Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah a (C.C.) hamd

ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ya (S.A.V.), âline

ve sahabelerine olsun.

Kadın olsun erkek olsun ümmet-i İslam ın; insanları hayra

çağırma, iyiliği emredip kötülükten sakındırma, tebliğ ve davet gibi görevleri

vardır. Bir Müslüman ın içinde yaşadığı topluma bir hayat nizamı olarak İslam ı

anlatması bir Müslümanlık görevdir. Kadınlar ve erkekler kendi cinslerine ve

yakınlarına karşı bu görevi yapmaları gerekir. Bu anlaşılması gereken bir

şeydir.

Kadının toplumsallaşması üzerinden yürütülen

çalışmalar, yozlaşan bir toplumda Müslüman bir kadının, tıpkı saadet asrında

olduğu gibi, toplumun yeniden İslamlaşması için aktif rol almasına yönelik

çalışmalar mıdır Yoksa zamanlarının çoğunu ev dışında bir işte veya bir

dernekte, dizi setlerinde, podyumda ya da popüler gazetelerin cemiyet

haberlerine, magazin sayfalarına konu olan salon faaliyetlerinde geçirmesi

çalışması mıdır

Ev kadınlığının aşağılayıcı, anneliğin değersiz bir şey

sayıldığı bir zihniyet içinde kadınlar; sosyal olmak, modern kişilik kazanmak

adına, eş olmayı ve anneliği çağrıştıran aile ortamından uzaklaşma çabasına

itilmiş olurlar. Bu ise toplumların hayrına olmayan bir durumdur. Batı

toplumları bu anlayışın faturasını bugün, ağır bir şekilde ödemektedirler.

Modern cahiliye toplumlarından farklı olarak İslam,

kadının toplumsallaşmasının ötesinde tıpkı erkekler gibi Müslümanlaşmasını

İslam ca bir kişiliğe sahip olmasını ister. Kadının Müslümanlaşması ve İslam ca

bir kişiliğe sahip olması, toplum içinde kendisi için belirlenmiş görevleri

kuşanması anlamına gelir. Kur an, hiçbir cinsel ayrım gözetmeksizin, kadını ve

erkeği insan fıtratının birbirini tamamlayan parçaları olarak görmektedir.

HUCURAT 13: Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve

birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah

katında en üstün olanınız, takvaca en üstün olanınızdır Bu ayette insanların

birbirleriyle canlı ilişkilerini teşvik eden bir işleyiş vardır. Renk, dil ve

fiziksel özelliklerin farklılığı, bir aşağılama sebebi değil, zenginlik

vesilesidir. Böylece fiziksel farklılıklar ve tanışma imkânı, cemiyet hayatını

olumlu olarak etkiler. İslam ı emredip batıldan sakındırmak, kadın olsun erkek

olsun bütün müminler için, insanlığa sundukları manevi mükâfatı büyük bir

hizmettir. NİSA 124: Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi

işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa

uğratılmazlar. Müslüman kadın tolumda, kimliğine, fıtratına yabancılaşmadan ve

istismar aracı olmayı reddederek mümin kişiliği ile yer alır. TEVBE 71: Mümin

erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder,

kötülükten menederler, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve

Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir

Saadet asrında

Müslüman kadın

Saadet asrında Müslüman kadın, mescitte cemaate katılır,

yatsı ve sabah namazı kılardı. Cuma namazına gider ve Peygamberimizin dilinden

Kaf Suresi ni ezberlerdi. Küsuf namazına katılır, uzun süre Peygamberimiz ile

beraber olurdu. Ramazanın son on gününde Allah Resulünün mescidinde itikâfa

girerdi. Mescitte itikâfta bulunan kocasını ziyaret ederdi. Allah Resulünün

müezzini tarafından duyurulan çağrıya icabet edip mescitte yapılan genel

toplantıya katılırdı. Saadet asrında kadınlar için özel eğitimler yapılırdı.

Müslüman kadın, bizzat Allah Resulüne giderek özel ve genel konularda O na soru

sorardı. İyiliği emreder, kötülükleri men ederdi. Allah Resulü ile beraber

ziyafetlere katılır ve onlara da yemek ikram edilirdi. Allah Resulü ile beraber

savaşlara katılır, su dağıtır, yaralıları tedavi eder, ölü ve yaralıları

Medine ye taşırdı. Allah Resulü ile beraber bayram namazını kılar, Allah Resulü

bayram hutbesinden sonra özellikle kadınlara öğüt verirdi.

Dikkat edilecek

hususlar

Kadının cemiyet hayatında takınacağı tavır ve edepler

Kur an ve sünnet ile bildirilmiştir. İslam, terbiyenin zirvesidir. İslam ın

terbiye esasları, kadın ve erkeği birlikte huzura kavuşturur. Mümin kadınların

cemiyette dikkat edecekleri hususları ise Kur an şöyle açıklamaktadır; NUR 31:

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve

iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini

teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.

Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları,

erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları,

kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri),

erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tabi kimseler yahut

henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan

başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri

anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar Böylece farklı cinse karşı küçük

düşürücü, saygınlığı giderici hareketler olmaz. HUCURAT 11: Kadınlar da

kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi

kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra

fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir.

Burada bildirilen esaslara uymak Müslüman kadın için en büyük saadettir.

Zamanımızda Müslüman kadına bütün saadet imkânlarını sunmaya çalışan tek

hareket Milli Görüş tür vesselam