Her fırsat bulduğumuzda küçük esnafla sohbet edip ekonominin gidişatı ile ilgili düşüncelerini öğrenmeye çalışıyoruz.

Çoğu “verdiğine şükür” diye lafa başlıyor ama hemen ardından eskiden olduğu gibi işlerinin iyi gitmediğini vurguluyor. Ve birçoğu Erbakan Hoca döneminden hasretle söz ediyor.

O dönemi “mumla aradıklarını” şimdilerde ise insanların daha içeriye adım atmadan “çay kaç para” diye sorduğunu söylüyorlar.

Erbakan Hoca dönemini “mumla aradıklarını” söyleyenleri “bunlar acaba Millî Görüşçü mü” diye şöyle bir yokluyoruz.

Görüyoruz ki adamların Millî Görüş ile uzaktan yakından bir alakaları yok!

Hatta birçoğu vakti zamanında Erbakan Hoca’ya karşı çıkmış, O’na karşı diğer partilerin saflarında yer almış tipler! Onlar şimdi aynı noktada birleşiyorlar ve o günleri “mumla aradıklarını” söylüyorlar. O günleri mumla arayanların arasında bugün iktidar partisine destek verenler de yok değil! Evet, bir dönem mumla aranıyor!

Niye Erbakan’lı günler mumla aranıyor da bugün için aynı şeyler söylenmiyor? Galiba paranın bereketi kaçmış olmalı!

Dünün “45 liracık” diye küçümsenen parasının alım gücü bugünün “650 lira” diye övünülen paranın alım gücünden daha fazla olsa gerek!

Bereket bir kez kaçmaya görsün!

Söylenen rakam ne kadar büyürse büyüsün bereketi kaçmışsa bir anlam ifade etmiyor.

Günümüzün insanı zor dönemlerden geçiyor. Bir taraftan tabii afetler, bir taraftan salgın hastalıklar günümüz insanını köşeye sıkıştırıyor.

Bütün bunlara ilave olarak bir de paranın bereketi kaçınca hayat insanlar açısından iyiden iyiye çekilmez bir hâl alıyor. Bütün gün çalışıyor, çabalıyor, kasasına bir sürü para giriyor ama bu paranın hayrını görmekte zorlanıyor. Kazandığı para ihtiyaçlarını karşılamada çoğu kez yetersiz kalıyor ve hâl böyle olunca da eski günler hasretle “yâd edilmeye” başlanıyor.

“O günleri mumla arıyoruz” diye pişmanlık dile getiriliyor.

Peki, yeniden o günlere dönmek mümkün mü? Elbette mümkün! Yeniden hakkı üstün tutmaya başlayanlar o günlere dönebilirler!