Yeni bir moda başladı; dini değerlere hakaret etme modası. Fırsatını bulan bir dini değere hakaret ediyor. Türkiye’de İslam’a, İslami değerlere ve Müslümanlara hakaret etme modası aslında yeni bir şey değil. Küfür cephesinde yeni bir şey yok. Onlar atalarının yolunu izliyorlar. Nereli olduklarını gösteriyorlar. Adres veriyorlar dahası adreslerini unutturmamak için arada bir ‘sahne’ye çıkıyorlar. Bayat hareketler aslına bakılırsa. İslam’a, İslami değerlere ve Müslümanlara hakaret edenler sıkıyorsa günümüzdeki Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa günümüzdeki Yahudilere ve Hıristiyanlara hakaret etsinler bakalım. Bunu yapamazlar çünkü kendileri onlardandır. Türkiye’de kim İslam’a ve Müslümanlara (sırf Müslüman olduğu için) hakaret ediyorsa o kişi araştırılsa Müslüman değildir, araştırılsa Türk değildir. Dedesi veya babası Rum’dur, Ermeni’dir, dini de İslam değildir. Laiklik savunucularının çoğu bizzat kendileri söylemiştir mesela dedesinin Rum olduğunu. Hayır Rum olmak Ermeni olmak bizatihi suç değil. Çünkü hiçbir insanın doğarken kendi ırkını seçme imkânı yok. Bunun için hiçbir insanı ırkından dolayı suçlayamayız. Başka bir ırktan olduğu için Türk’ü aşağılayan, başka bir dinden olduğu için İslam’a hakaret eden ama Müslümanların arasında sanki Türk’müş gibi Müslüman’mış gibi yaşayan insanlardır sorun olan. Sorun bu, meselemiz bu. Madem Rum’sun, madem Yahudi’sin, Rum gibi yaşa, Yahudi gibi yaşa, İslam’a ve Müslümanlara hakaret etme. ABD emperyalizmine karşı çıkıyorsan Müslüman’ın yanında olmayacaksan kimin yanında olacaksın? Tabi Rusya’nın. ABD emperyalizmine karşı ama Rusya emperyalizmine karşı değil. ABD emperyalizmine karşı ama Avrupa yani Batı emperyalizmine karşı değil. Kısacası asalak yani. Durduğu kendine özgü bir yer yok. Bütün bu emperyalistleri gâvur diye tanımlarsak gâvurun birine karşı çıkıyorsan hepsine karşı çıkmalısın ve gâvura karşı çıkan İslam’ın ve Müslümanların yanında olur. İslam bir alternatif değil İslam bir karşıttır, gâvurluğu imhadır.
Gelgelelim balık baştan kokar. En başından kokmuş bir ‘balık’ var ortada. Türkiye’nin imam hatipli yöneticisi İslam’ı güncelleyelim derse ittifak yanaşmaları ve iktidar yandaşları da böyle İslam’a ve İslami değerlere hakaret eder. En başından kokmuş ‘balık’ ne? Türkiye’nin hâlihazırdaki hukuk düzeni. Bilindiği gibi Türkiye, halkı Müslüman ama hukuku İslam hukuku olmayan bir ülkedir. Kurulduğu günden beri bu böyle. Peki, o zaman İslam’a ve İslami değerlere hakaret edenler nasıl yargılanacak? Nasıl ceza verilecek? Hangi ceza verilecek? Müslümanlar için acı olan şu; Türkiye’de İslam’a ve İslami değerlere hakaret edenleri yargılayacak bir hukuk yok. Türkiye laik bir devlet olduğu için zaten başından beri İslam’a karşı. Hiçbir kanununda İslam kaidesi yok. İslam’a karşı olan bir hukukla İslam’a hakaret edenler nasıl yargılanacak? Adam İslam’a ve İslami değerlere hakaret ediyor hakaretinden dolayı ona karşı geliniyor hukukun önüne çıkarılıyor, İslam’a kaşı olan hukuk ne diyecek, ooo hoş geldin ahbap korkma birlikteyiz! Başka ne diyebilir! Ya da şöyle; İslam’a ve İslami değerlere hakaret eden kişi yargıcın önüne çıkarılıyor, yargıç kitaptan arıyor neredeydi lan o madde, kitabın sayfalarını çeviriyor çeviriyor sona geliyor öyle bir madde yok, eee nasip değilmiş efendi seni yargılamak! Kimse kusura bakmasın ülkemiz komediler ülkesi. Ülkede çok komedi var da hepsini aynı anda ifade etmiyoruz; örneğin düşmanı şöyle denize döktük böyle kovaladık deniliyor, peki birincisi o düşman tam olarak kim, neden hukuk düzeni o düşmanın hukuk düzenidir, bu komedi değil mi! Türkiye’nin yöneticisi madem imam hatipli, madem dini diyaneti biliyor neden bu zamana kadar devletin hukuk düzenini İslam hukukuna göre düzenlemedi? Bir emirle bilmem kaç kişi hapse atılıyor da bir emirle İslam hukukuna geçilemez mi, bal gibi geçilir. Hep milletin kendisini desteklediğini ve kendisinin de milletin hizmetkârı olduğunu söylerken aynı milletin dinine göre neden hukuk düzeni getirmedi?
Düzenin sahibi kimlerse düzen onlara hizmet ediyor!