Bu memlekette sosyal barışı, toplumsal uzlaşmayı böyle mi sağlayacağız
Çağdaş ve ilerici bir ana-baba kızlarının namaza başlamasından hoşlanmayabilirler.
Onlar hoşlanmıyor diye işi bu kadar büyütmek doğru mudur
Hani Türkiye de din ve inanç hürriyeti vardı
Şu hale bakınız... Aman ya Rabbi! Ne günlere kaldık!
Namazın siyasetle, laiklikle, ideoloji ile alakası var mı
Vicdanının sesine uyuyor ve ibadet ediyor... Bunun neresi sakıncalı ve garip
Bu ülkede 76 bin camide günde beş kez ezan okunuyor ve milyonlarca vatandaş tek başına veya cemaat halinde namaz kılmıyor mu
Ellerinden gelse bu adamlar camileri kapatır, ezanları susturur ve namazı yasak ederler.
Bu memleketi büyük felâketler bekliyor.
Müslüman bir memlekette birkaç lise öğrencisi okulun bodrum katında namaz kılıyor diye gürültülü, telaş verici, velveleli yayınlar yapmak, o ülkenin iç barışını, toplumsal uzlaşmasını, huzurunu dinamitlemek demektir.
Bu gazeteler, Müslümanların namazına, niyazına, orucuna, başörtüsüne karışmasın.
Birtakım çağdaşlar kendilerini toleranslı, özgürlükçü, demokrat, çoğulcu olarak gösteriyorlar. Maalesef hiç de böyle değiller.
Liselerde, üniversitelerde mescid olması çok tabiidir.
"Liselerde namaz kılınamaz, üniversitelerde mescid açılamaz..." demek maalesef yobazlıktır. "Kızımın beynini yıkadılar, onu namaza başlattılar, bu yüzden huzurumuz kaçtı, yuvamız yıkıldı." gibi laflar akıllı lafı değil, dengesizce sözlerdir.
Müslümanların, namaz için çalışmaya, propaganda yapmaya, namaz kılanların sayısını çoğaltmaya hakları vardır. Bu haklar engellenemez.
12 yaşındaki bir çocuk okuldaki resmî din dersinden etkilenerek namaza başlarsa bunu çok tabii karşılamak gerekir. Namaz konusundaki yaygaralar anti-demokratiktir.
Ülkede din ve vicdan özgürlüğü var. İbadet yapacak olan kişi, temiz olan her yerde ibadetini yapabilir.
Buna rağmen kız çocuklarının soyunma odasına gizli kamera sokulmasını "görmeyen" medya, yüzde 99 u Müslüman bir ülkede öğrencilerin namaz kılmasını ise, hemen hemen bütün televizyonların ve gazetelerin manşetini süsleyen suçmuş gibi yansıttı!
Anayasamızda; Temel hak ve hürriyetlerin niteliği, özel hayatın gizliliği ve korunması, din ve vicdan hürriyeti hakkında açık hükümler var:
MADDE 12. - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
MADDE 14. - Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
MADDE 24. - Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.