Engelli dünyasını üzen, derinden yaralayan Ardahan Belediye Başkanının talihsizce engellileri küçük düşüren, onurunu zedeleyen sözleri sosyal medyada gün akşama kadar, gece sabaha kadar tartışıldı.
Sonuçta bu tür insanların toplum tarafından seçilerek göreve getirilmesi ve ayrıca mensubu olduğu partinin bu gibi kişileri göreve, makama, mevkie getirmeleri engelliler nezdinde kabul edilemez vahim bir hata olarak görülmektedir. Kaldı ki bu kişi geçmişte milletvekili olmuş ve TRT’de halk müziği sanatçısı olarak da bilinen birisi. Her şey bir yana sanatçı olma kişiliğine, kimliğine yakışmayacak bir davranış sergilemiştir. Üstelik de pişmanlık duyma, özür dileme gibi engellileri tatmin edecek bir açıklama da yapmamıştır. Yeri gelince bu ve bunun mensup olduğu zihniyet “evrensel haklar, insan hakları, engelli hakları” diyerek de mangalda kül bırakmazlar. Bize göre bu bir insani meseledir. Siyasi görüşleri bir yana insani değerlere saygı göstermemiş, insanı eşrefi mahluk olarak görmemiş, kendi yaratılışının gayesini dahi anlamamış bu gibi insanlar maalesef ki az değil. Geçmişte buna benzer örnekleri maalesef çok gördük. Cumhuriyet tarihinden bu tarafa bunun gibi insanlardan ve devletimizin en üst makamlarını işgal etmiş kişilerden en az bizatihi şahit olduğumuz onlarca örnek sunabiliriz. Bunların birçoğu hayatta olmadığı için isimlerini zikretmeyi uygun bulmuyoruz. Ama geçmişte hem başbakanlık yapmış, hem de cumhurbaşkanı olmuş zatın birinden iş isteyen engelli arkadaşlarımıza, “Sadakalar, fitreler size yetmiyor mu?” demişti. Yine hem başbakanlık hem de cumhurbaşkanlığı yapmış biri de, “Ben sağlama iş bulamıyorum ki sakata iş bulayım” sözünü sarf etmişti. Yine hem başbakanlık hem de cumhurbaşkanlığı yapmış bir siyasetçi de bizi dinledikten sonra, “Tamam bugüne kadar ne yapılmışsa bundan sonra da aynısı yapılacaktır” diyerek bizleri hiçe saymıştı. Engellilerle alakalı bir binayı hizmete açan bir siyasetçi ise “Biz sizi adam yerine koyduk, insan yerine koyduk” diyerek bardağı taşırmıştı. Bu verdiğimiz örnekler zihniyet açısından Millî Görüş’ün haricindeki tüm partileri temsil ediyor. Aslında engelli camiası bunları bilir.
Unutanlar da en azından hatırlamaya çalışır. Boşuna “Millî Görüş bunların dışında” demiyoruz. Biraz önce verdiğimiz örneklerin aksine Millî Görüşün Lideri Merhum Erbakan’ın engelliler için sarf ettiği cümleler, “Siz bizim özürlü değil, özel vatandaşlarımızsınız; bizim size yaptıklarımız, hizmetlerimiz sizin için bir ulufe değil, sizin tabii hakkınızdır” demiş ve 54. Hükümet’in başbakanı olarak gereğini yapmıştır. Yapılanları anlatmaya gerek yok, yazı uzamasın diye, ama kadirşinast olan, kör olmayan, kör artı nankör olmayan, insani ve ahlaki değerleri önemseyen herkes bunu anlar.
Diğer bir taraftan Türkiye Görme Engelliler Derneği Konya Şubesini ve Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği Konya Şubesini ziyaret ettik. O esnada dernek üyelerinin dertlerini, sorunlarını dinledik. Neler duyduk, neler... Yıllardır engelli haklarını savunuruz. Kenarda köşede hiçbir şey kalmadı. Her şeyi ortaya koyduk zannederken öyle bir talep, öyle bir teklif geldi ki, biz de şaşırdık. Türkiye Görme Engelliler Derneğinin Konya Şubesi üyelerinden biraz yaşlıca, deneyimli bir muhterem, “Ben devleti dava edeceğim” dedi. Biz de “Hayırdır?” dedik. “Bu devlet evde bakım hizmeti verenlere ücret veriyor. Sonra bunlara sigorta yapmıyor. Sosyal güvenceye kavuşturmuyor. Halbuki herhangi bir işyerinde çalışan sigortasızsa o işyerine ceza uygulandığına göre devlet burada suç işliyor. Bu esastan bakıldığında biz dava açamaz mıyız?” dedi. Gerekçesine baktığımızda biz de haklı olduğunu düşündük. Ama kimi kime şikayet edeceksin? Öyle bir adalet ortamı var mı? O da bizi çok düşündürüyor. Talepleri sadece bunlar değildi tabiki. E- KPSS sonuçları açıklandı. Ama maalesef kamuya atama yapılmadı. Sabırsızlıkla ve heyecanla bekleyen işsiz engelliler, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu haftaki kabine toplantısından sonra bir takım kesimlere müjdeler verirken, engellilerden hiç söz etmemesi camia içinde hayal kırıklığı oldu. Halbuki bu dönem en az kamuya 10 bin engelli ataması bekleniyor. Engelli öğretmen adayları hariç...
Bugünlerde birilerinin yapmış olduğu gaf, engelliler arasında epeyce gündem oldu. Tüm siyasi partiler bundan ders çıkarmalı. Engellilerin de insan olduğunu, birey olduğunu, öteki değil, insanlığın asli unsuru olduğunu göz ardı etmemelerini tavsiye ederiz. En azından kanunlara uyulması ve gereğinin yapılması, yönetim kademelerinde olan bütün yetkili kişilerin ihmal etmemesi gereken görevlerindendir. Hele de bir seçim atmosferinin yaşandığı bu zamanda siyaseten de olsa hemen her partinin, her siyasetçinin engelliler meselesine hassasiyetle yaklaşmaları kendileri açısından akıllı ve şuurlu bir davranış olacaktır. Allah geleceğimizi hayır eylesin. Amin, vesselam...