AKP iktidarının İsrail zulmü karşısında sadece bağırıp

çağırarak tepki vermiş gözüküp zevahiri kurtarmaya çalıştığını anlamayan

kalmadı.

Arka planda ise birçok şekilde zalim İsrail e destek

vermiş olduğuna dair bilgi ve belgeler ortalığa saçıldı. Bundan çok rahatsız

olmuş olmalılar ki kamuoyuna bir açıklama yayınladılar. Alelacele yapılan bu

açıklama, İsrail e destek iddialarını zahirde yalanlıyor. Lakin şeytanı

ayrıntıya kaydırıp gizlemeye çalışmışlar. Mızrağı çuvala sığdıramamışlar.

Devlet çarkının nasıl dönderildiğini iyi bilenler bunu

uzun uzun deşifre edebilirler. Biz küçük bir köşe yazısına sığdırabildiğimiz

kadar birkaç tanesinin üstünü açalım.

İşte bazı iddialar ve ayrıntıya kaydırılmış itiraflar:

-Türkiye İsrail e askeri jet yakıtı sağlıyor mu

-Hayır. Hükümetimiz İsrail e askeri jet yakıtı

satmamıştır.

(Soru İsrail e jet yakıtı sağlamak. Cevap ise satmak

olarak çarpıtılmış. Satmak ile sağlamak arasında dünya kadar fark var.)

-Türkiye, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) petrolünü

İsrail e satıyor mu

-Hayır. Enerji ve petrol alanlarında Türkiye ve İsrail

arasında herhangi bir anlaşma veya işbirliği mevcut değildir. Kısıtlı

miktardaki Irak petrolü Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara

ulaştırılmaktadır. Uluslararası piyasalara arz edilen petrolün satış yetki ve

tasarrufu IKBY ye aittir.

(Cevaba bakın! Demek istiyor ki, İsrail e petrolü satan

biz değiliz, IKYB dir. Başkaları bizim topraklarımızdan akıttıkları petrolü

götürüp bizim düşmanımıza, yani İsrail e satacaklar, bizim hiçbir tasarrufumuz

olmayacak! Biz egemen bir devlet değil miyiz Buna nasıl razı oldunuz )

-İsrail le dış ticaretin artması bir tutarsızlık değil

midir

-Hayır. Küresel ekonomideki etki ve rolünü giderek

artıran Türkiye nin, dış ticarette istisnasız her alanda bir atılım içinde

olduğu bilinen bir gerçektir. Bu çerçevede İsrail ile olan ticarette de son

yıllarda bir artış olduğu bilinmektedir. Fakat bu artışta İsrail e yönelik

olarak hükümetin ve devletin resmi anlaşmalar yoluyla herhangi bir katkısı yoktur.

(Sanki özel sektörün aldığı ve sattığı mallar devletin

denetiminde değilmiş gibi. Çocuk mu kandırıyorsunuz )

-Kürecik radar üssünden elde edilen istihbarat İsrail le

paylaşılıyor mu

-Hayır. NATO füze savunma sistemi ve bunun bir unsuru

olan Kürecik teki radar, NATO üyesi ülkelerin korunmasını amaçlamaktadır.

Sistemin NATO üyesi olmayan bir ülkeye koruma sağlaması mümkün olmadığı gibi,

radar bilgilerinin İsrail gibi NATO müttefiki olmayan ülkelerle paylaşımı da

söz konusu değildir. Bu husus, 2012 Şubat ayında ülkemizi ziyaret eden NATO

Genel Sekreteri tarafından da açık bir biçimde kamuoyuna duyurulmuştur.

(Bu tesisin beyninde bizim askerlerimiz veya teknik

personelimiz var mı, yok mu Bu tesis amacına uygun mu kullanılıyor, yoksa el

altından söz konusu bilgileri NATO dışı birilerine veriyor mu Nasıl emin

olabiliyorsunuz Peygamber düşmanı Rasmussen in dedikleri ile nasıl amel

edersiniz İsrail i tam destekleyen ABD yetkililerinin açıklamaları ile

kamuoyunu nasıl ikna edersiniz Hani denetim ve idare bizde olacaktı Hani

bizim irademiz Çocuk mu kandırıyorsunuz )

-İsrail in OECD üyeliği, Türkiye tarafından teşvik edilip

onaylanmış mıdır

-Hayır. İsrail in üyeliği, 31 Mayıs 2010 Mavi Marmara

saldırısından önce, ülkemizin İsrail den beklenti ve talepleri kayda geçirilmek

suretiyle gerçekleşmiştir.

(Bu ne yaman çelişkidir İsrail den ne talep etmiş ve ne

beklemiştiniz de onay vermiştiniz Sakın kadim dostunuz Amerika istedi diye

onaylamış olmayasınız Beklentileriniz gerçekleşti mi bari Saldırganlığını

önleyebildiniz mi Çocuk musunuz da bu vaadlere kandınız, onay verdiniz Yoksa

hayır kelimesinin anlamı evet olarak mı değişti de haberimiz yok!)

-Başbakan Erdoğan, Yahudi kuruluşlar tarafından verilen

Musevi nişanı ve üstün cesaret ödülünü iade etmemesi bir tutarsızlık göstergesi

midir

-Hayır. Başbakan Erdoğan a tevdi edilen ödül Kasım

2003 te İstanbul da yabancı bir banka şubesine ve Musevi vatandaşlarımızın

ibadetlerini yerine getirdiği iki sinagoga yapılan terör saldırılardan kısa bir

süre sonra, Ocak 2004 tarihinde ülkemizin demokratik değerlere bağlılığı ve

teröre karşı cesur mücadelesi nedeniyle verilmiştir. Bu tartışmayı, esası itibariyle

ülkemizin ve Başbakanımızın ilkeli duruşunun bir teyidi olarak görüyoruz. Bu

ödüller, Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir mahiyette olduğu dönemde arz

edilmiştir.

(İsrail in kökü teröre dayanıyor. Kuruluşundan önce ve

sonra hep terörist metotlara dayanmıştır. Ocak 2004 tarihinde yunmuş yıkanmış

bir İsrail mi vardı da ilişkilerimiz farklı bir mahiyet arzetmiş ve bu ödülü

almıştınız Terör ile mücadele konusundaki cesareti dolayısıyla Sayın

Başbakan a tevdi edilmiş diyorsunuz. Bu terör dedikleri ülkemizi kemiren terör

mü, yoksa ülkelerini kurtarmayı amaçlayan dışardaki Müslümanların mücadelesi

mi Ya da ezik ezik ezilen Filistinli Müslümanlar mı Neden çarpıtıyorsunuz O

ödülü alırken ne sözler verdiniz Ne sözler aldınız Gördünüz ki sizi kandırmışlar,

neden geri vermek gibi bir yolu seçmiyorsunuz ) 

Şimdi iktidarın İsrail e destek verdiği iddiaları çürümüş

mü oldu

Çocuk mu kandırıyorsunuz  

KURT VE SÜRÜ

Kurtların ortağı,

Sürücüsü ise sürünün;

Siz o sürüdekiler,

Sürüm sürüm sürünün!