"Allah sizi (bildiği halde) ne yapacağınızı görmek için dünyayı tatlı, taze, yeşil ve çekici kıldı, sizi de o dünyanın yöneticisi yaptı. Dünya ve kadın konusunda dikkatli olun"  onları haklı (hukuka) uygun yolardan elde eden için onlarda bereket vardır. (Müslim, Zikir, bab 99, hadis 2742, İbni Hıbban Sahih 10/370 hadis 4312)

Dünyanın insanlar için yaratıldığını Rabbimiz, Bakara süresinin 29 uncu ayetinde haber verir. Ancak bu dünyada bir tek çekirdek bile hukuka uygun olmadan elde edilmeyecektir.

 Mülk Allah ın olduğuna göre o mülkü elde etme kurallarını da o koyar.

Kadınlar ve erkekler dünyanın ve karşı cinsin cazibesine kapılıp da kanunsuz yollardan elde etmeye çalışırlarsa sinek gibi balda boğulurlar.

Sinek, bir tabak balı görür veya kokusunu alır, ona doğru uçarmış. Önce tabağın kenarına konarmış. Öyle "Cum" diye balın içine dalmazmış. Önce hortumunu uzatırken ayaklarıyla da tabağın kenarına iyice tutunurmuş. Balın tadını aldıkça kendinden geçer, ayaklarının bağı çözülmeye başlar ve balın tadına vardıkça kendisi de batmaya başlarmış ama battığının farkına varamazmış. Varsa bile "Ben bu kadar arkamla arabamı dağdan aşırırım, bu bal tabağında mı boğulacağım" dermiş.

Bir tıp öğrencisi, hem uyuşturucu kullandı, hem de uyuşturucunun zararlarını yazdı. Kitabın yazımı bitti ve kendisi de genç yaşta aldığı son uyuşturucuyla ahirete göçtü. Uyuşturucunun cazibesi zararlarından daha baskın geliyordu.

Bal tabağında bir sinek boğulmak üzere iken bal tasının kenarına konup balı hortumlayan diğer sinekler, boğulmakta olandan ibret almazlar.

Uyuşturucu kullanırken ölen kızın arkadaşları hem kitabı okurlar hem de duman altı olmaya devam ederler.

"Enerji hortumu" "Hasat hortumu",  "Balina hortumu", "Bufola hortumu",  "Beyaz enerji hortumu",  "Sağlık hortumu",  "Hazine hortumu",  "Banka hortumu",  "Eğitim hortumu"uyla bir kısım sinekler yakalanırken binlercesi aynı gün ve saatte tabağın bir başka tarafından hortumlamaya devam eder.

Eski mafya babaları yaşlanınca dinlenmeleri ve konuşmamaları için hapishanelere alınırken yepyeni, acar, iki dil bilen, yüreğinde ahiret korkusu olmayan, bileği titremeyenler devreye sokulurlar.

Onun içindir ki bu yolsuzluk tutuklamalarından memnun olduğumu yazmadım, yazanlara kulak vermedim. Köşe yazarının biri banka hortumlayandan bir milyon dolar almış haberleri manşetlerden verilirken, köşe yazarları yazılar yazarken, bir başka bankayı hortumladığı ileri sürülen birinden, birçok yazarın maaş aldığı haberi ortalığa yayılıveriyor.

"Batık bankalardan maaş alan yazarların isimleri açıklansın" diye manşetler atıldığı gün bazı gazeteler, devletten kredi adı altında veya reklam adı altında yevmiyesini almaya devam ediyorlar. Yazık, o köşe yazarları aylık alıyorlarmış, bunlar ise günlük alıyorlar.

Alın teriyle kazanılan parayla satın alınan bir elma ile tüyü bitmemiş yetim hakkıyla satın alınmış bir elma, kimyagerin gözünde aynıdır. Ama bir Müslüman a göre aynı değildir. İnkarcı insan materyalist bir gözle baktığı için ikisi de onun ağzına tat verir.

Rabbimiz  "Zariyat" süresinde ahirete inanmayanların kötü sonunu, İman edenlerin Cennetlik olduklarını, Lut aleyhisselama iman etmeyenlerin, Hud ve Salih aleyhisselamlara ima etmeyenlerin bu dünyada başlayan cezalarını haber verdikten sonra 50-51 inci ayetlerde Allah ın koyduğu kurallara göre hareket etmemizi ve Allah tan başkasını ilah olarak tanımamamızı emreder. Gelin biz emre uyalım.