Kaç sene önceydi sanırım yirmi, camiye ilk adımımı atmıştım. Bir ziyaret için Konya’da idik, anneannemin babasında yani İsmail dedemde kalıyorduk birkaç haftalığına. Her gün her vakit dedemin gittiği cami bizim de git gide merakımızı çeker olmuştu. Özellikle akşamları onun peşine takılıp camiye gitmeyi arzuluyorduk benden bir iki yaş küçük kuzenlerimle. Yaşlarımız beş altı civarı. Bir gün isteğimizi kırmayan dedem belki de sonradan çok pişman olacağı şeyi yaptı ve bizi camiye götürdü. O ön saflarda namaz kılarken bizde bir heyecan bir heyecan. Cemaati rahatsız etmeyelim diye en arkada bir köşede duruyoruz. Ara ara gülüyoruz ne komik gelmişse bize. Galiba hep böyledir camiyle karşılaşan çocuklara bir gülme gelir. Neyse namaz ilerlerken bizden üç yaş kadar büyük bir çocuk yanımıza gelip namaza davet etti. Bu arada oturduğumuz yer tahta döşeme ve sürekli gıcırdıyor. Galiba bu da bizi güldürüyordu. Çocuk baktı ki bizde tık yok döndü namazına. Dönüş yolunda dedem pişmanlığını dile getiriyor bir daha bizi götürmeyeceğini söylüyordu. Yine de güzel bir izdi bizde. Aradan iki yıl geçti bu defa Bursa Yeşil Camii’ne Teravih namazına gitmiştik. Cami öyle ihtişamlı öyle güzeldi ki. Şadırvan, mavili yeşilli çini ve mozaikler. Bu defa daha usluyduk ve gariptir içimizde huzuru duyumsamıştık. Namaz kılanları izleyip nasıl kıldıklarını öğrenmeye çalışmıştık. Sonrası ise malum namaza başlamak istiyorduk. Teravih olunca aralarda okunan salavat da ayrı güzeldi. Salavatlara biz de katılıyorduk. Sesimi biraz yüksek yapmışım cemaatten bir abi sertçe baktı sanırım kız olduğum için yanlış yerde durmamdan rahatsız olmuştu. Fakat çocuktum yine de utanmıştım.

Şimdi bu anıları niye anlattım Malumunuz Diyanet yeni bir karar ile camilere oyun odaları yapmaya başlamış. Bu sayede aileler rahatça namaz kılarken çocuklar da oyalanabilecek ve cami huzuru sağlanacak. Peki, camiye çocuğun getirilmesinin asıl sebebi yani namazı çocuğun kalbine yerleştirmek nasıl mümkün olacak Çocuk oyun odasındayken bulunduğu ortamın bir cami yani kutsal bir mabet olduğunu nasıl kavrayacak Burada huzurun olduğunu ve bu huzur için de sessiz durmak gerektiğini abilerinin amcalarının namazı nasıl kıldığını idrak edebilecek mi Teravihin içinde okunan salavat onu etkileyebilecek mi Salavata katılacak mı Allah ile bağ kurmanın ilk adımının namaz olduğunu hissedebilecek mi Dünya bir oyun ve oyalanma yeridir ayetini sakın yanlış anlamasın bu çocuklar

Namazı sevmek için namazla hemhal olmak gerekmez mi Bunca insan bu kubbenin altına niçin toplanıyor Bu havada bu atmosferde gezinen dinginlik ve sakinlik niyedir İmam nerede acaba Namaz kılınca ne oluyor babacığım Sanki kalbimde bir sıcaklık oldu bu hep olur mu Ben de kılabilir miyim Ama nasıl öğreneceğim Ya sureleri karıştırırsam Allah bana kızar mı Salavatları ben de okudum. Onlar çok güzeldi. Miraç ne Yani Allah ile konuşmuş mu oluyoruz secdede vay canına! Niçin kubbe yapmışlar Ses düz tavanda yankılanmaz mı

Bu soruların yerini şöyle konuşmalar mı almalı: Evet eğlendim babacığım. Topu keşke daha çok koysalarmış Ahmet diye bir çocuk vardı vermedi ki oynayayım. Biraz daha kalamaz mıyız lütfen Daha evcilik oynayacaktık. Daha maç yapacaktık. Ben salıncağa binemedim. Ben de sallanan ata binecektim. Ya dönelim işte hadiii!

Güzel şeyler yaparken amaçları da unutmamalıyız. Çocuklarımızın kalbine Allah sevgisini namazı doğruluğu yerleştirmek isterken onları namazdan tamamen soyutlayan bir oyun alanı cami kültürünü hissettirmez onlara. İbadet aşkı ibadetle içli dışlı olunca doğar. Namaz kılan babaların önüne gelir uzanır çocuklar. Başta oyun sanırlar sonra taklit eder namazdaki hareketleri yapmaya çalışırlar. Aradan zaman geçer evdeki kuşa bile “hişşt sessiz ol babam namaz kılıyor!” derler. Yeter ki onlara kızmayalım. Sükûnetin de güzel ve yeri gelince gerekli olduğunu öğretelim onlara.