Avazım çıktığı kadar susacağım
Çünkü sessizliğimin içinde dünyanın tüm kelimeleri
barınıyor!
Film izler gibi izliyorum memleketimde olup bitenleri. Haberleri
nasıl dizi, dizileri nasıl haber gibi izlediğimizi. Gittikçe şizofrenleşen
gençlerimizi ve özgüven bunalımı yaşayan kalabalıkları. Üzülüyorum haliyle.
Sahte tebessümlerin arasında, timsah gözyaşlarının gölgesinde, yalanların
sıcağında, kalleşliğin kucağında daha ne kadar sürecek bu sürgün merak
içindeyim!
Mevcut iktidar Ortadoğu da umut rüzgarı olup esiyormuş.
Ben söylemiyorum. Kendi ifadeleri. Evet abiler. Bir rüzgâr estirdiğiniz
doğrudur. Mısır da kasırga olan, Gazze ye bomba olup yağan, Aksa ya kanlı
postalları sokan, Doğu Türkistan da başörtüsü ve namazı yasaklatan, Irak ta ve
Suriye de ağıtları hortumunda yutan bir rüzgar estirdiniz. Bir yalanı sürekli
tekrarlarsanız inanırmışsınız. Haliniz bu. Klinik yani. Bana kalırsa ihtiyaç
duyduğunuz şey sizi sürekli alkışlayacak, sırtınızı sıvazlayacak,
kandırabileceğiniz kitlelerden çok profesyonel bir destektir. Esmesin artık o
rüzgârınız. Kıpırdamayın Allah aşkına. Övündüğünüz o rüzgâr kan kokusu taşıyor
gittiği her yere. Gözyaşı taşıyor, acı taşıyor, ah taşıyor. Mazlumların
çığlıkları şakşakçılarınızın alkışlarının gürültüsünde eriyor sanmayın. Bu
ahlar salonlarda ritüel olarak salınmıyor. Katında emanetlerin zayi olmadığı
makamda birikiyor. Abiler! Orada biriken bu çığlıklar sizi boğmaya yeter!
Sizin hırslarınızdan, yalanlarınızdan, makamlarınızdan
daha kıymetlidir vicdan! Onu kaybederseniz eğer geriye cesetten başka ne kalır
ki Bana kızıyorsunuz değil mi Bu kadar da değildir değil mi Gazze, Suriye,
Doğu Türkistan, Arakan da olanların iktidarla ne alakası olur ki Mısır da yeni
idama mahkûm edilen 189 adam ın kalemini bunlar mı kırdı Namazı bunlar mı
yasakladı Siz de haklısınız. Siz zaten hep haklısınız. Bozacı ve şıracı olarak
birbirinize ne de güzel yakışmışsınız. Zalim batı bloğunun karşısında dik
durabilecek tek oluşumu gidip BM ye gözlemci sıfatıyla yamarsanız, bebek
katillerine Davos ta ayar verip, Fransa daki haçlı ağıtına ayar verdiklerinizle
aynı safta yürür, beraber ses katarsanız, amentünüzü unutup hassasiyetlerinizi
reel politik le değiştirirseniz Evet, siz kırmazsınız kalemi. Siz koymazsınız
kanunları. Siz sıkmazsınız kurşunu. Sizin imkânlarınızı kullanırlar ama sizin
uçaklarınız yapmaz sortiyi. Doğru!
Ama abiler siz daha da kötü bir şey yaptınız. Zalime
cesaret verdiniz!
Yoksa aldığınız o cesaret madalyası sizin gösterdiğiniz
cesaret için değil, zalimlere verdiğiniz cesaret için miydi Zalime cesaret
vermek için çaldıysanız mazlumun umudunu Neyse ben cümleyi bitirmeden sizin
kulağınıza Türkçe ezan okunacak nasılsa duyamayacaksınız. Ama gün gelecek.
Yaptıklarınız kadar yapmadıklarınız da, söyledikleriniz kadar yuttuklarınız da,
kulak tıkadıklarınız, gözlerinizi yumduklarınız, vurdum duymadıklarınızda gelip
bulacak sizi. Saklanamayacaksınız!
zzzzz
Aşk. Yıprattığımız, kirlettiğimiz, terminolojisini
bozduğumuz bir kavram haline geldi. Oysaki bir eylemdi. Dünya zamanındaki
buluşmaların sonsuz buluşmaya tercih edilmesiydi. Kitabı, dili yoktu. Çünkü
gerekçesi yoktu. Aşk ı anlatıyorum diye yıllarca bize âşıkları anlattılar aslında.
Özne değildi aşk. Tümlece mahkûmdu hep. Aşkın olanı özletmesini ummaktı
gerçekte. Çok su götürdü onunla alakalı söylenenler yazılanlar, çizilenler.
Uğraş verdiğiniz her halin bir mahsulü olur. Mahsulü ahlaksız ilişkiler,
kürtaj, eliza testleri, çöpe atılan çocuklar olmaz, olamaz. Böyle bir sonun
suçu AŞK a atılamaz. Bu yüzden AŞK ne ahlaksızlıkla anılmayı hak ediyor, ne de
üç günlük zevkler için pazara çıkarılmayı. Bu yüzden yeni bir seferberlik
başlatmak lazım. AŞK ı öncelikle 14 Şubat maymunlarının ve şallı ablaların ve
ergen gençlerin ve cafede çaya methiyeler düzenlerin ve kendini şair yazar
zannedenlerin ve entellerin ve aydınlık adına karabasan kuşananların elinden
bir önce kurtarmak lazım!
İnanmak ve inandığını yaşamak büyük bir nimettir. Nefesi
kıymetlendirir, ömrü bereketlendirir. Ömrü taçlandırmanın en önemli kısmı ise
finalidir. Cennet gelip kapını çalsın diliyorsan, bu özlemle tüketmelisin
zamanı. Hal böyle olunca şehadet gelir Amerika da bile olsan gelip öper
alnından
Tüm dünyanın ve dahi ülkemizde charli maymunu olanların
yüz çevirdiği bir hadise yaşandı Amerika da. Toplanmadı abiler bu gençler için,
girmediler kol kola. Diğer mazlumların listesine kaydedildi isimleri. Duymadık
belki şimdi. Ertesi gün unuttuk belki çıkarılınca haber bültenlerinden
resimleri. Ama yarın toplanınca herkes bir araya, düşünce herkes kendi
derdine binlerce şehidle beraber tanıyacağız onları. Hallerine gıpta ediyor
olacağız zira!!
Kalbinizin sahibine emanet olun efendim..
Eyvallah!!!