Yazılarım da, çoğu zaman bankaların mağdur ettiklerini dile getirdim. Hükümet bazı önlemler almasına ve “tüketici yasası” çıkmasına rağmen, vadesiz hesap açtırdığınız da, sizden;” altı ayda bir hesap işletim ücreti alacaklarını, fakat fatura talimatı verirseniz, hesap işletim ücreti almayacaklarını” söylüyorlar. Bundan şunu anlıyorum, alıp almamak ellerinde olan bir durumdur. Yasal bir zorunluluk değildir. Hesap işletim ücreti yasanın emrettiği bir durum olsaydı, bunu mecburen almak durumunda kalacaklardı. Tüketiciler sürekli bu hesap işletim ücretini hakem heyetine götürmelerine ve kazanmalarına rağmen, ne hikmetse bankalar bu ücretten vazgeçmiyorlar. Bunun nedeni, hükümetten bir yaptırımın gelmemesi olabilir mi Tüketici yasasının Temel ilkeler başlığı altında bulunan 3. maddesine göre;

“Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” Denilmektedir.

KANUN TANIMAZLIK GÜCÜNÜ NEREDEN ALIYORLAR

Buna rağmen bankalar kanun tanımazlık gücünü nereden alıyorlar Böyle bir yasa yokmuş gibi hareket etmektedirler. Mesele yasa çıkarmak meselesi değildir. Eğer yasayı, devlet ilgili kurumlarıyla uygulayamıyorsa, o yasa yok hükmündedir. Asıl olan kanunun uygulanmasıdır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankalar üzerindeki yaptırım gücünde problem olsa gerek. Bu kurum bankalara sözünü geçirebilmiş olsaydı, tüketici bankalarla sorun yaşamayacaktı. Bankalar BDDK’nın emirlerine uymadığı gibi, tüketici yasasına da uymamaktadırlar. Habersiz sigorta yapmak, durağan hesaplardan para çekmek, fazladan masraf almak, finansal durum bilgilendirmesinden fahiş ücretler kesmek gibi uygulamalar devam etmektedir. BDDK; tüketicinin şikâyetlerine de çözüm bulamamaktadır. Vatandaşın bu konu da mağduriyet yaşamaktadır. Hükümet bir an önce bu konu da önlem almalıdır. Önlem almadığı takdirde birçok intiharlar yaşanacaktır. Ümit ediyorum ki; hükümet Cumhurbaşkanlığı seçiminin rehavetine kapılmayıp, bir an önce önlem alır

GIDA TERÖRİSTLERİ

Halkın sağlığıyla oynayan, Allah’tan korkmaz kuldan utanmazlar, yapılan bütün denetlemelere rağmen, hâlâ bildiklerini okumaktadırlar. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker; yapılan denetimleri ardında ceza verilen bazı firmaların aynı ürünleri yeni etiket yapıştırarak piyasaya sürdüklerinden yakındı. Firma ceza almasına rağmen, hâlâ korkmadan aynı oyunu oynayabilme cesaretini gösterebilmektedir. Halkın sağlığıyla oynayanlara, para cezası değil hapis cezası verilmesi gerekmektedir. “Parayı öderim, yine bildiğimi yaparım” düşüncesiyle hareket ettikleri sürece bu gıda teröristlerin önüne geçilemeyecektir. Halkımız bu konuda da bilinçli olmak durumundadır. Bilinçsizce hareket ettiğimiz sürece, bu gıda teröristlerinin sayısı her gecen gün artacaktır. Çünkü gıdada hile yapmak, kolay yoldan para kazanmanın en basit yollarından biridir. Tüketici olarak bizler bilinçlenirsek, bu sahtekârlar mallarını satamayacaklarından, mecburiyet karşısında üretim yapamayacaklardır. Ya da namuslu bir çalışma alanına geçeceklerdir. Her şey bizde bitmektedir. Devlet tek başına bu mücadele de yeterli olmayacaktır. Tüketiciyi koruyan yasa çıkmıştır. Haklarımızı bilmemiz acısından mutlaka herkesin bu yasayı okuması ve incelemesi gerekmektedir. Ucuz diye aldığımız ürün, bize pahalıya mal olabilir. Bir ürünün ucuzunu ya da pahalısını değil, sağlıklısını almalıyız. Sağlık kısmı; alırken dikkat edeceğimiz en hayati mesele. İlgili bakanlıklardan onayından tutun son kullanma tarihine kadar inceleyip almalıyız. Bilmediğimiz, tanımadığımız ürünü almamalıyız. Tasarruf edeyim derken belki hayatımızın en pahalı kazığını yemiş olabiliriz.