İnsan, İslam alemindeki ülkelerin durumlarını takip ettikçe
maalesef hüzne kapılıyor. Her ülkenin kendi iç sıkıntıları, toplumun yapısı,
hükümetlerin yöntemlerini anlamakta zorlanıyor, bir yandan halklar
diktatörlükleri yıkarak özgürlüğe kavuşmaya çalışırken diğer yandan bazı
ülkelerdeki yönetimler de hâlâ akıllanmayarak aynı despot anlayışı devam
ettirmektedirler.
2009 yılında, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İslam
aleminin tanınmış liderlerinden Prof Dr. Yusuf El-Kardavi gibi bir çok alimin
ülkeye girişlerine izin vermedi. Bu bağlamda bir çok Uluslararsı İslami
STK’lerin başkanları ve aktivistleri kara listelere alınıp, ülkeye girişleri
yasaklandı. Yine 2010 yılında Hamas Lider Mahmud Elmabhuh’un İsrailli Ajanlar
tarafından Dubai’de bir otelde suikastla katledilmesi büyük endişelere neden
oldu.
Suriye devriminin başlangıcından bu yana, Suriyeli olup
kendi halkına destek veren, bu doğrultuda eylem yapan Suriyeli 100’den fazla
vatandaş aileleri ile birlikte ülkeden kovuldu. Ülkede Uluslararası kurum, araştırma
merkezleri ve insan hakları örgütleri gibi bir çok kuruluş kapatıldı.
***
Birleşik Arap Emirlikleri’nde Müslüman Kardeşlerin fikri
imtidadi ordaki İslah Hareketi’dir. İslah Hareketi 1974 yılında kurulmuştu.
Arap aleminde olduğu gibi Müslüman Kardeşler İslah Hareketi’ni esas alarak,
insanlar arasında İslam şuurunu yaymak ve gelecek nesillerin yetişmesinde öncü
olmak için ortaya çıkmıştır. Bu hareketin toplumda sosyal alanda büyük
katkıları oldu, Dünya bütün fakirlere ve Afrika’ya büyük yardım yapan dernekleri
hâlâ faaliyetine devam etmektedir. Hareket 1974 yılından itibaren çalışmalarına
aralıksız olarak devam etti, devlet kurumlarında ve yönetimlerde de bulunuldu.
1994 yılından sonra Hareket, yeni bir sürece geçti. Yasal
dernek ve kuruluşları kapatıldı, çalışmaları yasaklandı. Bu bağlamda haklar
noktasında bir çok mücadeleler yapıldı. Hareketin resmi kurumları kapatıldığı
için bir çok çalışmları durdurulmuş ve yönetimle yeni sürece geçilmiş oldu.
***
Arap baharı ile birlikte İslah Hareketi üzerindeki baskı hat
safaya ulaştı. Haraketin başkanı şeyh El-Kasimi tutuklandı. Güvenlik ve
istihbarat bu şekildeki olayla harkete karşı savaş açmış oldu.
Aralık 2011 yılında Hareketin en önemli isimlerinden
yaklaşık 70 kişi tutuklandı, 3 kişi de meçhul bir şekilde ortadan kayıp. Çoğu
zamanlar İslami faaliyatlar esnasında tutuklanan harekatın mensupları tutuklu
kaldıkları hapishanelerde işkenceye maruz kalındığı, sağlık sorun yaşadıklarına
dair bilgileri gün yüzüne cıktı. Tutuklular farklı yaşlardan çoğu akademisyen,
doktor, eski diplomatlar, hoca ve alim, toplumda değerli kimselerdir.
Şuan ki yönetimin hareket mensubu yöneticilere öngörülen
şuçlamalar tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğu hareket tarafından söylendi.
Ülkede gizli silahlı gruplar kurmak ve yönetmek suçları ile suçlanan hareket
mensupları bu suçlamaların Müslüman Kardeşler beyannamesine aykırı olduğu ve
geleneklerinde böyle eylemlerin olmadığı yönünde açıklamalarda bulundular.
Mısır Müslüman Kardeşler hareketi de yıllar öncesi benzeri suçlamalarla karşı karşıya
kalmış ve şuan gelinen noktada harekatın ülke menfaatine yönelik olduğu bariz
bir şekilde gün yüzüne çıkmıştır.
İddaa edilen suçlarla tutuklanan hareket mensubu kişilerin
aileleri ve hareket mensupları konunun hukuki boyutuyla uzun zamandır uğraş içerisindeler.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi konuyla alakalı olarak Birleşik Arap Emirlikleri
(BAE) yönetimini uyarmıştı. Körfez ülkeleri de mesnetsiz suçlamalarla suçlanan
hareket mensuplarının serbest bırakılması için çağrıda bulundular.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Müslüman Kardeşlere karşı
yapmış olduğu bu baskıların nedeni kesinlikle Ortadoğu’da ve Körfez ülkelerinde
yaşanan Arap baharlarının etkili olmasıdır. Çünkü Arap Emirlikleri ihvanların
ülkede böyle bir haretlenmeye neden olabileceğini düşündüğünden ve korku
içerisinde olduklarından dolayı ülkede bu olaylar yaşanmaktadır. Bu duruma
bağlı birçok faktör de bulunmaktadır.
Süreci takip ediyor olacağız…