Bazı AB ülkelerinin Yunanistan ve Kıbrıs Rumları ile kolkola girerek Türkiyeye yeni şartlar dikte ettirmeye kalkışmaları, hatta müzakerelerin askıya alınması yönündeki çalışmaları Türkiyedeki AB yandaşlarını iyice köşeye sıkıştırdı. Türk halkına karşı söyleyecek söz bulamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. Çünkü, adamlar hem Türk halkına hakaret anlamına gelen istekler sıralıyorlar hem de bunun Türk halkına hakaret olduğunu bağıra bağıra söylüyorlar. Sormazlar mı adama, "Madem ki yapılan iş Türk halkına hakaret anlamına geliyor niçin böyle bir gelişmeye meydan veriyor, engellemiyorsunuz " diye.

Bu arada Başbakan Erdoğan da Merkeli arayarak, "Türkiyeyi masadan uzaklaştırmak vahim bir hata. Türkiye değil AB kaybeder" demiş. Bu sözlere dünkü gazetelerin hemen hepsinde sanki bir meydan okuma ve bu meydan okumanın ardından da Merkelin geri adım attığı şeklinde haber olarak yer alıyordu.

İster istemez insanın aklına Başbakan Erdoğanın  Merkele söylediği, "Türkiyeyi masadan uzaklaştırmak vahim bir hata. Türkiye değil AB kaybeder" sözlerine karşılık birisi de çıkar, "Sayın Başbakan madem Türkiyenin AB masasından çekilmesi ile Türkiye değil de ABnin kaybedeceğine inanıyorsunuz. Öyle ise masadan çekilin de hep kaybeden taraf biz olmayalım. Bir defa da AB kaybetsin" diyecek olursa ne cevap verebilir

Kaldı ki, Başbakan Erdoğanın bu sözleri yıllardan beri Türkiyedeki AB yanlılarının ve başta da kendisi ve partisi yöneticilerinin söylemlerine ters bir çıkış değil mi Yıllardan beri ABye girmenin meziyetlerini ve faydalarını anlatanlar kendileri değil miydi AB Türkiyeyi yokuşa sürmeseydi kazanan Türkiye olmayacak mıydı Bunun aksine inanılıyorduysa bu AB sevdasının tutarlı bir izahı olabilir mi Varsa yapılsın da bizde bilelim.

Demek istediğim o ki, Türkiyenin AB masasından uzaklaştırılması Türkiyenin çıkarına ise, niçin uzaklaştırılmayı bekliyoruz da kendimiz çekilmiyoruz Aklımızı peynir ekmekle mi yedik

Bu tavır Türkiyenin çıkarını değil de ABnin çıkarını ön planda tutmak anlamına gelmez mi

Bu ülkeyi yönetenlerin asli görevi önce ülkemizin çıkarlarını korumak değil mi

-----------------

Başbakan Erdoğanın Grup toplantısındaki şu sözleri de ülkemizin bir başka çelişkisini gösteriyordu:

"Ülkemiz tarihinde demokrasi açısından hiç de gurur duymayacağımız dönemler vardır. İşin üzüntü verici tarafı, varlığını demokrasiye borçlu olan siyaset erbabının içinden de bunu henüz idrak edemeyenler var."

Doğru söze ne denir. Belki dense dense seçim yoluyla iktidara gelemeyenler iktidar umudunu demokrasi dışı yollara bağlamış olabilirler.

------------------

NOT: Dünkü "Erciyes Kadar Büyük" başlıklı yazımda yer alan şiirin aslı ikişer mısralık dizeler halindeydi. Bazı dizeler birleştirilerek dörtlükler haline getirilmiş. Okuyucularımdan ve sevgili kardeşim Bilal Coşkundan elimde olmayan bu karışıklıktan dolayı özür diliyorum.