Öncelikle, derviş dergisi devam ediyor mu Maalesef

bilmiyorum. İki sayısı var bende. Birinci ve ilk sayının başlığı altında

Şırnak Üniversitesi İlim ve İrfan Kulübü dergisi ibaresi, ikinci sayıda

Şırnak Üniversitesi Felsefe Kulübü dergisi şeklinde açıklanmış. İlk sayı

2011 ilkbahar , ikinci sayı 2012 kış sayısı olarak yayımlanmış.

Dergide yayımlanan yazılara bakıldığında deneme, kitap

tanıtımları, şiir ve söyleşi türü yazılar öne çıkıyor. Ancak her iki sayının da

kapak içinde yer verilmiş şu açıklama önemlidir: derviş in sahibi bu yoldaki

tüm dervişlerdir ilkeleri nevi şahsına münhasırdır ve bu ilkeler her an

değişebilir dergide hiçbir surette noktalama işaretleri geometrik şekiller

semboller büyük harf ve renk kullanılamaz aksi durumda özür dileriz dergiye

teslim edilen yazılar teslim edildiği andan itibaren derginin sayılır ancak

dergi hukuki açıdan yazılardan sorumlu değildir

Bu açıklama, deyim yerindeyse, bir manifesto , yani bir

çeşit derginin iddia bildirisi olarak okunabilir. Dergi sayı ve sayfalarında

kullanılan rakamlar ile kağıt rengi (sarı) istisnai bir durum olarak kabul

edilebilir, diyelim. Fakat böyle bir iddiayı açık bir şekilde ortaya koymak,

başlı başına bir tavırdır ve doğrusu takdir ettim. Çünkü, her şeyden önce yazı,

ister düşünce, ister sanat ve edebiyat alanında deneme kabilinden de olsa, bir

iddia tavrıdır. Bir bakıma kendi kişiliğinin özgülüğünü ve özelliğini beyan

etme girişimidir. Sıradanlığı reddetme, farklılığı ve başkalığı, zımnen de

olsa, açıklama yürekliliğidir. Ama aynı zamanda kendi varlığı ve sorumluluğu

üzerinde düşünme, bunu ortaya koyma ve tartışmaya açabilme cesaret ve

içtenliğidir.

Derginin sahibi olarak tüm dervişlerdir denilmesi,

mesela ahlaki bakımdan bir özgeci erdemi işaret eder. Benmerkezciliği ve

bireysel sahipliği kabullenmeme olarak değerlendirilebilir. Ne var ki, böyle

bir erdemin kabullenilmesi karşısında, şu ibareler kuşkuya ister istemez kapı aralamaktadır:

dergiye teslim edilen yazılar teslim edildiği andan itibaren dergini sayılır

ancak dergi hukuki açıdan yazılardan sorumlu değildir Açıkçası burada ilkenin

çelişik bir şekilde ortaya konulması söz konusu olabilir.

Düşünce, sanat-edebiyat bakımından, derginin iddiaları

arasında, bir yenilik isteği bağlamında noktalama işaretlerine, geometrik

şekillere, sembollere, büyük harflere yer verilmemesidir. Yazılarda, genel

olarak bu hususlara bağlı kalındığı görülmektedir.

Bu noktada, derviş ve oradaki ürünlerden bağımsız, daha

doğrusu muaf, düşünce ve sanat-edebiyatın temel, belki de belli başlı

sorunlarından biri hatırlanabilir. O da öz ve biçim, muhteva ve üslup sorunu.

Özü, düşünceyi, muhtevayı dile getirmek, dışlaştırmak için bunların dışında

olan birtakım işaretlere, sembollere, araçlara, görünüş ve göstergelere

başvurmak gereği vardır. Ya da yoktur. Mesela düşüncemizin veya duygumuzun

mahiyetini dışa yansıtmadığımız sürece, o düşüncenin, duygunun varlığı

bilinemez. Bunu varlığa kadar genişletebiliriz. Varlık, varlığa gelebilmek için

varolmak durumunda, bir anlamda varoluşunu gerçekleştirmek zorundadır.

Felsefeye göndermede bulunulduğuna göre, Aristoteles in madde tanımı ve

nitelemesi hemen hatırlatılabilir. Madde biçimlendirilmek suretiyle varlığa,

nesneye dönüşür gibi.

Derviş dergisi, yayımını sürdürüyorsa, bu iddialarını

nasıl temellendirip örneklendirmişlerdir Müthiş bir şekilde merak ediyorum.

Çok önemli ve verimli bir tartışma imkanı var ortada.