Bizler için de, bu satırları okuyan sizler için de “Erbakan Hoca” denince akan sular durur. Bulunduğumuz her ortamda ahirete irtihal eden Hocamızın hakkını korumak boynumuzun borcudur. Erbakan Hocamız, hayatta iken kimsenin savunmasına ihtiyacı olmayan işlere imza attı. Buna bizler şahidiz ama gördüğümüz kadarıyla postunun etrafında dolaşan bazıları bizimle aynı şeyleri düşünmüyor.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç’ı bugünlerde herkes tanıyor. Bizler kendisini 28 Şubat günlerinde Kanal D muhabiri olarak tanımıştık.

Yani meslektaşız. Kendisi de, biz de çok iyi biliriz ki; bir konu hakkında kitap yazmak öyle alelade bir iş değildir. Çalakalem haber yaparsınız, televizyonda program yaparsınız, makale yazarsınız ama kitap yazmak daha başka bir merhale demek.

Geçtiğimiz günlerde fark ettik; Suat Kılıç, 28 Şubat ile alakalı 2002 yılında bir kitap yayınlamış ve bu kitapta Erbakan Hocamız ile alakalı çok çirkin ve iftirayı da aşan ifadeler kullanmış.

Geçtiğimiz günlerde bu haber kamuoyunun gündemine gelince biz de bir süre bekleme kararı aldık. Ola ki Suat Kılıç çıkar, özür diler. “O günlerde yanlış düşündüğünü, sonra aklının başına geldiğini belirterek, bir özür beyanında bulunur” dedik ama böyle bir adıma şahit olamadık.

28 Şubatçıların dahi “28 ŞUBAT’I BİZ YAPTIK” dediği ve maşa olarak kullanıldıklarının farkına varmadığı bir ortamda Erbakan Hoca’yı 28 Şubat’ın sorumlusu olarak gösteren başka kitap var mı bilmiyorum, varsa da ben görmedim.

En şedit 28 Şubatçıların dahi Hocamızdan aman dilendiği şu günlerde… Böylesi bir iftiranın önümüze düşmesi bizleri ciddi manada rahatsız etti. Bu satırları yazmak da üzerimize vazife oldu.

Hocamızın kokusunun sindiği duvarlara sırtını yaslayıp Hocamıza düşmanlık etmek de 28 Şubatçılardan daha ağır zulme imza atmak anlamına gelir.

 ​​​​​​​Bu köşeye taşımaktan dahi imtina ettiğimiz o ifadeler

 Son Ispartalı isimli kitabının giriş bölümünün 17. sayfasında Erbakan Hocamız ile alakalı akla hayale gelmeyecek iftiralar var.

Kılıç, merhum Erbakan Hocamız hakkında bakın ne yazıyor;

Son Ispartalı… Sayfa 17:

“… Din istismarının rantını gören başkaları da türedi kısa zamanda. 28 Şubatlar yaşandı Türkiye’de. Buna bağlı olarak ne laikliğin yerine oturtulması mümkün olabildi ne de devlet bu gibi istismar ve istismarcılar nedeniyle dindar yurttaşlarına kuşku duymayacak kadar güven duyabildi.

Rahatlıkla denilebilir ki; Türkiye’yi baştan aşağı kuşatan din-devlet, laik-İslamcı kutuplaşmalarının ardında ve Türkiye’yi 28 Şubat’a taşıyan yozlaşmanın altında 1965-1980 aralığında yapılan din istismarı vardır.

Dolayısıyla 28 Şubat’ın mimarı Erbakan ise mühendisi Demirel’dir.”

Suat Kılıç, kitabını yazdığı Mayıs 2002’den 6 ay sonra 14 Kasım 2002’de AK Parti’den Samsun milletvekili oldu.

Aynı Suat Kılıç, bugünlerde ise Erbakan Hocamızın ömrünü verdiği binada Yeniden Refah Partisi’nin genel başkan yardımcısı ve siyasi işler başkanı olarak görev yapıyor.

Bu kadarı da fazla...

 AK Parti’deki arkadaşların çıkmazı!

 Sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Suat Kılıç’ın yukarıdaki kitap meselesi ortaya çıkınca AK Parti’ye gönül vermiş başta gazeteci olmak üzere çok sayıdaki arkadaşımız Suat Kılıç’a karşı kılıçları çekti.

Onların derdi, Kılıç ve partisinin iktidar partisi ile olan şimdiki “soğuk” ilişkisi.

Oysa Suat Kılıç, tepki çeken kitabı yazdıktan 6 ay sonra AK Parti’ye geçip milletvekili seçildi. Daha sonrasında ise bakanlık yaptı. Ve bakanlıktan ayrıldıktan sonra da uzun süre iktidar partisinde siyaset üretti.

Yani eğer Kılıç’a bir eleştiri getirilecekse ve bu eleştiriyi getirecek olan AK Partili bir isimse önce kendi partisinden başlamalı.