Nasıl ki Millî Görüş hareketi, Lideri Erbakan Hoca, Milli Gençlik Vakfı bu ülkenin inançlı kadrolarını yetiştirip bu millete ve devletine kazandırdıysa…
Millî Gazete’den de kimler gelip geçmedi ki…
Öyle ki Millî Gazete, bugünün taze İçişleri Bakanının gelişini, daha Kaymakam iken yazmıştı.
Gazetemizde TBMM’de aktif kulis yazarlığı ile Meclis-i Mebusan köşesinde Ankara kulislerinin tozunu attıran arkadaşımız, 21 Kasım 2017 tarihli Meclis-i Mebusan köşesinde “O Kaymakam Gelecek” diye bakın nasıl yazmıştı.
Yıl 2010’ların başı.
Kaman Kaymakamı Mustafa Çiftçi’dir.
Savcılıkurutlu Köyü’nde ise tek başına bir Fatma Nine yaşamaktadır.
Çiftçi, durumu arkadaşımıza şöyle anlatıyor:
Vardık köye, ulaştık Fatma Nineye.
Kocası vefat etmiş, bir oğlu kanserden gitmiş,
Diğer oğlu hapiste.
Damı şırıl şırıl akıyor.
Ocağı sönmüş, kapısı kilitli adetâ
Elektriği TEDAŞ kesmiş, yangın çıkmasın diye.
Dolabı açtım bomboştu…
*
Ev, eşyalar, dolap… Gerekeni yapar Kaymakam.
Ocağı tüten Fatma Teyze’nin bu devlete dair enteresan tespiti ise tarihidir.
“Evladım, bu devletin o kaymakamı bir gün muhakkak gelecek, benim bu halimi görecek diye hiç ümidimi kaybetmedim.”
Asırlık zor günlere şahit millet irfanı. Bu millet ve devletin özüne döneceğinden ümitsiz değildir.
Siyasal, İlahiyat, Adalet, İktisat Bölümleri ile dört üniversite, iki master mezunu, halen hukuk ve tarih öğrencisi, hafız O Kaymakam, belki de Fatma Teyzelerin dualarıyla Valiliklerden sonra, bu ülkenin zorlu görevlerinden birine, İçişleri Bakanlığına döndü.
Dileriz ki içte barış, huzur ile, sürekli ortadan ikiye bölerek bir türlü sağlayamadığımız toplumsal birlik ve milli müştereği tam sağlamak ona nasip olur…
İnsanı yaşatalım ki, devlet yaşasın.
Değil mi ki aziz milletin “Hatırası yeter”