İktidar cephesinin hemen her ortamda ve bulduğu fırsatta geçmişi hayal ederek, “Hani bir zamanlar kuyruklar vardı, şu yoktu, bu yoktu” diyerek vatandaşı bu algılarla yönlendirip, şimdiye kadar da sandıktan istediğini aldı. Halen de gerçeklerden, realiteden uzak, meselelere at gözlüğüyle bakan iktidar cephesinin kadük düşünceli trolleri, bunları dillendirmeye devam ediyorlar. Bu gafletten uyanıp da şöyle bir gerçeği görmeye çalışsalar, görecekleri şudur: Evet kuyruklar yok ama kotalar geldi. Örneğin şeker artık 1 paket, yağ 2 litre, un 1 kilo… Bundan fazlası yok. Diğer gıda maddelerine de bugün yarın bu tür kotalar uygulanırsa hiç şaşırmayız.
Evet, “Hastanelerde de kuyruk yok” deniyor… Eskiden kuyruk vardı. Şimdi ise randevu almak ne mümkün. Torpiliniz olursa en erken bir aya alabilirsiniz belki. Bunun en son bize gelen örneği, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin Kardiyoloji servisinde bugün rapor almak isteyen bir engelli vatandaşımıza, 23 Temmuz 2022 gününe randevu verilmiş. Yani sekiz ay, kısa bir süre. Ne olacak ki? Bir saat, beş dakikada geçer... Bu ve bunun gibi nice örnekler varken, ortalığı hâlâ günlük güneşlik göstermeye çalışanlar için söylenecek söz merhum Erbakan Hoca’mızın sık sık söylediği: “ Allah bir adamın hidayetini kararttı mı, doğruyu yanlış, yanlışı doğru görür.” Ekonominin kitabını yazıyorsunuz, ekonomiyi getirdiğiniz bu noktada kurtuluş savaşı vermek zorunda kalıyorsunuz. Bu ne ile izah edilir? Bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var ki, bu savaş bize Yemen türküsünü hatırlatıyor.
“Yemen eli çukurdandır,
Karavana bakırdandır,
Zenginimiz bedel verir,
Askerimiz fakirdendir.”
Öyle anlaşılıyor ki, söz konusu bu kurtuluş savaşında da yoksullar, fakirler, engelliler, dar gelirliler ve asgari ücretliler ön cephede çarpışacak. Generaller ve zenginler, lüks makam arabalılar, çifte maaşlılar, parayla para kazanan para babaları ve saraylarda saltanat sürenler her zaman olduğu gibi cephenin gerisinde ganimet paylaşacaklar. Yine şairin dediği gibi:
“Zulüm zehirli diken,
Mazlumlara batarken.
Komşusu aç yatarken,
Tok yatan bizden değil.
Gafil, gafletten ayıl,
Ayıl, insandan sayıl.
Biri yer, biri bakar,
Bakanın gözü akar,
O gün kıyamet kopar.”
İşte her şey o zaman belli olur. Allah kimseyi hidayeti kararmışlardan etmesin. Âmin. Vesselam...