Müslümanların çilesi her yerde aynı. Almanya dan Fransa

ve Myanmar a kadar başlarına gelen felaketler aynı türden. Geçtiğimiz günlerde

her üç ülkede de Müslümanlar cayır cayır yandı veya yakıldı. Resmi söyleme

göre, Müslümanlar her üç ülkede de kazaen yandılar. Elektrik kontağından çıkan

yangın sonucu her üç ülkede de Müslümanlar telef oldular. Sanki Moğol

vandalların Müslüman şehirleri yakmasından yüzlerce yıl sonra Müslümanlar

Myanmar dan Almanya ya kadar her yerde yakılıyorlar! Sanki yeni Ashab-ı Uhdud

oldular. Her defasında Almanya da Müslümanlar yangın ile ölüyor. Her defasında

kaza ve her defasında bu kaza sadece Müslümanların başına geliyor. Tesadüfün bu

kadarı zor bulunur. Nedense Almanların yaşadıkları yerlerde bu tür yangınlar

çıkmıyor. Ya da bu sıklıkla çıkmıyor.

Neo-Nazi çeteler ve onlarla işbirliği halindeki Alman

derin devleti Müslümanları yıldırmak ve en külfetsiz ve en düşük maliyetle

Almanya dan sürmek istiyor. En ucuz maliyet ise yangınlar vasıtasıyla oluyor.

Kundaklamalar veya kazalar üzerinden güven duygusunu kaybeden Müslümanların bu

ülkeden kendi kendilerine ayrılmaları sağlanmaya çalışılıyor. Aynı şey Myanmar

ile ilgili de geçerlidir. Onlar da Müslümanları zorla sürmek istiyorlar.

Müslümanların bu ülkeye ait olmadıklarını düşünüyorlar ve onlardan kurtulmak

için de her türlü ayrımı ve vahşeti irtikap ediyorlar. Myanmar ın eski başkenti

Yangon daki bir medresede çıkan yangın kurbanlarını uykuda yakaladı. Yangında

en az 13 çocuk ve genç Müslüman vefat etti. Çıkan yangına uykusunda yakalanan

70 den fazla öğrenci ve görevlinin büyük bölümü tahliye edilirken, 13 öğrenci

tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.

 ***

Aynı günlerde Almanya nın Köln kentindeki Höhenberg

semtinde 34 kişinin yaşadığı, 14 dairenin bulunduğu apartmanda çıkan yangında 2

kişi yanarak can verdi. Yusuf Kızıltaş adlı Türk ün sahibi olduğu, Türklerin de

yaşadığı apartmanda çıkan yangında 2 si çocuk 13 kişi dumandan etkilendi,

bunlardan 8 inin Türk olduğu belirlendi. Binada Türk; Kızıltaş, Coşar ve Atile

aileleri yaşıyor. Ülkeleri aşan yangınlar iyice bulaşıcı hale geldi. Myanmar ve

Almanya dan sonra yine Müslümanlara yönelik son yangın da Fransa da çıktı veya

çıkarıldı. Fransa nın Almanya sınırındaki Mützig kasabasında bir Türk ailenin

yaşadığı evde çıkan ve 50 yaşındaki Sebahattin Uçar ın hayatını kaybettiği

yangınla ilgili itfaiyeden açıklama geldi. Yangın mahalli Mützig İtfaye Şefi

Roland Kayser yangının kaza olduğunu iddia etti. Kayser, jandarmanın konuyla

ilgili incelemesinin henüz tamamlanmadığını belirterek, Herhangi bir sabotaj

ihtimali gözükmüyor. açıklamasında bulundu. Yangının şömineden çıktığını ileri

süren Kayser, ayrıca yangının sabah saatlerinde gerçekleşmiş olmasının da

kundaklama şüphelerini daha da düşürdüğünü savundu. Yangın Müslümanların

oturduğu yerlerde olunca kaza ihtimali olağan hale geliyor. İslamfobya dan hiç

bahseden yok.

 ***

Müslümanlar, Alman yazar Günter Wallraff ın ifadesiyle En

Alttakileri temsil ediyorlar. Kayda değer olmadıkları için can güvenlikleri de

bulunmuyor. Thilo Sarrazin isimli Alman yetkili Almanya Kendini Yok Ediyor

başlıklı bir kitap yazmış ve Türkleri hedef almıştı. Almanya da sadece

yangınlar şüphe çekmiyor aynı zamanda dönerci cinayetleri olarak da anılan

eylemler de derin devletle bağlantılı çıkmıştı.

Maalesef Almanya ve Hollanda gibi ülkelerde Müslümanlar

ve çocuklarına bir zamanlar Avustralya da yapıldığı gibi aborjin muamelesi

uygulanıyor. Çocuklar ailelerinden zorla koparılarak Almanların yanına

veriliyor ve misyoner kurumlarına yerleştiriliyor. Ucuz yoldan köklerinden

koparıyor ve devşiriyorlar. Bazen de iyi bakılmadıkları gerekçesiyle

eşcinsellere teslim ediliyorlar. Böylece yangınlarla Türkler gerisin geriye

ülkelerine dönmeye zorlanırken çocukları da dolaylı yollarla ailelerinden

alınarak Hıristiyanlaştırılmaya çalışılıyor. Yangınlar ve Hıristiyanlaştırma

kampanyaları kazalar ve yetersizlik bahaneleriyle kılıfına uyduruluyor.