Kureyş Suresi’nde haber verildiğine göre kış ve yaz aylarında Şam’a ve Yemen’e kadar ticaret yapan Mekke halkı, gidip geldikleri yerlerde Mekkeli olmaları nedeniyle saygı görüyorlardı.
Ebu Cehil gibi adamlar yolculuk esnasında konakladıkları kabilelerde saygıyla dinleniyor, içkiler içiliyor karşılıklı haberler alınıp veriliyordu.
“Mekke’de ne var ne yok” sorusuna, “Arkadaşımız olan biri vardı. Adı Muhammed idi. Doğru dürüst, güvenilecek, vefalı, şahsiyetli, dengeli biri iken kırk yaşına gelince, ‘Ben peygamberim’ deyip çıktı.”
“Neler söylüyor ” sorusuna, “Tapındığımız putlardan ve atalarımızın batıl yolundan vazgeçmemizi, bir tek Allah’a kul olmamızı, yetimlerin malını yemememizi, cana kıymamamızı, çocukları rızk endişesiyle öldürmememizi, kölelerimizi özgürleştirmemizi, onlarla aynı sofrada yemek yememizi, her insanın topraktan yaratıldığını, ırk ve renklerin üstünlük sebebi olmayacağını... söylüyor” deyince her kabilede aklı başında insanlardan bir çoğu “Hımmmm” deyip Ebu Cehil’i geçiştirmişler ama kulaklarını da Mekke tarafına çevirmişler.
Hatta Dımad kabilesi topluca Müslüman olmuşlar.
Bu tür Müslüman oluşlarda kâfirlerin hizmeti de büyük olmuştur.
Pers İmparatorluğu’nun ve Bizans’ın ağır vergileri altında ezilen köleler ve köylüler, “Kurtarıcımız Mekke’de çıkmış” diye hep beklemişler.
Otuz yıla varmadan İran, Irak, Mısır, Şam Müslüman olmuş.
Bunlar geçmişte olmuş ve bitmiş demeyelim.
Olmaya devam ediyor.
Bundan on yıl önce Danimarkalı bir karikatürist, Sevgili Peygamberimizi kendi iç dünyasında şekillendirdiği haliyle karikatürize ettiğinde Türkiye’nin her ilinde ve bütün dünyada tepkiyle karşılanmıştı.
Diyarbakır, Diyarbakır olalı o tepki toplantısı kadar öyle bir kalabalığı hiç bir siyasetçi toplayamamıştı.
O günlerde 16.08.2005 tarihli Milliyet gazetesinde İRFAN KURTULMUŞ, Kopenhag’dan bildiriyor:
“Danimarkada İslamiyet moda.
Haftada 5-10 gencin Müslüman olduğu Danimarkada, son birkaç yılda İslamiyet’e geçenlerin sayısının da 5 bini bulduğu açıklandı. Yükselen trend
İSLAMİYET’in, Danimarkada yükselen trend olduğu ortaya çıktı.
Kopenhag Üniversitesinden Tina G. Jensen ve Kate Östergaard, İslamiyeti kabul eden 300 genç arasında bir araştırma yaptı.
Araştırma sonucu, ülkede, haftada 5-10 gencin Müslüman olduğu, son birkaç yılda Müslüman olan Danimarkalı sayısının da 5 bini bulduğu anlaşıldı.
Gençlik protestosu JENSEN, gençlerin ortak yanının, Müslüman göçmenlerle küçük yaştan beri iç içe olmaları, İslami düşünce ve yaşam tarzından etkilenmeleri olduğunu belirtti. Buluğ çağındaki gençlerin tercihinin altında ‘gençlik protestosunun’ yattığını vurgulayan Östergaard da, ‘20 yıl önce, solculuk nasıl bir gençlik başkaldırmasıysa, şimdi de gençlerin Müslüman olmaları aynı şey’ dedi.”
Aynı haberi Milli Gazete 03.05.2005 tarihinde vererek Milliyet’in haberciliğine bir buçuk aylık fark atmıştı.
Dün ve daha evvelki günkü gazetelerde Danimarkada İslam ve Müslüman karşıtı bir dernek olan SİAD, "Stop İslami seringen af Danmark-Danimarkanın İslamlaştırılmasını durdur" derneği başkanı Anders Gravers, Amerika’da sergilenen karikatürler de getirerek 26.09.2015 günü sergilemiş.
Danimarka polisi 400 polisiyle güvenlik çemberine almış.
Eh bizim yapamadığımız duyuruyu onlar yapıveriyor.
Bu sergiden sonra on bin Danimarkalının değil tamamının Müslüman olması için dua edelim.
Danimarka’da kalan bütün Müslümanlar da İslam’a göre hareket ederek örnek olsunlar.