Yaşanan bu olağanüstü pandemi sürecinde toplumun hemen hemen her kesimi için olması gereken tedbirler, alınması gereken önlemler, verilmesi gereken destekler vesaire konularda hemen her gün açıklamalar medyanın haber programlarına konu olurken, nüfusun 12,29’u gibi geniş bir kitleyi oluşturan engelli toplumu için, sadece kamuda çalışan engellilerin idari izinli sayılmaları, bir de engelli çocukların sokağa çıkma yasağının esnetilmesi hususunda yapılan açıklamalardan başka bir şey olmadı.


Engelli toplumunun yıllardır çözülmeyen problemlerinin bu dönemde de hasıraltı edilmesi, sürecin oluşturduğu mağduriyetlerden söz edilmemesi ve bu konulara parmak basılmaması engellilerin oluşturduğu sosyal medya gruplarında hiç gündemden düşmüyor ve halen tartışılmaya devam ediyor. Bu mecralarda tartışılan konuların başında ise EKPSS’nin (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) Nisan ayında yapılması gerekirken zorunlu sebepten ötürü Ekim ayına ertelenmesi ve bunun getirdiği mağduriyetler konuşulmakta. Söz konusu bu sınava çeşitli sebeplerle başvuruda bulunamayan veya başvuru tarihinde şartları uymayan fakat sonradan bu şartlara haiz olanlar içinde başvuru hakkının verilmesi gerekmektedir. Ne yazık ki ilgili bakanlıktan bu taleplere müspet bir cevap verilmediği gibi bu yıl atama bekleyenlerin atamasının yapılmayacağıyla ilgili açıklama ise geciktirilmemiştir.


Engellilerin eğitimi konusu, başlı başına çözüm bekleyen bir konudur. Fakat bu konu da ciddi bir şekilde ele alınmış değildir. Hele de özel eğitim hususu tam bir karmaşa, Özel Eğitim Merkezleri’nin 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle açıldığı söylenmesine rağmen, engelli aileleri çocuklarını göndermekte tereddütler yaşıyorlar. Çünkü gerekli tedbirlerin alınması ve hijyenik ortamın oluşturulması hususunda bu kurumlar, ailelere tam bir güven vermiş değiller. Özel eğitim, özen gösterilmesi gereken bir alan olduğu için, genel tedbirlerin yanı sıra özel tedbirlerinde alınması gerekmektedir. Özel eğitimde; uzaktan eğitim mümkün olmadığı gibi birebir temas da kaçınılmazdır. Evet, bu konuyu basite almak veya konuya gerektiği kadar önem vermemek bu virüsün yayılması için zemin oluşturur ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurur.


Engellilerin sosyal devletten beklentileri; iktidarın icraat yapması, boş laf üretmemesidir. Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılmasını isteyen siyasetçiler bir kere de engellileri düşünsün, bu güne kadar engellilerle ilgili bir tek cümle dahi sarf etmeyen malum siyasetçiler, lütfetsinler de partilerin yan kuruluşları olan gençlik kolları, kadın kolları gibi oluşumlarına bir de “engelliler kolu eklensin”, önerisinde bulunsunlar. Engellilerin TBMM’de belli bir oranda temsil edilmeleri için kota konulsun. Sadece iktidardan değil bütün partilerden bunu istemek ve beklemek her fırsatta belirttiğimiz gibi engellilerin en tabii hakkıdır.
Engelsiz bir Türkiye, engelsiz bir dünya, engelsiz bir hayat dilek ve temennilerimizle... Allah’a emanet olun...