Bismillâhirrahmanirrahîm!

HAÇLI-Siyonist ittifakının Ortadoğu’da cirit attığını hep birlikte görüyoruz. Neredeyse her yer ajan ve işbirlikçi kaynıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana 15 aydır Filistin’de; son 20 gündür Suriye’de yaşananlar dikkate alındığında, şehit Hasan Bitmez’in bekamızla ilgili konularda TBMM ve Türkiye’yi uyardığını daha iyi anlıyoruz. BOP’un fikrî temeli 1.5 asır önceye; proje olarak uygulanmaya başlaması ise 2003 yılına dayanıyor. Asıl hedef Gazze, Suriye değil; İsrail’in Arz-ı Mev’ud hedefine ulaşmasıdır.

Rahmetli Bitmez, ABD ve İsrail konusunda, örnekleriyle ciddi uyarılar yaptı. Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın 5 Şubat 2004’te Harward Kennedy Shooll’de yaptığı konuşmanın ABD’ye teslimiyet anlamına geldiğini, “sözün sahibi”nden nakletti:

“ABD ve küreselcilerin hedeflerini gerçekleştirmesine hiçbir şekilde engel olmayacağız. Bilakis her türlü desteği sağlama noktasında iş birliği yapmaya hazırız. ABD’nin bizden talep ettiği bütün yükümlülükleri yerine getireceğiz. Bunun için KKTC’yi dahi feda etmeye söz veriyoruz ve bunu garanti ediyoruz. İsrail’in güvenliği bizden sorulur.”

Hasan Bitmez, ABD ve İsrail’in Türkiye ve Ortadoğu’yu yok etme planlarını çok iyi biliyordu. Bugün Suriye’de yaşanan kaos ortamının bu noktaya geleceğini daha o günden hatırlatmıştı:

“Suriye’ye diz çöktürme projesinde de Siyonizm’e yardımcı oldunuz. Bugün Suriyeliler perişan! Yüz binlerce insan öldü. Milyonlarca insan göçmen oldu. Suriye bölünme aşamasına geldi. ABD bölgeye yerleşti. Terör örgütleri Suriye’de cirit atıyor.”

DAVA DERTLİSİYDİ

RAHMETLİ Hasan Bitmez’in TBMM’deki konuşması iyi analiz edilince, bugün yaşananlarla ilgili, geçmişte hangi hazırlıkların yapıldığını daha net olarak görebiliyoruz. İslâm dünyasındaki kan ve gözyaşını; Filistin’i, Irak’ı, Libya’yı, Suriye’yi sağlıklı değerlendirebilmekte, rahmetlinin TBMM’deki konuşması bizlere ışık tutuyor. Siyonizm’i, büyük şeytan Amerika’yı ve onların işbirlikçilerini daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.

Peki, Hasan Bitmez, dünyayı cehenneme çeviren aktörleri, net ve kesin çizgileriyle nereden biliyordu? Önce, çocukluğundan itibaren Millî Görüş çalışma modeli içinde yoğrulmuştu. Erbakan’ı “lideri” olarak gördü. Millî Görüşçü kuruluşlarda görev yaptı. Davasını, namusu olarak bildi. Elinden gelen fedakârlığı esirgemedi.

Organize ve ticaret yeteneği çok yüksekti. Daha Ezher’de okurken uçak kiralayarak Mısır’dan Türkiye’ye öğrenci getirip götürmüştü. Pek çok uluslararası toplantının organizesini yaptı. İslâm ülkelerinin hepsinde; diğer ülkelerin çoğunda dost ve tanıdıkları vardı. Yaptıklarını anlatmayı sevmezdi. Görevlerini en güzel şekilde yapmaya odaklanırdı. Teşkilât kurmanın zor olduğu yerlere gönüllü olarak giderdi.

Son olarak, Siyonizm ve ABD’nin sinsi planları üzerinden “farkındalık” oluşturmak için kürsüdeydi. Hükümetin Türkiye ve İslâm dünyası aleyhindeki icraatlarını anlattı. İktidar partisi milletvekilleri, sıra kapaklarını vurarak hatibi susturmaya çalıştı. Hasan kardeşim onlara, “Kürsüde konuşun!” uyarısı yaptı. Konuşmasını bitirip kürsüden inince kriz geçirdi. İki gün sonra “ümmetin şehidi” oldu. Vefatı üzerine Türkiye ve dış dünyadan pek çok taziyeler yayımlandı:

NELER DEDİLER?

“DAVA adamına yaraşır bir hayat sürdüğüne ve ‘Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz’ hadis-i şerifi sırrınca ölümüne hepimiz şahidiz.” (Temel Karamollaoğlu, dönemin Saadet Partisi Genel Başkanı)

“Allah’ım, hakkın sesini haykıracak bir nefes eksildi. Yerine yenilerini gönder.” (Safiye Bitmez, şehidimizin sadık eşi)

“Çok uğraştık. Ama kadere karşı gelinmiyor. Son nefesine kadar hakikati haykırdı. Susturmaya çalışanlara inat, hakkı söyledi.” (Dr. Turhan Çömez, kriz başlayınca ilk müdahaleyi yapan doktor, Balıkesir Milletvekili)

“Hasan kardeşimiz Filistin şehididir.” (HAMAS’ın şehit olan eski lideri İsmail Heniyye)

“Hasan Bitmez’in vefatının üzüntüsü içindeyim.” (Kemal Kılıçdaroğlu, eski CHP Genel Başkanı)

“Tarihe adını onurla, haysiyetle yazdırdı. Sultan Süleyman’a kalmayan dünya, kimseye kalmayacak!” (Elif Çakır, gazeteci)

“Çok konuşmayı sevmezdi. Ağdalı, nağmeli konuşmayı bilmezdi. En belirgin yönüyse, ‘doğru’ değil; ‘çok doğru bir insan’ olması. Sözünü esirgememesi, yapılan her işin sonucunda, teşkilâtını iyi temsil edebilmek için sözünü sakınmadan söylemesi ve kararlı bir şekilde adımını atması.” (Birol Aydın, arkadaşı ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili)

“Hayatını İslâm âlemini birleştirmeye, Müslüman milleti uyandırmaya, son olarak da Filistin’in mazlûmiyetini savunmaya adamıştı. Vefatı İslâm âlemini ve dostlarını derinden üzdü.” (Dr. Ali Ekber Velâyetî, Dünya İslâmî Uyanış Forumu Genel Sekreteri)

“Kardeş ülke Türkiye’den üzücü haber geldi. Uluslararası etkinliklere konuk olan Hasan Bitmez vefat etmişti.” (Cemaat-i İslâmî, Pakistan)

Allah derecesini âlî eylesin!