Anlayamadığım Şeyler
Yeni bir arkadaş ortamına giriyor ve tanışma faslına geçiyorsunuz. Karşılıklı konuşuyor, benzerliklerinizi ve farklılıklarınızı ayrıştırıyorsunuz. O sırada kendinize yakın hissettiğiniz bir hanım kardeşinizle sohbete dalıyorsunuz. Söz sözü açıyor ve yaşını soruyorsunuz. Bayan yüzünüze manalı bir ifade ile bakıyor ve sizce kaç gösteriyorum Diye soruyor. Belli ki, yaşlandığını ve artık ölümün yaklaştığını hissediyor. Belli ki, daha genç ve daha ince görünmenin tek geçerli akçe olduğuna hiç tereddüt etmeden inanmış. Ve sizden kimlikteki yaşından daha küçük bir rakam söylemenizi bekliyor. Karşınızdaki kişinin bu beklentisini bildiğiniz halde, ya gerçeği yansıtmayan bir rakam söyleyip geçiştiriyorsunuz ya da tasvip etmese de gerçek yaşını deyiveriyorsunuz. Yani hanım kardeşinizin sizden ne beklediğini bildiğiniz halde ikinci şıkı seçiyorsunuz. Fakat bu onun hiç hoşuna gitmiyor. Çünkü olduğundan on yaş daha genç görünmenin kendisini çok daha cazip ve avantajlı kılacağına inanıyor. Zaten böyle bir beklenti içinde olmasaydı, yaşını sorduğunuzda bunu kendisi söyler ve sizden sürpriz bir rakam beklemezdi.
Bir arkadaş toplantısına katılıyorsunuz. Uzun süredir görmediğiniz dostlarınızı bir arada görmek içinize huzur katıyor ve bundan büyük mutluluk duyuyorsunuz. Arkadaşlarınızla yirmi yıllık hatıraları geri getiriyor ve buruk bir sevinç yaşıyorsunuz. Tam da o sırada konu dolaşıyor kilolara geliyor. Hanımlardan biri ayağa kalkıyor ve kilo vermiş miyim Diyor, diğeri ben altı aydır yapıyorum sizce kaç kilo vermiş olabilirim diyor. Ve ortam hiç beklemediğiniz bir anda podyuma dönüşüyor. Hanımlar verdikleri kilolardan, bu konuda aldıkları iltifatlardan, hangi diyeti uyguladıklarından söz ediyor ve bir günlük arkadaş ziyaretinizin ardından zihninizde sadece bu fotoğraflar kalıyor.
Çocuğunuzun okul toplantısına katılmak için evinizden çıkıyorsunuz. Çok geçmeden okula geliyor ve sizinle aynı heyecanı paylaşan velilerle birlikte öğretmenin tavsiyelerini dinliyorsunuz. Tam da o sırada yanınızdaki hanım konuşmaya ve düşüncelerini aktarmaya başlıyor. Öğretmen vaktin kısıtlı olduğunu söyleyip konuşmasını sürdürse de, hanımefendi sık sık sözünü kesip okuduğu kitaplardan, çocuk eğitimine dair edindiği bilgilerden, çocuğu mahir şekilde yetiştirdiğinden söz edip dikkatleri üzerine çekmeye çalışıyor. Toplantı bitiminde kadın başını sağa sola çevirip, nasıl susturdum değil mi Sizce beni nasıl buldular kültürlü olduğum belli miydi Diye sormaya başlıyor.
Kişinin kendini değersiz ve yetersiz hissetmesi başlı başına bir sorundur. Fakat bunu onarmanın yolu, insanlara rahatsızlık verecek tavırlar sergileyerek takdir toplama girişiminde bulunmak değildir. Kişi önce duyguları ile yüzleşmeli ve bir insan olarak değerli olduğunun bilincine varmalıdır.