SIK sık tekrarlamaktan da sıkılıyorum ama meslekte 50. yıla girdim. Ve bu uzun sürede Avrupa Kupaları’nda bizim temsilcilerimizin birçok maçı hem yerinde izledim hem de son yıllarda ekranlardan. Bir zamanlar Lüksemburg, Lietestayn, Malta, San Marino takımları düştüğünde kura çekimlerinde mahallede olsun, gazetede olsun iddialara girerdik; üç fark, dört fark gibilerinden... Çünkü o ülkelerin takımları futbol oynamayı bilmezlerdi. Oyuncularının kimi marangoz, kimi sokak işçisi idiler. Ama UEFA’ya bağlı idi ya ülkeleri, bu yüzden onlar da çıkıp ilk turlarda elenirlerdi.

Buradan nereye mi geleceğim... İnanın ben ilk defa, hem de bu yıllarda böylesine futboldan uzak, pas yapmasını bilmeyen, top sürmesini beceremeyen, sadece kalecisi bir şeylere benzeyen Avrupa haritası üzerinden bir takıma rastlıyorum. Sonuç mu? Fenerbahçe kendi kalesine iki gol attı diyebiliriz. Zaten ikincisi alenen öyle de, ilkinde de tuhaf kafa geri pası ve kaleci Kameni’nin yanlış duruşu o golü attırdı. Yani şunu demek istiyorum özetle; Fenerbahçe bu takımı ikinci maçta toplam yarım düzine atarak elemelidir. Unutmadan; adamların bir iki atağından birinde yenen golde bu Vardar on kişi idi ha...

Peki, bu garibanlara karşı bizim Fenerbahçe ne yaptı? Aykut Kocaman, hani Aziz Bey de ekranlardan açıkladı ya, çok değişmiş diye, son Göztepe maçından bu yana beş oyuncu değiştirmişti ilk onbirde... Hele hele arka dörtlü üç değişiklik birden yaşamıştı. Dört alan savunması üzerine kurulu defanslar takımlarda şayet şartlar çok müsait değilse, değişikliğin en az olacağı bloktur. Buna bir de kaleci Kameni eklenince, 5’te 4 oldu mu? Orta alan yine sadece karşılayıcı, rakibin garipliğinden de istifade, sadece top oynatmamak üzerine isimlerden kurulu... Dirar, Ahmet ve Valbuena mı? Ne demiştim; bu Valbuena bir gün tükenir... Tükendi de... Çünkü her topa maydanoz olma zorunluluğu hissediyor veya ona öyle oyna deniyor. Ahmet malum da, yerine giren yan çapraz bağı arızalarından dolayı altı ay falan oynamamış büyük transfer Soldado ne? Sen altı metreden topu ıskala, sonra spiker faturayı Ozan’a çıkartsın bizim diğer yorumcular gibi... Dirar mı, Lens mi diye sorası geliyor insanın... Cevap mı? Sanırım önümüzdeki günler daha net verecektir. Pardon unutuyordum; bu Aaatıf’ın sürekli yedek kalması sözleşmesinde mi yazıyor acaba? Takımda ne rakip eksilten o, acaba orta alanda Fenerbahçe’de böyle birine ihtiyaç var mı sizce?

Neyse; Kadıköy’de bu Vardar santra yapmaktan yorulmazsa yazıklar olsun denir ancak!