Kendilik temsilimizin yer aldığı zengin bir alandır iç dünyamız… Yaşanmışlıkların yedeğini taşıyan arka bahçemiz, kişisel tarihimizdir... Şehrin stres, kargaşa ve keşmekeşlerinden bunaldığımız anlarda arka bahçeye geçer ve kısa bir seyahat yaparız…

Her şey tanıdıktır burada, olaylar, simalar, araçlar, kırgınlıklar, içimizi aydınlatan ifadeler, dualar ve gerçekleşmemiş hayaller bu zengin şehrin tuğlalarıdır ve dokunduğumuz her şeyde hayatımıza ait bir parçaya mutlaka rastlarız.

Bireysel tarihinizin kaydını tutan bir alandır arka bahçe. İnsanın üç mevsimi burada açar; çocukluk, gençlik ve yaşlılık… Ve içeri girdiğinizde ilk evvela çocukluğunuzun sokaklarına açılır sonra gençliğin sınır tanımayan taşkınlıklarına ulaşırsınız. Sokaklar birbirine o kadar yakındır ki her şey birbiriyle ilişkili, her şey birbiri ile akrabadır.

İç dünyanızda yolculuğa çıkmışsanız, yolun sonuna kadar ulaşmayı hayal edersiniz ancak bu hiçbir zaman mümkün olmaz yolculuğun en heyecanlı noktasında takılıp kalırsınız. Şahsen bu yargıyı kırıp bu akşam çıktığım bu yolculuğu tamamlayabileceğimi düşünmüştüm ancak olmadı, çocukluğumun papatya tarlalarına açılan kavşağında tutunup kaldım ve ne bir adım ileri gidebildim ne de geriye dönebildim. Papatyalar tabiatın kucağına resmedilmiş bir tablo, gizemli, derin ve temiz… Ve hayallerim on yaşında bir kız çocuğunun papatyalardan ördüğü kolyesinde asılı kaldı.

Dün gibi hatırlarım… Bir bahar mevsiminde ekin tarlalarının kıyısından topladığım papatyaları ipe dizip kendime üç katmandan oluşan bir kolye yapmış ve etrafa hoş kokular saçan yeni kolyemi göstermek için kuzenlerime koşmuştum. O gün bütün iltifatları toplamış ve oyunun en gözde üyesi olmuştum.

Bilirsiniz kapitalist sistemin ulaşamadığı kırsalda insanlar doğallığa, emeğe ve kirlenmemiş değerlere kıymet verir, ilişkilerini bu minval üzere sürdürürler. Toprağın, havanın ve suyun hikmetini okuyabilen insanlar için bir çocuğun papatyalardan ördüğü kolye özeldir ve önemlidir.

Peki, kirlenmemiş toprakların büyüttüğü kır papatyalarını materyalist sistemin hangi değeri ile ölçebilirsiniz? Bir çocuğun papatyalardan oluşan kolyesini ne ile eşitleyebilirsiniz, ne ile kıyaslayabilirsiniz?

Kırsalda yaşayan bir kadının çocuğu için ağaç kabuklarını yontarak yaptığı bilekliğe nasıl bir değer biçebilirsiniz?

Eğer tasavvurlarınızdaki süs araçları kilit vurulmuş kutularda saklanan servet değerindeki mücevherler ise o çocuğun boynunda taşıdığı papatyaların anlam ve değerini anlayamazsınız bu mümkün değil…

Dün gibi hatırlarım… O gün papatyalardan oluşturduğum kolyemle epey ilgi çekmiş ve yaşıtım olan üç kuzenimle birlikte yeni bir oyun kurmuştuk. Taş parçalarından küçük evler inşa etmiş, ağaç dallarından oluşturduğumuz bebeklere yeni roller vermiş ve geç vakte kadar oynamıştık. Akşam vakti eve dönerken boynumdaki kolyeyi çıkarıp dağların doruklarından süzülerek gelen su arkına bırakmış ve eve dönmüştüm.

Kitapların olmadığı kırsal alanda çocuklar gelişimleri için gerekli olabilecek objeleri tabiattan elde eder ve oyunlarını sevgi üzerine kurarlar. Çocuklar pahalı oyuncaklara, rengârenk park alanlarına, tatil imkânlarına sahip değillerdir belki ama ihtiyaçları olan her şeyi kendi çabaları ile üretir ve mahrumiyet yaşamazlar.