Önce şu “Büyük Ayıp”tan girelim işe... Sevgili ve değerli okurlar; Siz, bu ülkenin her hangi bir arsasına, hem de cebinden tıkır tıkır para ödeyerek spor salonu yapan kişileri nasıl karşılarsınız Sesinizi duyar gibiyim, gümbür gümbür bağırarak, avuçlarınız patlarcasına alkışlayarak, omuzlarınızda ömür boyu taşıyarak... Ben de öyle.

O zaman size dramatik bir durumdan söz edeyim. Yıl 1980... Yani ülkenin sıkıntılı dönemleri. Ekonomi falan hak getire... Spor tesisi fukaralığı diz boyu... İşte bu süreçte, dönemin Fenerbahçe Spor Kulübü yönetiminden bazı muhteremler ellerini ceplerine atarak, Kadıköy’ün Sakızgülü sokağında bulunan, benim ve Yalçın Baba’nın futbol mekanı olan eski adliye yıkıntılarının ortasındaki arsaya bir spor salonu dikiyorlar. İsimlerde hata yaparsam hemen özür dilerim. Çünkü internette de adları yok. Sanki devlet orayı yapmış da ondan... Hafızamda ise Tanju Zarbun, Abdullah Acar, Ali Dinçkök, Mesut Dizdar, rahmetli Mete Has isimleri duruyor. Bu kişiler bu Caferağa Salonu’nu yaptırdılar ve 25 sene kullanım hakkını alıp, 2005’de de çekildiler. Kullanım hakkı derken, ceplerine bir kuruş mu girdi Hayır! Tam tersine vermeye devam da ettiler. Şimdilerde ise Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul İl Müdürlüğü uhdesinde salon... Bir aralık da Kadıköy Belediyesi’nin idi...  Ve bu salon geçtiğimiz günlerde restore edildi. Güzel. Ama o binayı yapan kişilerin isimlerinin bulunduğu tabela da çöpe gitti. Ayıp be ayıp! Bu memlekette kaç vatandaş var ki, böyle bir spor salonu için elini cebine attı Yazıklar olsun! Buradan bu ülkenin spor teşkilatına sesleniyorum; Bir an önce o tabelayı bulup oraya asın!

Ve Macera

Trabzonspor yine bir bildiri yayınlayıp, malum 3 Temmuz meselesine dalmış.  Daha dün yazdım. Atın artık aklınızdan bu işi diye... Dedim ya olursa olur, olmazsa olmaz. Zaten olacağı da yok. Bir kere daha tekrarlayayım; takımınıza bakın, takviyenizi akılcı yapın ve yeniden şampiyonluk için soyunup bir olun!

Fenerbahçe de Galatasaray’ı hedef alan ve bir çok medya hokkabazının müthiş açıklama olarak değerlendirdiği bir bildiri daha yayınlamış sitesinden. Ne edebiyat var ama... Ama hepsi o kadar işte. Peki, iki sene önce Kadıköy’ü havaya uçurmanın eşiğine gelen sizin taraftarlarınızın eylemine kim ne diyecek Onların arasından bir tanesinin mahkemedeki duruşmaya çıkmadan önce hapisteyken hangi savunma şifreleri verilerek kurtarıldığını da yazsanıza, edebiyat ustaları!                         

Ve son alarak bir hakem ataması... Fenerbahçe-Antalyaspor maçının hakemi olarak Süleyman Abay atanmış. Hayırlı işler MHK! Cumhuriyet Gazetesi eski sorumlularından olan bir dostum bana şunları söylemişti: “Bu Süleyman var ya...  Bizde bilgisayarlarla ilgili görevi yapıyor. Bina içinde de elinde Fenerbahçe armalı fincanla dolaşıp çayını kahvesini içiyor…” Bu sorumlu hâlâ sağ. Adını vermemeyim. İsterseniz biz Cumhuriyet’i arayıp öğrenin.

Bugünlük bu kadar yeter. Hadi bana eyvallah!