Bir önceki yazımızda “2022 yılında iktidar engellileri unuttu” demiştik. Bunu söyleyen sadece biz değildik. Hemen hemen bütün engelli sivil toplumu bunu gündeme getirdi ve yüksek perdeden seslendirdi. İktidar, ya bu sese kulak verdiğinden ya da seçim kaygısıyla bir karar alarak bugünlerde kamuya engelli ataması yapıyor. 24 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirilen EKPSS sonuçlarına göre yapılan bu atamalar, engellilerin en az 10 bin atama beklentisinin çok çok altında kaldı. Klişe bir sözdür ama adeta dağ fare doğurdu.
Söz konusu bu sınavlara 96 bin kişi girdi. İlkokul ve ortaokul mezunu kura çekimine gireceklerle birlikte, 100 bini aşan bir sayıda iş bekleyen engelliden sadece 2.323 kişinin atanacak olması, heyecanla ve umutla iş beklentisinde olan engellileri hayal kırıklığına uğrattı.
Bununla birlikte bazı serzenişler de kulağımıza gelmiyor değil. Otistik, öğretilebilir zihinsel engelli aileleri “bizim çocuklarımıza ne zaman bu imkânlar verildi de bu eğitimi aldılar ki, şimdi böyle kriterler konuyor” diyor. Burada da engelliler arasında haksız rekabet var. Kura çekimi bekleyen ilkokul ve ortaokul mezunlarına kontenjan yetersiz derecede az veriliyor. Bunların iş bulma imkânı ancak kamuda olur. Özel sektörde maalesef şansları yok. Devletin bunlar için pozitif ayrımcılık yapması ve özel kontenjanlar açarak fırsat eşitliği sağlaması gerekir.
Ayrıca yıllarca ve defaatle kura çekimine girmiş ama çıkmamış, yaşı otuzu aşan engelliler için farklı bir uygulama getirilerek, yaşı geçenlerin mağduriyeti önlenmelidir. Örneğin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hacı adaylarına uyguladığı formül düşünülebilir.
Fakat görünen o ki; yirmi yıllık iktidarın mental yorgunluğu ile bu sorunlara çözüm bulması bir yana, vakit ayırması bile zor görünüyor. Sadece engelli camiasının değil, toplumun yaşadığı tüm sorunların çözümü için; yeni bir sistem, yeni bir düzen, yaşanabilir Türkiye, yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünya için; ufku açık atiyi görebilen havuz sistemi, denk bütçe, işçiye memura emekliye Bağ-Kurluya dolu dolu zam veren, buna rağmen enflasyonu aşağıya çeken, yerli ve milli kalkınmayı sağlayan, Siyonizm’in oyunlarını bozan, bebek katili İsrail ile diyalog kurmayan, aksine D-8’leri hayata geçiren, İslam birliğinde ısrar eden, onurlu, gururlu ve şahsiyetli bir dış politika sergileyen ve Türkiye’yi lider ülke konumuna getirecek zihniyeti taşıyan kadroların iş başına gelmesi gerekir.