Farkındayım… “ADİL DÜZEN VE ERBAKAN” günleri ve haftaları (9 hafta; detayları 1 Nisan yazımda) vesilesiyle, “Üstadımın ana gelişmeler ile ilgili değerlendirmelerini” ihmal ettim; bu ihmalimi Erbakan Hocam hürmetine hoş görün! Bugün meydan Üstadımın:
‘Belge, dosya diyorlar. Darbeler kontrollü de dosyalar kontrollü olamaz mı? Olaylar dosyalarla yorumlanmaz. Müspet düşüncede her olayın bir sebebi vardır. Olaylarda sebepler ararsınız ve bu sebepleri birleştirir sentez yaparsanız. Sonunda bir senaryo ortaya çıkar. Sonra da senaryoya göre tüm olayları açıklarsınız. Tüm olaylar ve cinayetler böyle aydınlanır, tüm tarih böyle yazılır. Bir başkası çıkar aynı metodu kullanır, başka türlü senaryo yazar. Onunki olayları daha çok izah edebiliyorsa, o zaman onun senaryosu öne geçer.
Şu sorularıma cevap bulabilir misiniz? 1- Bir Rus General Türkiye’ye haber veriyor, “Darbe olacak!” diyor. Kaynağını söylemiyor. Soru şu; kaynak neresi olabilir? General bu haberi neden veriyor? 2- Bir asker geliyor, MİT Müsteşarı’na haber veriyor; komutanına haber vermiyor da neden MİT Müsteşarı’na veriyor?! 3- MİT Müsteşarı Cumhurbaşkanı’nı haberdar edeceğine, Genelkurmay’a gidiyor! 4- Komutanlar resmi yollarla tedbir alırlar ama sonra hepsi yakalanıyorlar, sadece Birinci Ordu Komutanı kalıyor. Sonra da bunların hiçbirine bir şey olmuyor. Neden mağlup olanlar komutanlara bir şey yapmıyor? 5- Başbakan, bakanlar tutuklanmıyor, ellerini kollarını sallayarak sokaktan haber alıyorlar! Bu ne biçim darbe? 6- Saat 21.00’de darbe harekâtı başlıyor, saat 24.00 olmadan sona eriyor! Nasıl? 7- Nasıl oldu da halk birden sokağa çıktı, gece birden herkes nasıl haberdar oldu? 8- Gülenci pilotlar ve tanklar bunların üzerine neden silah açmadı? 9- Türkiye’de olmayan Adil Öksüz geliyor darbeyi yönetiyor ama şimdi piyasada yok! Nasıl? 10- Darbeden sonra olağanüstü hal ilan ediliyor. Asıl suçlulardan hiçbiri yakalanamıyor da bankada hesabı olanlar neden şimdi hapiste? 11- Durup dururken, hiçbir yararı olmadığı halde, neden anayasa sorunu ortaya atıldı? Devlet Bahçeli’ye bunu kim yaptırıyor? 12- HDP milletvekilleri neden hapisteler?
Benzer daha birçok soruya cevap arayacaksınız. Hiçbir şey sebepsiz yere kendiliğinden olmaz. Her olayın bir sebebi vardır. Sosyal olaylarda her birinin bir faili vardır.
İşte, biz bunlara dayanarak bir senaryo kuruyoruz ve açıklıyoruz:
1- Darbeyi çökmekte olan Sermaye kontrollü olarak yaptı. Ergenekon ve Balyoz davalarıyla Ordu’yu çökertti. Dindar subayları da ordudan uzaklaştırmak için onlara darbe yaptırdı. Böylece Ordu büsbütün güçsüz kalacaktı. 2- Bundan haberdar olan CIA, Rus generalini haberdar etti. Rus generali de Türk Ordusu’nu haberdar etti. Dikkat edilirse askerler devreye giriyor.
3- Türk Ordusu da darbeyi erkene aldı. Gülenci subaylarla anlaştı. Ne Hükümeti ne de Cumhurbaşkanı’nı haberdar etti.
4- Cumhurbaşkanı’nı İstanbul’a davet etti. Orduya güveniyorsa gelirdi ve korunacaktı. Gelmezse, o zaman ona karşı da harekât yürütülecekti.
5- Erdoğan isabetli ve cesurane bir kararla İstanbul Atatürk Havaalanı’na geldi. Ordu da ona sahip çıktı. Böylece yarım asırlık darbe hazırlığı iki saatte çok ucuz bir şekilde atlatıldı. Ordu büyük zafer elde etti.
6- Olağanüstü hal ve anayasa senaryolarını da şöyle açıklayabiliriz. a) Bürokrasideki Sermaye taraftarlarını deşifre etmek için onları kendi hallerine bırakmıştı. Dosyalar ve yapılanlar tamamlandıktan sonra, herkes deşifre edildikten sonra gereken yapılacaktır. b) Anayasa oylaması ise Sermaye’nin ikinci darbe hazırlığına karşılık yine kontrollü darbe olarak amaçlanmış olabilir. Devlet Bahçeli bunun için devreye girmiştir. Askerlerin isteğine uyarak bu oylama gerçekleşmiş olabilir.
Sonuç olarak Türkiye ikinci darbeyi bekliyor ve her iki taraf da hazırlık içindedir. ‘Evet’ çıkarsa Sermaye başka taktik uygulayacak; ‘Hayır’ çıkarsa başka taktik uygulayacak.
Ordumuz da değişik taktikler uygulayacaktır. Şimdiye kadar Ordumuz savunma taktiklerinde hep başarılı olmuştur, şimdi de başarılı olacağından ümitvarım. Savaş hiledir. Türkler hep kontrollü geri çekilmelerle savaşları kazanırlar. Biz devletimizi İzmir’de değil Sakarya’da kurduk. Sermaye Gülen’e fatura ediyor. Devletimiz de bunu yutuyor görünüyor. Ergenekon ve Balyoz davaları da kontrollü davalardı...’ Bugünlük bu kadar!
Evet, bugünlük bu kadar ama merak etmeyin, değerlendirmelerimize devam edeceğiz.