İktidara yönelik “suçlamalar” ve de “çağrılar” sadece iktidara muhalif olanlardan gelmiyor!
Artık yandaşlar yakınıyor!
Hâl böyle olunca demek ki diyoruz bıçak kemiğe dayanmış! Yandaşlar bile iktidarın hâl ve gidişatından böyle yakınmaya başlamışlarsa ülke yönetiminde olanların başlarını iki elleri arasına alıp iyiden iyiye bir muhasebe yapmaları gerekmez mi?
Ülkemiz yaklaşık iki aydır iktidara yönelik suçlamalar ile çalkalanıp duruyor!
İktidar sözcüleri tarafından suç örgütü lideri diye takdim edilen bir isim yaptığı açıklamalar ile gündemin ilk sıralarında yer almayı sürdürüyor.
Yapılan açıklamalar, ileri sürülen iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Suçlamalar alıp başını gidiyor ama suçlanan isimlerden çıt çıkmıyor!
Sanki “başlarını kuma gömmüş” gibi bir haldeler.
Onların bu hali sadece muhalifleri değil yandaşları da çileden çıkarıyor olmalı ki adamlar yaptıkları açıklamalar ile yaklaşmakta olan büyük tehlikeye dikkat çekmeye çalışıyorlar.
Durumun fecaatini açıklayabilmek için “daha hiçbir şey anlatılmadı” diye lafa giriyorlar.
Suç örgütü lideri diye tanıtılan kişi tarafından yapılan açıklamaların “buzdağının görünen kısmı” olduğunu sözlerine ekliyorlar. “Bildiğim şeyler var” demek suretiyle de yakın çevrelerini uyandırmaya çabalıyorlar.
Kendilerine yönelik bir takım çalışmalardan söz ederek sosyal medya hesaplarına, “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz” notunu düşüyorlar.
Yandaşlar yakın çevrelerini böyle ikaz ederken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da partili belediye başkanlarını uyarıyor.
İhalelerin şeffaflaştırılmasını istiyor.
Belli ki kulağa gelen bazı duyumlar var.
Belli ki buruna gelen bazı kokular var.
Bu tür şaibeli işlerin alıp başını gitmemesi ve insanların töhmet altında kalmamaları için ihalelerin şeffaf yapılması isteniyor.
Hatta şeffaflıkla da yetinilmeyip canlı yayınlanması talep ediliyor.
Evet, iktidar cenahında sular bir türlü durulmuyor.
“Sakın birbirinizin aleyhinde konuşmayın” uyarısına rağmen birbirlerinin kuyusunu kazma faaliyetleri tam gaz devam ediyor. İktidarı zor günlerin beklediğini söylemek kehanet olmasa gerek!