Bu yazımızın bu başlık altındaki önceki yazılarla birlikte okunması tavsiye olunur…

Bu tavsiyelerin elbette bizce çok önemli sebepleri var, detaylar da önceki yazılarda…

İstifade edilmesi dileğimizle dördüncü yazımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Yazılarımızın, hatırlatmalarımızın ve önerilerimizin dikkate alınması dileklerimizle…

“Başbakan Erbakan Hükümeti örnek alınıp taklit edilmeli” başlıklı bundan önceki son iki yazıyı yazmama tam elli yıllık yakın arkadaşımın söyledikleri vesile oldu demiştim... Önceki yazımda bu yakın arkadaşımın Sabri Tekir olduğunu hatırlattım ve en sonunda şunu yazdım: “Prof. Dr. Sabri Tekir, Cumhuriyet tarihimizin en başarılı uygulamalarını yapan Türkiye Cumhuriyeti 54’üncü Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hükümeti örnek uygulamalarındaki maliye çözümlerinin baş mimarlarından biridir…”

Prof. Dr. Sabri Tekir’in ülkemizdeki son durum ile ilgili değerlendirme ve önerilerini önceki yazımın en sonunda sözünü ettiğim Millî Gazete haberinden okuyalım…

Millî Gazete’de 04 Ağustos 2023 tarihinde yayımlanan “Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir: Bu yıl, ‘belirsizlikler yılı’ olacak” başlıklı önemli bir haber yayımlandı…

Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Sabri Tekir, düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gündemi değerlendiren Tekir, “Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. yüzyıl ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Ancak seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Sabri Tekir, İzmir’de bir basın açıklaması düzenleyerek gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasında medya mensuplarına hitap eden Sabri Tekir, ardı arkası kesilmeyen zamları işaret ederek ekonomideki sorunları dile getirdi. Fahiş fiyat artışları ve enflasyon sorununa da değinen Sabri Tekir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) tatil edilmesine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

“ŞUNA ZAM, BUNA ZAM, ONA ZAM”

Pof. Dr. Sabri Tekir, zam kavramının milletin üzerine çökmüş bir ‘karabasan’ haline geldiğinin altını çizerek, “Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. yüzyıl ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Ancak seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Bu yıl, ‘zam yılı’, ‘vergi yılı’ ve ‘enflasyon yılı’, en önemlisi ‘belirsizlikler yılı’ olacak. Milletimizin zihnine öyle kazınmış olacak. Başta ekmek olmak üzere temel gıda maddelerine gelen zamlar; enerji ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlar; taksi ve dolmuş gibi tüm ulaşım hizmetlerine gelen zamlar; şuna zam, buna zam, ona zam. Önündeki kelime değişiyor, ardından gelen zam kelimesi ise hiç değişmiyor” ifadelerini kullandı.

“TOPLAM 4 TRİLYON 270 MİLYAR LİRA VERGİ ÖDEYECEĞİZ”

Ekonomideki kötü gidişatın sebeplerine işaret eden Prof. Dr. Sabri Tekir, “Bu kadar zam, bu kadar vergi artışı neden yapılıyor diye dönüp baktığımızda karşımıza görev zararları çıkıyor; kur korumalı mevduat gibi ucube bir uygulama çıkıyor; garanti verilen köprüler, yollar ve hastaneler çıkıyor; makam harcamaları, bol keseden dağıtılan seçim vaatleri ve israf çıkıyor. Daha da önemlisi kamu malı ve kamu parası harcamalarında duyarlılık ve sorumluluk noksanlığı çıkıyor karşımıza. Kamuda tasarruf olmadan ne vergi yükü azalır ne de zamların arkası kesilir. Ekonomik ve mali olaylara çarpık bir bakış açısı, ya vergi veya zam dalgaları ile sonuçlanır. Getirilen ek bütçe ve ek vergilerle birlikte millet olarak bu yıl; dakikada 8,2 milyon lira, saatte 494 milyon lira, günde 11,8 milyar lira, ayda 355,8 milyar lira, toplam 4 trilyon 270 milyar lira vergi ödeyeceğiz. Ödeyeceğimiz bu vergiler, iktidarın ısrarla sürdürdüğü işte bu yanlış ekonomi politikalarının ve savurgan harcamalarının bedelidir” şeklinde konuştu.

Haber, “MECLİS TATİL EDİLMEMELİYDİ” ara başlıkla sona eriyor… Prof. Dr. Sabri Tekir, TBMM’nin açık kalıp çalışması gerektiğine dair tüm ısrarlara rağmen tatil edildiğini hatırlatarak şöyle demiş: “Milletimizin problemlerini ve bunlara dair çözüm tekliflerimizi dile getirmeye devam ediyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz...”