1. Soru: Bayramefendi Osmanlı Kahvecisi olarak 2011 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında büyüyerek bugünlere geldiniz. Bu başarılı büyüme yolculuğunda sizi diğer kahve markalarından ayıran temel fark nedir?
Cevap
“Bayramefendi Osmanlı Kahvecisi’ni diğer markalardan ayıran en temel fark, bizde kahvenin sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir kültür ve miras olduğunu düşünmemizdir. 2011’den beri Osmanlı kahve geleneğini modern hayata uyarlarken, lezzet kalitesinden asla ödün vermiyoruz.
Bizim farkımız; doğal ve kaliteli hammaddeler kullanmamız, Osmanlı usulü Türk kahvesinden başlayarak menümüzü geleneksel tatlarla zenginleştirmemiz ve hiçbir zaman hızlı tüketim mantığına kaymamamızdır. Müşterilerimiz bize sadece kahve içmeye değil, aynı zamanda huzurlu, samimi ve geleneksel bir atmosfere gelmektedir. Bu samimiyet ve kalite anlayışımız sayesinde Türkiye’nin dört bir yanına yayılarak bugünlere geldik. Büyümemizin sırrı; acele etmeden, sağlam adımlarla ve geleneksel değerlerimize sahip çıkarak ilerlemektir.”
2. Soru: Uluslararası Taste Institute (ITQI) tarafından verilen ödüller ve TÜBİTAK işbirliğiyle yapılan bilimsel çalışmalar, ürün kalitenizin tescil edildiğini gösteriyor. Bu ödüllerin markanıza kattığı değeri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap
“Bu ödüller bizim için hem büyük bir gurur kaynağı hem de sorumluluğumuzun arttığının bir göstergesidir. Uluslararası Taste Institute (ITQI) tarafından üst üste aldığımız Superior Taste ödülleri, ürün kalitemizin dünya standartlarında kabul gördüğünü tescillemiştir.
TÜBİTAK ile gerçekleştirdiğimiz bilimsel çalışmalar ise kalitemizi bilimsel zemine oturtmamızı sağlamıştır. Bu çalışmalar sayesinde hem geleneksel tariflerimizi korurken hem de hijyen, raf ömrü ve besin değeri açısından en üst düzey standartlara ulaştık.
Biz bu ödülleri sadece bir plaket olarak görmüyoruz. Bunlar, müşterilerimize ‘güvenle ve huzurla’ kahve içebilecekleri bir marka sunduğumuzun en somut kanıtıdır. Bu başarılar bize ‘daha iyisini yapmak’ için yeni bir motivasyon kaynağı olmuştur.”
3. Soru: 2026 yılı itibarıyla “Mağaza, Ekspres, Konteyner ve Kiosk” gibi zengin konseptlerde franchise vermeyi hedefliyorsunuz. Bu konseptlerin yatırımcılar için avantajları nelerdir?
Cevap
“2026 itibarıyla franchise sistemimizi daha da çeşitlendirerek yatırımcılarımıza farklı ölçek ve bütçelere uygun konseptler sunmayı hedefliyoruz. Her konseptin ayrı avantajları var:
- Büyük Mağaza konsepti: Daha geniş bir alanda Osmanlı kahve kültürünü tam anlamıyla yaşatan, oturma alanı geniş, yüksek ciro potansiyeli olan ana konseptimizdir.
- Ekspres konsepti: Daha küçük metrekarelerde, hızlı servis odaklı ve yatırım maliyeti daha uygun bir modeldir.
- Konteyner ve Kiosk modelleri ise özellikle AVM dışı lokasyonlar, benzin istasyonları, fuar alanları ve turistik bölgeler için idealdir. Düşük kira maliyeti ve hızlı kurulum avantajı sunar.
Yatırımcılarımız böylece bulundukları lokasyonun özelliğine ve sermaye güçlerine göre en uygun konsepti seçebilmektedir. Tüm konseptlerimizde ortak noktamız ise aynı kalite standardı, aynı lezzet ve aynı güçlü destek sistemidir.”
4. Soru: Bir franchise yatırımcısı olarak Bayramefendi Osmanlı Kahvecisi ailesine katılmak isteyen bir iş ortağına neler vaat ediyorsunuz? Onları sizlerle çalışmaya ikna eden temel unsurlar nelerdir?
Cevap
“Bayramefendi ailesine katılacak iş ortaklarımıza şu taahhütleri veriyoruz:
Öncelikle güvenilir ve uzun vadeli bir ortaklık vaat ediyoruz. Biz ‘bir kere satıp unutmak’ mantığıyla çalışmıyoruz; yatırımcımızın başarısını kendi başarımız olarak görüyoruz.
Kendilerine sunduğumuz unsurlar şunlardır:
- 15 yıllık tecrübemizle test edilmiş, yüksek ciro potansiyeli olan bir iş modeli
- Sürekli Ar-Ge ile yenilenen, ödüllü ve kaliteli ürün gamı
- Eğitim, operasyonel destek, pazarlama ve reklam desteği
- Bölgesel korumalarla rekabet avantajı
- Geleneksel değerlere saygılı, ahlaki prensiplere bağlı bir iş kültürü
Bizimle çalışmayı tercih eden yatırımcılar, sadece bir kahve dükkanı açmıyor; Osmanlı kahve kültürünü yaşatan, topluma değer katan ve uzun yıllar istikrarlı gelir elde edebilecekleri bir aileye katılıyorlar. En büyük ikna unsuru da budur: Güven, kalite ve ortak geleceğe olan inanç.”





