Yetkililer bazı konularda çalışacak adam bulmakta zorluk çekildiğini söyleyerek, düzenli göçe ihtiyacımız olduğunu ileri sürüyorlar!

Yani kendi vatandaşlarımızın bazı işleri yapmak istemediğine dikkat çekiyorlar.

İşte yıllardır biz de bu konuyu dile getirmeye çabalıyoruz.

Ve köylerin mutlaka cazibe merkezi haline getirilmesinin gerektiğini hatırlatıp duruyoruz.

Köyleri “mahalle” haline getirmenin bir işe yaramadığı artık açık bir biçimde görülüyor olmalı.

Köyler cazibe merkezi haline getirilerek tarımsal üretime her türlü destek sağlanmalı diyoruz.

Kuşkusuz köylerin cazibe merkezi haline gelmesi sadece tarımsal üretimi canlandırmakla kalmayacaktır.        

Aynı zamanda aşırı artan büyük şehirlerin nüfuslarının da makul ve mantıklı bir seviyeye inmesine yardımcı olacaktır.

Köyler cazibe merkezi haline getirilirken gençler ara eleman olarak sanayi sektöründe çalışmaya özendirilmelidir.

Ülkemizde yıllardır bu dediklerimizin tam aksi yapıldı.

Köyler yaşanmayacak yerler haline sokuldu.

Sanayi sektöründe ara eleman olmak özendirilmedi.

Öğrenim çağındaki gençler üniversitelere yönlendirildi!

Ve gençlerin hepsi masa başı memur olma hayaline kapıldı.

Şimdi acı gerçeklerle baş başa kalındı!

Kendi vatandaşımız bazı işleri yapmak istemiyor denilerek düzenli göçten medet umulmaya başlandı.         

İzlenen yanlış politikalar yüzünden bir taraftan işsiz sayısı katlanarak artarken bir taraftan da kimi sektörler çalıştıracak eleman bulamaz bir hale geldi.

Yani ülke ekonomisini yönetenler kaş yapayım derken göz çıkarmış gibi oldular.

Şimdi de ortaya çıkan bu vahim tablodan yana yakıla şikâyet ediyorlar ve düzenli göçten söz ediyorlar.

Oysa düzenli göçten medet umacaklarına izledikleri politikaları gözden geçirmeli ve iş arayan genç kuşaklara yeni cazibe merkezleri sunmalılar.

Karşı karşıya kalınan bu sorunun tek sorumlusu var; o da bugüne kadar izlenen yanlış politikalar!

İyi ve güzel bir şey yapıyoruz zannı ile bu noktaya geldiler.

Şimdi de sorumluluğu iş beğenmiyorlar diye gençlerin üzerine yıkmaya çalışıyorlar.