Bir garip dünyada yaşamaya mecbur edildik. Düşmanların

dost postuna büründüğü, dostların ise kendilerini belli etmemek için çabaladığı

bir dünyada sadece insanlar değil ülkeler de dostsuz tek başlarına yaşamak

zorundalar. İlişkiler çıkara odaklanınca ister istemez çevremiz dost görünümlü

düşmanlarla çevreleniyor. İçi ile dışı farklı olduğu içinde ilişkiler de

genellikle dışa göre dostluklar(!) şekilleniyor. Bu da sıkça yanılmalara sebep

oluyor. Bazen öyle oluyor ki dost ve müttefiklerimizin(!) gerçek yüzü ortaya

çıkmasına rağmen yine karşılıklı dost ve müttefik söylemleri sürüp gidiyor.

Elbette böyle bir değerlendirmenin samimi olmadığı, sadece karşılıklı

kandırmacaya yönelik olduğu ortada. Buna rağmen bazen sadece insanlar değil

devletler de bu kandırmacaya bile bile inanmayı tercih edebiliyorlar.

Ankara da meydana gelen kanlı terör olayının ardından

Rusya ve AB ülkeleri yalandan da olsa üzüntülerini ifade ederken ABD nin

ısrarla YPG yi kollaması bu ülkenin ikiyüzlülüğünü hiçbir soruya meydan

bırakmayacak şekilde açığa çıkardı. Bu bakımdan başlığa, Ayıdan post, ABD den

dost olmaz cümlesini aldım. Bu cümlenin aslı halk arasında, Ayıdan post gâvurdan

dost olmaz şeklindedir. Doğrusu da budur. Ayrıca uluslararası ilişkilerde

sürekli dostluklar ile sürekli düşmanlıkların olmayacağı sıkça tekrarlanır.

Ancak, yıllar yılı dost olarak kabul edilen ülkelerin gerçekte düşmanlar olduğu

düşünüldüğünde aslında Haçlıların İslam dünyası söz konusu olduğunda

dostluklarının göstermelik olduğu, içlerinde giderilmesi mümkün olmayan bir

düşmanlığı gizledikleri artık biliniyor. Zaten bu ikiyüzlülük tarih boyunda

sıkça tekrarlandığı için atalarımız, Ayıdan post, gâvurdan dost olmaz

demişler.

Son terör saldırısının ardından Batılı ülkelerin

yaptıkları açıklamalar ve özellikle de ABD ile ilgili olanlardan medyaya

yansıyan birkaç örneğini aktardığımızda sanıyorum ne demek istediğimiz daha iyi

anlaşılacaktır.

Türkiye yi dost olarak gördüğünü her fırsatta dile

getiren tüm ülkeler gibi ABD de, Ankara yı kana bulayan terör örgütü konusunda

ikili oynamaya devam ediyor.

 Beyaz Saray

Sözcüsü Price ile Savunma Bakanı Carter saldırıyı kınadı. Dışişleri Sözcüsü

Mark Toner ise ABD, YPG ile PKK arasında bir bağ görmüyor dedi.

 Olay bir başka

gazetede ise, ABD YPG sini arıyor başlığı altında şu değerlendirme altında

yer alıyordu:

ABD Dışişleri Bakanlığı ndan YPG ile ilgili bilmece gibi

bir açıklama geldi. Sözcü Mark Toner, Azez i kuşatınca Türkiye nin top atışına

tuttuğu grupların, YPG içinde ABD nin desteklemediği gruplar olduğunu ileri

sürdü. Türkiye ile PYD konusunda farklı düşünüyoruz dedi.

Tüm bu gelişmelere rağmen yetkililerin ısrarla terörün

arkasındaki örgütü, Dostlarımız görsün ya da, Dostlarımız anlamıştır

şeklinde değerlendirmeler yapmaları, her şeye rağmen dost bildiklerimizi dost

olarak görmeyi sürdürdüğümüz anlamına gelen açıklamalar yapmaları eğer bir

diplomatik nezaketten ibaret değilse yanılgımızın sürdüğü anlamına gelecektir.

Yılana aynı delikten bir kez sokulmanın izahı olabilir

ama bu iş sıkça tekrarlıyorsa o zaman dostlarımızı gözden geçirmemiz, gerekirse

bazı dost dediğimiz ülkelerin üzerinin çizilmesi gerekir. Bu durum elbette

sadece ülkemizle de ilgili değil. İslam dünyasının yeni bir değerlendirme

yapması, Haçlılara karşı kuvvetli olabilmek için İslam Birliği ni hayata

geçirmek üzere harekete geçmeleri gerekiyor. Sömürüden ve aldatılmaktan

kurtuluşun başka bir yolu yok.