1) Türkiye’yi dininden uzaklaştıracaksınız.
2) İnsanları borca esir edeceksiniz.
3) İnsanları aç bırakacaksınız.
4) İnsanları işsiz bırakacaksınız.
5) Irk, tarikat, mezhep, siyasi görüş ayrılıkları oluşturup tahrik edecek ve Türkiye’yi böleceksiniz.
6) Böldüğünüz parçaları birbiriyle çarpıştıracaksınız.
7) Parçalanmış, yumuşatılmış lokmaları Siyonizm’in emrine vereceksiniz.
***
Yukarıdaki maddeler, ‘Haim Nahum Doktrini’nin ilkeleri... Peki, Milli Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın konuşmalarında sık sık hatırlattığı Haim Nahum kimdir?
* Haim Nahum, Manisa’da 1873 yılında dünyaya geldi.
* İbranice ve Arapça dillerini genç yaşta büyükbabasıyla gittiği Filistin’de öğrendi.
* Fransa’ya giderek, Paris Ruhani Okulu’nda eğitim aldı. Burada bulunduğu dönemde “Jön Türkler” grubunda yer aldı.
* 1897’de İstanbul’a döndü. Ülkeye döndüğünde arzusu İstanbul’da İslam hukuku ve diplomatlık alanında eğitim görmek istedi.
* 1897’de haham tayin edilmeden önce 1895’te Teoloji Yüksek Okulu’ndan; 1896’da ise yaşayan Doğu dillerinden edebi Arapça ve Farsça bölümlerinden diploma almayı başardı. Aynı yıllarda Paris’teki Yahudi okullarında ders verdi.
* Okullarda öğretmenlik yapmaya başladı. 1908 yılında da II. Meşrutiyet’in ilanıyla görevinden istifa etti. Ardından Moşe Levi’nin yerine hahambaşı seçildi.
* 1919-1926 yılları arasında da Kahire başhamamı olarak görev yaptı. 1923’te de Türk heyetinde yer alarak Lozan Barış Konferansı’na katıldı.
Mısır toplumu tarihi üzerine de çalışmalar yapan Haim Nahum 1960 yılında Kahire’de hayatını kaybetti.
***
Şöyle bir çevrenize bakın;
* İnsanlar gittikçe fakirleşiyor mu?
* İnsanlar borca batı(rılı)yor mu?
* İşsizlik gittikçe artıyor mu?
*Fitne ve ayrılık tohumları ekiliyor mu?
* İnsanlar dinlerinden gittikçe uzaklaşıyor mu?
İyi niyetle ve samimiyetle, “Aman dikkat!” diyoruz...
Erbakan Hoca’nın, HaimNahum’un karanlık plan ve projelerini ortaya çıkardığı, yorulmadan bıkmadan usanmadan anlattığı yıllarda, kimileri de müstehzi bir eda içindeydi… Merak ediyorum; bunlar koltuklarında hâlen rahat oturabiliyor mu, acaba! Acaba?
İTHALAT YERİNE ÖNCELİKLE ÖZ KAYNAKLARIMIZ İLE ÜRETİM PLANLANMALI
* Sürekli fakirleşen çiftçimiz 2017 yılında Zonguldak ilimizin toplam yüzölçümü kadar tarım arazisini ekmekten vazgeçti.
* Son 15 yılda ekilmeyen tarım arazisi miktarı Belçika’nın toplam yüzölçümünün üzerine çıktı.
* Önemli ürünlerimizden buğday, mısır, patates, kuru fasulye, kırmızı mercimek, kuru soğan, domates, biber, patlıcan, taze fasulye, karpuz, ayçiçeği, şeker pancarı, kayısı ve fındık üretiminde gerileme beklenmektedir.
* 2017 yılında sığır, koyun ve kırmızı et ithalatına 1.3 milyar dolar ödendi. İthalat 2018 yılında daha da hızlandı ve Ocak-Temmuz döneminde 1.2 milyar dolara ulaştı.
* Canlı sığırın 1 kilosuna ödediğimiz dövizin TL karşılığı 2017 yılında 13.83 TL’den 2018 yılında 15.31 TL’ye, koyun için yaptığımız ödeme 12.73 TL’den 13.92 TL’ye, kırmızı ette ise 16.15 TL’den 18.79 TL’ye yükseldi.
* Kasım 2017’den günümüze kıymanın fiyatı %20, kuşbaşı etin fiyatı ise %16 arttı.
* Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye 2017 yılında 729 milyon dolar açık verirken 2018 yılının ilk 7 ayında verilen açık 2 milyar dolara ulaştı.
* Ülkemizin gıda egemenliğinin sürdürülebilmesi açısından tarımımızın ithalat bağımlılığına son vermemiz gerekmektedir. (Ahmet Atalık- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı)
TÜYLERİMİZ DİKEN DİKEN OLUYOR!
* “Et ithalatı duydun mu tüylerimiz diken diken olmuyor mu? Biz bu kadar büyük bir coğrafyaya sahipken neden ithalat? Yeterli besilik hayvanlarımız varken et ithalatına ihtiyaç var mı? Tabii ki yok!”
* “Neden peki? Çünkü biz Et ve Balık Kurumu’nu kapattık ve piyasayı belirlemede zorlandık. Bazı kurumlar, KİT’ler zarar da etse durması gereken ve etkin olması gereken kurumlardır.”
* “İthal etmek yetiştiriciye yapılan en büyük zarardır. Kendi ayağımıza silahla ateş etmektir. Et ithalatı yapılması hele bir de gümrüksüz et ithalatının önünün açılması besicilik yapan yetiştiricinin sonu demektir.”
* “Ve paramızın ülkemizde kalması tek dileğimiz. Bizden daha küçük ülkeler daha fazla üretim yaparken biz hayli hayli yaparız…” (Serkan Kütük- Erzincan Veteriner Hekimler Odası Başkanı)
MESAJ PANOSU
Genç kardeşim! Milli Gazete’miz bir okuldur. Ramuz el-Ehadis’le derse başlayın. Günde bir kaç hadis ezberlersiniz. Mehmet Şevket Eygi’den İslam medeniyetinin inceliklerini, Reşat Nuri Erol’dan Adil Ekonomik Düzeni, Mahmut Topbaş, Burhan Bozgeyik, Mevlüt Özcan, Mustafa Kasadar ve AbdulazizKıranşal hocalardan İslam şahsiyetinin özelliklerini, Ali Haydar Haksal’dan İslam edebiyatının inceliklerini, Adnan Öksüz ve Zeki Ceyhan’dan hicvin fısıltısını dinleyerek, Necmettin Çalışkan, Şakir Tarım, İsmail Hakkı Akkiraz hocalardan Adil Düzen’in temel esaslarını, Ata Atun, Abdulkadir Özkan, Seyfettin Erol’dan dış politikayı öğrenir, misafir yazarları her gün takip eder, ayda bir Mustafa Kurdaş beyleri okursan, senin 4 üniversite bitireceğini garanti ederim. (Cuma Şahin-Adana)
FISILTI!
Türkiye’nin en köklü hastanelerinden Şişli Etfal Hastanesi’nin Sarıyer’deki yeni yerine taşınmasına başlandı. Birkaç birim de taşındı. Ancak gelen “fısıltı”lar ilginç! Zira Şişli Etfal’in yeni binasının “kaydığı” ve bina zemininde problemler olduğu iddia ediliyor. Bu sebeple taşınmanın da şimdilik durduğu konuşuluyor…
