Hani neredeyse memlekette dürüst insan kalmamış gibi,

Her haber, toplumsal çöküşün nerelere ulaştığını göstermekte.

İşin acısı da artık şaşırmıyoruz.

“UYAP verilerine göre icra ve iflas dosyalarındaki artış rekora koşmakta.

İcra ve iflas dosya sayısı, 24 milyon 205 bin 787’ye ulaştı.

Öyle ki bu davalara bakan mahkemelerin değil dolaplarında yer bulmak, dosyalar koridorlara sığmamakta.

BDDK verilerine göre bankaların alacakları, 572 milyar 147 milyon liraya yükseldi.

Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre, kredi kartı sayısı 142,3 milyona, banka kartı sayısı ise 215,1 milyona çıktı.”

Böylece nüfusumuzun birkaç katı fazla banka kartları ile yaşamaktayız.

İcra dosyaları ile dünyada birinci olabiliriz.

Toplumun çözülmesi bunlarla sınırlı değil.

Uyuşturucu tutuklamaları yaşanmakta; iş dünyası, medya suçta el ele.

Eski Haber Türk TV Genel Yayın Yönetmeni M.A. Ersoy’unda aralarında bulunduğu, Türkiye vitrininin güçlüler sınıfından işadamları da tutuklandı.

Elbet büyük kulüp başkanlarına kadar uzanamıyor tutuklamalar.

“Kara para aklama” suçlamasıyla hakkında soruşturma bulunan ve firari konumda olan S.B. Korkmaz, eski Haber Türk TV yöneticisi V. Ateş’in tutuklanmasının ardından canlı yayında açıklamalarda bulundu. Korkmaz, geçmişte kendisinden 10 milyon Euro talep edildiğini öne sürdüğü Ateş’le ilgili olarak, sürecin daha önce “dokunulmaz” ya da “ulaşılamaz” olarak görülen isimlere uzanmasının şaşırtıcı olmadığını, bunun zaten beklenen bir gelişme olduğunu söyledi.

"1 milyar dolarlık biodizel sahtekârlığına karıştığı, haksız bir şekilde vergi dairesinden teşvik olarak alınan parayı akladığı ve para transferi dolandırıcılığı yaptığı" iddialarıyla açılan davalarla adını duyduğumuz S.B.Korkmaz, yurt dışına firar etmişti.

Basına yansıyabilenlerle, kara para aklama operasyonlarında gözaltına alınan iş adamlarını görünce bu işi sadece S.B.Korkmaz’ın yapmadığını da anlamış olduk.

Futbolda şike ve bahis soruşturması kapsamında eski Galatasaray yöneticisi E. Timur ve Eyüp spor Başkanının da bulunduğu 19 şüpheli daha tutuklandı.

Şüphelilerden 14'ü futbolcu diğerleri yönetici ve idareci.

14 futbolcunun kendi oynadıkları karşılaşmalarda, kendi takımları ya da rakip takımlara bahis yaptıkları belirtildi.

Timur’un yüksek meblağlı para alışverişi yaptığı kişiler, haberlere yansıdıkça herkesin ağzı açık kaldı.

Ne var ki şimdi ortaya çıkmış değil bu suçlar.

Kırk yıl önce de Özal devrinde zuhur eden naylon fatura hırsızlığını, Demirel devrinde bankaların içini boşaltan iş adamlarını konuşmakta idik.

Çocukluğumda sigara kaçakçıları haberlerini duyardık.

Zaten akaryakıt kaçakçıları bizde el üstünde tutulur, o kadar itibarlıdırlar ki, partilere yaptıkları yardımlardan ötürü elleri değil ayakları öpülür; birkaç dönem milletvekili yapılmadan bırakılmazlar.

Halk olarak bizde suça ortağızdır çoğu zaman,

Hırsız seven bir milletiz.

Kızımızı zengin biri istediğinde; hırsızlığı çalıp çırpması belgelense dahi, evladımızı zenginle evlendirme gururu için yakabiliriz.

Cevdet Said, “Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları” isimli kitabında, Müslümanların geri kalmışlık sorununun temelinde, sorunların açığa çıkarılabilecek ve engellenebilecek yasalara tabi olduğunu bilmemelerinin yattığını ifade ediyor”.

Müslüman’ın inancıyla davranışları arasındaki aykırılık problemi ele alınması gerekli konulardan. Toplumdaki çözülme, çatışma ve çelişme; toplumsal etkinlikleri ortaklaşa yerine getiremiyor olmanın göstergeleridir. Toplumsal bünyedeki çatlaklar, baş gösteren çöküş tehlikesi, toplumu acıklı bir sona yaklaştırmaktadır.

“Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d 13/11) ayetinden hareket eden C. Said, Müslümanları bireysel ve toplumsal değişim için adım atmaya davet eder.

Hâsılı çöküşe sürüklenen toplum, kendisini değiştirmeyi düşünmemekte,

Bütün bu çarpıklıklardan rahatsız olmamakta.

O halde Allah niye onların yanlış gidişatını değiştirsin.