Şu dünyanın karmaşık bulamacında iyiyi ve güzeli bulmanın zorlukları bilinir elbette. Bilinir de bu bilenler için geçerli. Bilenler ise hakikat üzere olanlardır. İnsanlığı kuşatan bunca olumsuzlukların karmaşıklığı içinde hakikat yolculuğunu engelleyen olayların, durumların kendisidir.
Karmaşanın boğucu ve bunaltıcılığında bir başına yol bulmak, kendisi olabilmek, olumsuzluklara bulaşmadan ve bulanmadan sakınmak ve korunmak bir o kadar zorlaşıyor.
Müslüman olma bilincinin sadece bir bölümüyle yetiniyor ve bir bölümü kendisini yeterli buluyorsa bu sadece bir avunuştur. Zorunluluklar ya da zorunlu kabullerle teslim olma çaresizlikleri ise bir çaba gösterilemeden giderilemiyor. Hayırlı ve güzele ulaşmak için çaba gerekiyor. Çaba ilk adımla olur. İlk adımın hayırlı olabilmesi için hayırlı ve güzel bir niyetle ilk hamleyle.
Yaşayış ve eylemler birbiriyle örtüşüyorsa o zaman söz konusu yolculuğun bir anlamı olur. Yanlışlarla doğru yolda olunmaz istenilen sonuca da varılamaz.
Faizli bir sistemde hak ve adalet aranmaz. Faizli bir sistemde helal rızık zor bulunur. Kurumlaşmış olan sistem belli kesimlerin kazançlarını haksız yere artırmaktan başka bir şey değildir. Bu en belirgin örneklerden biri. Çünkü o sistem haram ve sömürü üzerine kurgulanmıştır.
Bu sistemin içinde Müslüman bir duruştan da söz edilemez. İnsanın en doğal hakkı olan ekmeğine kadar her nimete bulaşmış olan bu haramlar insanı sağlıklı düşünmekten de engeller. Sistemin yürütücü ve yöneticisi olmakla, eğer onu güçlendirmeye tahkime dönükse söz konusu olanın bir nesnesine dönüştürür.
Mevcut olanın içinde kirlere bulaşmamak, sakınmak çok zordur. Onu bozacak her hamle insanlık için hayırlı bir adım olur.
Haram olan insanın ruhuna sinmişse o artık sınır tanımaz.
İyilik ve güzellikler sâridir, yani insandan insana geçer ve etkileyici olur. Bu dalgalar hâlinde gelişir. Güzel insanların çabaları sonuçta sulara atılan bir taşın oluşturduğu dalgalar gibi yayılır. Olumsuzluklar da böyledir. İyilik ve güzellikte yarışanlar çevrelerinde fark edilirler, benzer durumda olmak için çaba gösterenler çoğalır. Olumsuzluklar da benzer şekilde etkileyicidir.
İyi ve güzel toplumlar, çevrelerdeki ortam insanlara huzur verir. Farkında olunmasa bile bu genelleşir. Bunu dışarıdan bakanlar fark ederler. İçeride olanların huzuru etkileyici olur.
Kötülükler, çirkinlikler arttıkça karışıklıklarla, karmaşıklıklarla giderek yoğunlaşır. Şeytanların fitne ile daha yoğunlaştığı zamanlardır. Onlarla başa çıkmak kolay değil, sakınmak sadece bir çözüm gibidir. Oysa bunların artışını, oluşunu engelleyici her adım değerlidir.
Hakiki yolculuk hak ve adalet üzere olunca kıymetlidir. Hak ve adalet ile ahlâklı olmak, merhametli ve sevgi ile yoğun olmak gerekir. Sadece kendisi için var olanlar, doyumda sınır tanımayanlar, başkalarının haklarını gözetmeyenler hakikat üzere olduklarını ne söyleyebilir ne de iddia edebilirler.
Yanlışlarla donanmış ve bunu bir hayat tarzı olarak bellemiş olanlar bazı hâl ve durumlar yanlışların üzerini örtmez, sadece yanıltır. Su bulanmışsa o su bulanık akar. Bulaşık suyu arındırmak onu asıl olana döndürmez. Minerallerine kadar başka şeylerle dolmuştur. Rüyalarımızda bile bulanık su hayra alamet değildir.
Kendisi için sonsuz istekte ve doyumsuz olanlar hak ve adaletten söz edemezler, hak ve adaletin dağıtıcısı uygulayıcısı olamazlar.
Hayır üzere olanlar hayırlı işler yaparlar. Niyetleri hayır olanların amelleri hayır olur. Bu ise aşk ile güzellik ve iyilik yol ve yönüdür.