Yıllardır bölgemizde süregelenlerin nelere mal olduğu, sonuçlarının ne olduğu ortada iken Suriye’deki son gelişmeler insanların gözlerini açmadığı gibi, iyice köreltmiş ve hatta kamaştırmıştır. Daralan çember, emperyalizmin başarılı operasyonları sonucu artık yolun sonuna gelinmiştir. Elbette ki bu hazin sonucun sorumlusu başta bu coğrafyayı yönetenlerdir. Israrla üzerinde durduğumuz İslâm medeniyet düşüncesinin özüne ve ruhuna sahip olunamayıştır. Günübirlik düşünmenin ve yaşamanın sıradanlığına kapılındığından sezgisizlikten, gelecekte nelerin olabileceğinden habersizlik, bilgisizlikten hamasi duygularla oluşan sarhoşluk hâli ister istemez asıl çıkmazı oluşturmaktadır.

Bu kör bakışlılık geçmişte yaşananlar bile onlar için öğretici olmamıştır. Olanlar sanki hiç yaşanmamış gibidir. Unutkanlık ve kaygısızlık asıl özellikleri olmuştur.

Emperyalizmin silahlarıyla, yönlendirmeleriyle, destekleriyle “cihat” yaptıklarını sananlar şu an için sadece birer kukladırlar. Mısır’da, Irak’ta, Libya’da, Filistin ve Lübnan’da yaşananlar da gözlerini açmamıştır.

Emperyalizm bir kralını aşağı çekiyor, onun yerine kimi getireceklerini gene onlar belirliyorlar. Zaten özgür bir Suriye’yi ne Amerika, ne AB ne de Siyonistler isterler. Dize getirilmiş Sisi’li bir Mısır, ne olup bittiği belli olmayan bir Libya ne de diğer ülkelerin durumu üzerine bile düşünemiyorlar.

Sarhoşluk ve kendilerinden geçmiş yığınların, onlara önderlik eden ve yol gösterenlerin akıllarının başlarına gelmesi için asıl vahim sonu beklemeleri gerekmektedir.

Asıl sorun bölgede İsrail’in güvenliğidir, rahatlatılmasıdır. Bir yılı aşkındır Gazze’deki durum İsrail açısından başarılı gibi görünüyorsa da büyük bir yıkımın içindedir. Ekonomisi zordadır, itibarı yerle bir olmuştur, Yahudiler güven içinde olamayacaklarını anladıklarından ters göçe yönelmişlerdir. Lübnan olayı ise bunu daha derinleştirmiştir. Kazanıyor gibi görünüyorken bir yandan da kaybediyor.

Suriye olayı onlara rahat bir soluk aldırmıştır. Hem şu an için hem de gelecekte Suriye’ye doğru yapacakları bir operasyon için.

Sanıyorlar ki Suriye kendi başına bırakılacak, onlar kendi kendilerini yöneteceklerdir. Sanıyorlar ki özgürlüklerini kazanacaklar, demokrasiye geçecekler, bağımsız bir ülke olacaklardır.

Büyük yıkım bundan sonra geliyor. Geçmişte olduğu gibi onların buyruklarına uyanlar bir dediklerini iki etmeyenler bundan sonra da emre amadedirler.

Kıyafetleri ve görüntüleriyle bizdenmiş gibi görünenlerin onların arzularını yerine getireceklerinden kuşkumuz yoktur. Her şeyin bir bedeli vardır.

Elbette biz; gücümüz yettiğince, dilimiz döndüğünce, kalemimiz işlediğince anlatmaya çalıştık, biz bize düşeni yaptık. Kitlelerin savruluşlarını engelleyemedik ama sorumluluğumuzu yerine getirdik. Acı çekiyoruz, yoruluyoruz ama asla yılmıyoruz, karamsarlığa kapılmıyoruz. Gene de bildiklerimizi anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz. Hakikatin peşini bırakmayacağız. Hakikat medeniyetimizi anlatmayı sürdüreceğiz. Bunlar bizim görevimiz, sorumluluğumuz ve ödevimiz. Hakikat hakikattir, gerisi boştur.

Artık yeni bir süreç başlamıştır. Zalim bir kralın sonu gelmiştir. Yeni kralın kim olacağını bilemiyoruz.

Bundan sonra Filistin konusu artık kapanmıştır. Hizbullah’ın önü kesilmiştir.

Umuyor ve diliyoruz ki, bundan sonra zulüm altında inlemiş bu Müslüman halkın huzur içinde olmasıdır. Umuyor ve diliyoruz ki acı içinde yaşamasınlar. Umuyor ve diliyoruz ki Filistin halkına, bölgedeki mazlumlara yeni bir kapı aralansın.

Allah kerim.

Allah rahim. Vesselam.