüslere ve özellikle sınaî yatırımlara... ibaresinin ikinci kısmı olan
özellikle sınaî yatırımlara yöneltmek ifadesi çıkartılmıştır. Böylece Banka nın
ihtisas alanı sanayi dışına da kayarak genişletilmiş olurken, 1980 lerle
birlikte uygulanan sanayisizleştirme harekâtı tamamlanmış oluyordu. c)
Uluslararası mali piyasalardaki entegrasyon eğilimlerinin derinleşmesi ve bu
entegrasyonda anlamlı yer edinme faaliyetlerine hız vermek amacıyla da,
Banka nın Amaç ve Faaliyetlerini düzenleyen 3. maddesine Yurtiçi ve yurtdışı
finansman kurumları ile işbirliği yapabilir, bunların katıldığı ulusal ve
uluslararası kuruluşlara üye olabilir hükmü ilâve edilmiştir (Bitmedi,
İHANETLERİN devamı var.)