Pandemi (Covid-19) süreci birçok konuda insanları yeniden düşünmeye, konuşmaya, anlamaya ve anlamlandırmaya yönlendirdi. Özellikle insanların kendilerine doğru bir takım tespitleri, evde kalmanın vermiş olduğu zaman fazlalığı ile ev ile ev hayatı ile ilgili bir takım çıkarımlar yaptırdı. Mutfak başta olmak üzere insanlar kendilerine evlerde yeni meşgaleler ararken bir yandan da dijital dünyanın imkânlarından faydalanarak sosyalleşmenin bir başka yolunu keşfetmeye başladılar. Bununla birlikte belki de en çok etkisini hissettiren konuların başında ekonomi ve yasaklar geliyor. Özellikle ekonomi ve diğer birçok konunun gölgelediği yasaklar içerisinde inancın toplumsal boyutunun gerçekleştirildiği ibadethaneler ve o kurumsal yapıların bu süreçte hükümetler tarafından kapatılması başta Amerika olmak üzere birçok Hıristiyan ülkede geniş tartışmalara ve protestolara neden oldu.
Özellikle seküler hükümetlerin ibadethaneleri kapatması (sokağa çıkma/toplanma gibi) dolayısı ile ibadetlerin yapılmamasına (sınırlandırılması) yönelik kararları mahkemelere taşındı. Verilen çeşitli kararlar tatmin olma duygusundan çok uzak düşünce kimi protestolar da baş gösterdi. Bir yandan da federal hükümetin kiliselerin sağladığı desteğe atıf yaparak onları desteklemesi kendi içinde tutarlı olsa da bu eyaletler bazında pek işlemedi. ABD Başkan Yardımcısı Pence, “Sosyal mesafeyi yapabiliriz. İnsanlar, bilirsiniz, birkaç koltuk ayrı ayrı oturabilirler. Eminim kiliseler ve sinagoglar insanları yerleştirmek için ek hizmetler eklemeyi düşünebilirler. Bu salgın boyunca inanç topluluklarının şefkat ve bakımı inanılmaz derecede ilham verici” olduğunu söyledi. Burada ortaya konan tavırdan dolayı Hıristiyan dini liderlerin açıklamalarının temelinde “seküler yönetimlerin” kilise ile toplumun arasını açtığını ve onları maneviyattan uzak tuttukları yönündeydi.
Uygulamaların bazı garip sonuçları da oldu: Örneğin İtalya’da Milan Katedrali turistlere açıktı, ancak ibadet edenlere açık değildi. İnananlara, Pazar günkü kitlelerin yerel TV veya çevrimiçi yayınlarını izlemeleri söylendi, ancak ikisi arasındaki fark anlatılabilecek gibi değil. Bu sadece Batı ile sınırlı bir uygulama değildi. Japonya, Güney Kore ve İran, Suudi Arabistan’da dâhil olmak üzere birçok ülkede benzer uygulamalar görüldü. Türkiye’de bir takım çelişkili kararlar Cuma ile ilgili verildi. Hatta sembolik Cuma namazı bile kılındı. Bunun yanı sıra ibadetlerin yapılamamasına rağmen ibadethaneler bir takım toplumsal motivasyon için kullanıldı. Salalar, marşlar vb. Bütün bunların belki görünen gerekçesi sağlık, kamu güvenliğiydi. Ancak bu konuda ciddi hiçbir yaklaşım ne ilahiyat camiası ne de entelektüel ne de cemaat ve tarikatlar tarafından yapılmadı.
Kamu güvenliğini garanti altına almaya yönelik siyasi kararları bilimsel gerekçelerle sağlam dayanaklandırma amacı bir bakıma bilimin belirlediği bir dünyevi alan ve ona uygun dinsel alan oluşturdu. İnsanların yaşanan belirsizliklerden duyduğu endişe, kaynağı belli olmayan bir tehdide karşı duyduğu korku bu süreçte uygulamaların kolaylaşmasını sağladı. Diğer yandan inananlar için din, manevi şifa ve umut için temel bir kaynak olması bakımından bu durum hükümetler tarafından kullanıldı. Amerika’da New York eyaletinde billboardlara ‘hadis’ler bile koyuldu. Oluşan ekonomik krizde ise refahın ayrılmaz bir parçası olan psikolojik ve duygusal destek sağlayan; umutsuzluğa karşı bir çare ve de daha derin bir düzeyde, ibadet edenler için din, nihai anlam kaynağı olarak can simidi işlevi gördü.
Her dinin en derin iddiası, acı ve sıkıntı ile işaretlenmiş koşullar da dâhil olmak üzere tüm varoluşu anlamlandırmaktır. Ancak toplumun ana solunum damarlarından birisinin kesilmiş olduğunu düşünen dini yapıların kendi yerlerini tayin eden otoriteye karşı bir sorgulama ve anlama durumu ortaya çıkmadı. Hatta tarih boyunca ibadethaneler böylesi durumlarda önemli bir işlev üstlenirken bugün bunun tam aksine işin dışında bırakıldı. Dinler tarihi, bir tür otoriteye karşı ibadeti kalkan olarak alan ve özgürlüklerini savunmak için hayatlarını riske atan inananları ile doludur.
Bütün bunlarla birlikte bir takım konular belki pandeminin etkisi azaldığında bu konular daha çok konuşulacağını düşünüyorum. Ya da konuşulması gerekiyor. Özellikle dinin kurallarını, emirlerini süreçlere, ihtiyaçlara göre şekillendirmek mi yoksa süreçleri dinin çözümleri ile mi ele almak sorusu önemli bir soru olarak ortada duruyor. Özellikle İslam toplumlarında yaşanan durgunluk ve konuların gerektiği kadar konuşulmadığı, tartışılmadığı ve giderek daha seküler dünyaya uyumlu bir yaklaşımın benimsendiği görülüyor. Din ile dünyanın dindarlar eli ile birbirinden ayrıldığı bir sürecin izleri artık kendisini daha açık bir şekilde gösteriyor. İnancı sadece kültürel bir boyuta, maneviyata indirgeyen bir anlayış giderek dünyaya hâkim oluyor. İnsanların inancını içsel bir tercih boyutuna indirgeyecek bir yaklaşım ve bazen topluma ortak bir payda verdiğinde kullanışlı bir enstrüman olarak kullanmak belki kısa vadede kazanç getirebilir ama bütün kurumlar kendini gözden geçirmesi gerekiyor. Hamasetten uzaklaşarak, kuru tartışmalardan sıyrılarak derinlikli bir şekilde açık etmek gerekiyor. Hoşça bakın zatınıza…
Notlarım:
1-Herkesin geçmiş bayramını tebrik ediyorum. Gelen günlerin sağlıklı, huzurlu geçmesini diliyorum.
2-Sevgili Ahmet Avcı’nın Ömer Vefa ismini verdiği bir erkek evladı dünyaya gelmiş, Allah sağlıklı, güzel bir ömür versin.
3-Kardeşim Eser Gedik’in Gülce ismini verdiği bir kız çocuğu dünyaya gelmiş, Allah bahtını açık etsin.
4-Bu dünyanın iyileri bir bir gidiyor. Ryan da gitti. Allah rahmet etsin. Ardında güzel hatıralar bırakıp gitti.
Covid-19 ve Dini Kurumlar
Mehmet Biten
Yorumlar (1)
En Çok Okunanlar
Özgür Özel ayrılığı ilan etti! "Bugün bu kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznüyle çıktım”
Haluk Levent'ten cezaevinden veda mektubu: "Tüm rezaletlerimi itiraf ediyorum"
O pankartın arkasındaki gizem, sır nedir? Arjantinli futbolcular o pankartı neden açtı? Bize göre bu pankartın bir de NATO ayağı var
Erbakan olmasaydı harekât başarılı olamazdı! Ecevit ürkek, Erbakan cesur davrandı! “Kıbrıs barış harekâtı olmasaydı hayatta olmayacaktık!” İşte tarihi gerçekler…
Umre vizesinde yeni dönem başladı! Suudi Arabistan kuralları açıkladı
O kritik karar herkesten nasıl gizlendi? Yakın çalışma arkadaşları da dahil... Karardan ev halkı bile haberdar olmayacaktı! “Neler çektik neler, soğuk terler döktük!”
Fenerbahçe - Gornik Zabrze maçı hangi kanalda saat kaçta? Şifresiz izlenecek!
Pentagon gizledi, gerçek CBS'te çıktı! 100 ABD askeri yaralandı
Kritik karar öncesi MGK Toplantısında neler yaşandı? Oğuzhan Asiltürk, Cumhurbaşkanı Korutürk’e ne cevap verdi?
Kahramanmaraş'taki okul saldırganının anne ve babasına istenen ceza belli oldu