Halkımızın büyük bir kısmının hız ölçen sabit sürat
kameralarından büyük boyutlarda şikâyetleri var. Bir taraftan asgari ücrete
orantılı olarak çok fahiş konumdaki yüksek ceza ücretleri vatandaşı mali açıdan
zora sokarken, diğer taraftan da acımasız puanlar üç beş tane dikkatsiz
sürüşten sonra vatandaşı ehliyetsiz bırakmakta.
Gerçekte hız ölçen sabit sürat kameraları sürücüleri
eğitmekten çok uzak. Daha çok sürücüleri dalgınlıklarından faydalanıp tuzağa
düşürerek ceplerinden para almaya yönelik bir uygulamaya dönüştü maalesef.
Birçok akademik makale, özellikle de psikiyatristlerin bulguları, siyah
renkteki asfalt yollar ile ortalarındaki beyaz şeridin araç sürücülerini yola
çıktıktan bir müddet sonra hipnotize ettiği ve süreğenlikten dolayı dikkat
kavramını azalttığı yönünde. Bu durum, tam da bizim hız ölçen sabit sürat
kameralarının arzuladığı ortam.
Hız ölçen sabit sürat kameralar insanoğlunun beyin
yapısının bu zaafından faydalanarak sürücüleri bu dalgınlık anında yakalamak ve
cezalandırmak amaçlı kurulmuşlardır ülkemizde. Ve sürücüleri eğitmekle uzaktan
yakından ilgileri de yoktur. Zaten bu kameraların boyandığı renk bile
insanoğlunun bir başka zayıf yönünü kullanmaya ve parasal kazanıma dönüştürmeye
yöneliktir. Hız kameralarının rengi ufuk renginde olup, uzaktan bakıldığında,
gözün arkadaki ufuk fonu içinde kaybolmuş hız ölçen sabit sürat kameraları en
az şekilde görebileceği veya ayırt edebileceği şekilde boyanmıştır. Üstelik
kullanılan boya da ışığı emen ve yansıtmayan türde bir boyadır. İnsan gözünün
bir cismi görebilmesi için güneş ışığının veya da yapay ışığın söz konusu cisme
çarpıp göze yansıması ile gerçekleşmektedir.
İnsan yapısının bedeni zafiyetlerini kullanarak, kendi
vatandaşını tuzağa düşürüp gelir elde etmeye yönelik uygulamalarda bulunan
hükümetimizi ve ilgili birimleri kınamaktayım. Bu hız ölçen sabit sürat
kameralarının öncelikle insanoğlunun gözünün bir bakışta seçebileceği fosforlu
sarı veya da fosforlu turuncu renge boyanması gerekmektedir, gerçekten de
sürücülerin söz konusu yerde hızlarını azaltmaları ve de trafik kurallarına
uymaları isteniyorsa...
Devletimizden bunu beklemek, ölünün gözünden yaş akmasını
beklemekten başka bir şey olamayacağı için tüm sürücülere, devletin bu kendi
eli ile hazırladığı tuzaklara düşmemeleri için bir başka tavsiyede bulunmak
istiyorum.
Benim kişi olarak tanımadığım, şirket ise ortağı
olmadığım, reklâmı ile ilgili hiçbir bağımın olmadığı, dahası yapanları hiç
tanımadığım bir program var. Adı Cyprus on Road . Cep telefonunda internete
bağlanmadan sadece GPS ile kullanılıyor. Ben daha yeni -tesadüfen- keşfettim ve
de çok memnunum.
Bir veya birkaç Kıbrıslı Türk -bana göre dahi- gencimiz
yazmış bu programı. Öncelikle KKTC deki tüm yer ve sokak isimleri Türkçe,
sanırım güneydekiler de Rumca olarak girilmiş programa. Hangi sokak nerede,
hangi bölgedesiniz çok iyi takip edilebilmekte ekrandan.
Vatandaşlara hizmet veren her yer bu programa işlenmiş.
Devlet daireleri, restoranlar, oto parklar, her tür dükkân, benzin istasyonu,
banka, ATM vs. aklınıza ne gelirse var.
En önemlisi de tüm Hız ölçen sabit sürat kameraları ve
her yolun üzerinde kendine özgü hız limitleri de görülebilmekte ekranda
aracınız ilerlerken. Ben hız ölçen sabit sürat kameraları na yaklaşınca beni
uyarması için denizaltılarda kullanılan tehlike sinyalini seçtim. Daha kameraya
100-150 m. kala beni öyle bir uyarıyor ki ayağım istemeden frene gidiyor hemen.
Buna ilaveten üzerinde gittiğim yola özgü hız sınırı aştığım vakit de beni
uyarıyor. Cep telefonunuzun Play Store bölümü içindeki Ara bölümüne Cyprus
on road yazarsanız telefonunuzun işletim sistemine göre program inmeye
başlıyor. Hayat boyu kullanım ücreti de 15, yaklaşık 50 TL.
Rumlar böylesi güzel ve verimli başarıyı hazmedemedikleri
için Google üzerinde müthiş bir karalama kampanyası başlatmışlar maalesef ve
kötü puan vererek aşağılara düşmesi için olağanüstü gayret sarf ediyorlar.
Devletlerin görevlerinden bir tanesi de sınırları içinde
üretilen malları kendi halkının kullanımı için satın almaktır. Hele de
sürücülerin gerçekten trafik kurallarına uyarak araç sürmelerini hedefliyorsa,
bu programı hazırlayan ve vatandaşın hizmetine sunan şirkete destek olmalıdır
KKTC devleti ve de ilgili devlet daireleri.
Turizm Bakanlığı için neredeyse olmazsa olmaz bir
programdır bu. Tüm tarihi yerler bu programın yardımı ile yaya veya da araç ile
kullanıcın bulunduğu yerden gidilmesi istenen tarihi yere kadar gidilmesi
gereken güzergâh veya da rota sokak sokak çizilerek gösterilmekte kullanıcıya.
Tüm taksi şoförleri bu program yardımı ile yolcuları
nereye gitmek istiyorsa, anında gidilecek adresi ve takip edilecek yolu ekranda
görebilir, yoldan geçen insanlara durup adres sormak yerine.
Ve en çok da, hız ölçen sabit sürat kameralara
yakalanarak acımasız cezaları ödemek zorunda kalan vatandaşlarımız
kullanmalıdır bu programı. Hem Kıbrıslı, hem uyarıcı, hem de eğitici.