Ülke ekonomisini yönetenler bir türlü üstesinden gelemedikleri “hayat pahalılığının” sorumlusunu nihayet buldular!
Meğer çözüme kavuşturamadıkları “hayat pahalılığı” sorunu “yüksek kiralar” yüzünden yaşanıyormuş!
Demek ki “yüksek kiralar” olmasa insanlar güllük gülistanlık bir ortamda yaşayacaklarmış!
Yani çarşı-pazardaki fiyatları önemsemiyorlar!
Yani marketlerdeki etiketleri hesaba katmıyorlar!
Hele yüksek faiz politikasının hiç günahı yokmuş!
Evet, ülke ekonomisini yönetenlerin “hayat pahalılığı” sorununa bakış açıları işte böyle!
Yüksek kiraları suçlu ilan edip işin içinden sıyrılıveriyorlar.
Peki, “yüksek kiralar” sorununu halletmek için bir girişimleri var mı?
Olmaz olur mu, var tabii!
“Yüksek kiraların” ülke ekonomisi üzerinde yaptığı tahribatın önüne geçebilmek için sosyal konutlar yapmayı düşünüyorlarmış.
Bu ne demek?
Bu kuşkusuz “çalıları diktik” demek!
Çalılar dikildi, büyüyünce yanlarından geçen koyun sürülerinin yünleri bunlara takılacak.
Onlar da bu yünleri toplayıp eğirecekler.
Sonra eğirdikleri iplerden çorap, yelek, kazak, hırka örüp sırtlarına giyecekler!
Sosyal konut projesi böyle uzun vadeli bir iş!
Yine yıllar sonrasına randevu veriyorlar.
Zaten bu durumu saklamıyorlar!
Aldıkları önlemler sayesinde üç yıl sonra ancak 2019 şartlarına dönebileceklerini itiraf ediyorlar.
Üç yıl sonra yani 2028’de 2019 şartlarına dönme umudu ile yanıp tutuşan bir anlayışla karşı karşıyayız.
Üç yıl sonra hayalini kurdukları sosyal konutlar imdatlarına yetişir mi bilemiyoruz!
Vatandaşlara “dişinizi sıkın” diyorlar.
Vatandaşlar ise ağızlarında sıkacak diş kalmadığını söylüyor!
Ülke ekonomisi maalesef bakış açıları böyle olan isimlere emanet edilmiş bulunuyor.
Sorumluluğu hiç kendilerinde aramıyorlar.
Aldıkları önlemlere toz kondurtmuyorlar.
Çeyrek asıdır hep benzer sözler duyuyoruz.
Ancak bir türlü rahat nefes alamıyoruz.
Çünkü sorunlara bakış açışları çok tartışılacak cinsten.