Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Saadet Partisi heyeti, Genel Başkan Mustafa Kamalak ile birlikte 1 Kasım seçim çalışmaları kapsamında 16 Ekim 2015 Cuma günü Diyarbakır’da idi.

DİYARBAKIR Mekke’nin fethinden 9 yıl sonra Hz. Ömer’in (r.a) hilafeti döneminde İYAZ BİN GANEM komutasındaki, İslam ordusu tarafından 639 yılında fethedilmiş bir İslam şehri. Fetih sırasında 41 sahabenin şehid olduğu şehir. DİYARBAKIR’IN manevi kimliği olan ULU CAMİ;  minarelerinde okunan ezanlar ki, ŞAHADETLERİ İSLAM’ın temeli. Cuma namazını kılmak için bu camindeyiz. Vaiz efendiyi dinliyoruz. İslam’ın temel uygulama esaslarını bir kez de ondan dinliyoruz. İslamsız, hiçbir konuyu çözemeyiz. Çözüm ancak İslam’dadır. Ezan okundu, cumanın ilk sünneti kılındı, imam hutbe irat etmek için minbere çıktı ve konuşmasının başında İBRAHİM 13: “Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!” Rableri de onlara: “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz!” diye vahyetti.” Mealindeki ayeti okudu ve konuşmasını bu ayet üzerine bina etti. Kitlelere dini anlatanlar, gerilen toplumu yatıştırıcı, teskin edici bir şekilde anlatmak zorundadırlar. Bu önemli bir görevdir. Konuşmalar, had bildirmek, toplumda var olan gerginliği daha da derinleştirmek sonucunu doğuruyorsa, yapıcı değil, yıkıcı olmaktadır. Üslup çok önemlidir ve herkes üslubuna dikkat etmek zorundadır. Özellikle müftüler, imamlar, siyasetçiler herkesten daha fazla üslubuna dikkat etmelidirler. Sorumluluk taşıyanlar sevgi ve şefkat dilini kullanmalıdırlar. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Cuma Namazı çıkışında yaptığı açıklamada şunları söylüyordu: “Önümüzde bir seçim var. Seçimden çok daha önemli durumlar söz konusu. Bugün hem İslam âlemi hem bütün insanlık bir bunalım içerisindedir. Burada açıkça ifade edelim ki; bütün ehli küffar Müslümanlara karşı birleşmiş durumda. Ne yazık ki Müslümanlar arasında da büyük bir tefrika var. Herkes Müslümanları vuruyor. Biz, bu oyunu bozmak mecburiyetindeyiz… Çünkü hepimizin, ‘LAİLAHA İLLAH’ diyen herkesin RABBİ birdir, PEYGAMBERİ birdir, KİTABI birdir, KIBLESİ birdir, ELHAMDİLLAH bu kadar birlik bize yetmiyor mu İnancımızın etrafında birleşmemiz lazım. Zaman zaman hayıflanıyorum. Acaba Kürtler, Türkler, Araplar, Zazalar ve Acemler olarak, İslam’dan daha sağlıklı, daha birleştirici, daha huzurlu yeni bir din mi keşfettik Haşa…  Bu yöre insanlarının birçok özelliği var ama iki temel özellikleri ön plana çıkıyor. Buradaki insanlar mert ve dindar insanlardır… Bu özelliklerimizden, tarihi ve dini değerlerimizden dolayı biz biriz. Değerli Diyarbakırlı kardeşlerim, ne Türk Kürtsüz yapabilir ne de Kürt Türksüz yapabilir. Çözüm SAADET PARTİSİ ve ADİL DÜZENDEDİR. Bu da bizim ve sizin elinizdedir. 1 Kasım seçimleri bunun için bir fırsattır” Açıklamadan sonra sevgi yürüyüşü yapıldı ve esnaf ziyaret edildi. BÜYÜK BÜTÜNE doğru yol almak için güller dağıtıldı. Bu yürüyüş 27 sahabenin kabrinin bulunduğu Hz. Süleyman Camii’ne kadar devam etti. Burada kardeş kavgasının son bulması Adil Bir Düzenin kurulması için dualar yapıldı. Akşam, ERDEBİL KÖŞKÜNDEYİZ. Saadet lideri Mustafa Kamalak TV 5, 42 KONYA ve bazı yerel televizyonlarda canlı yayınlanan GÜNDEM TÜRKİYE programının konuğu oldu. Yayının DİYARBAKIR’DA tarihi bir mekânda yapılması anlamlıydı. Ertesi sabah STK ve basın mensuplarıyla bir araya gelindi, ülkenin ve bölgenin meseleleri hakkında açıklamalarda bulunuldu.

CİZRE’DEYİZ

Tarih 17 Ekim 2015. Diyarbakır’dan Şırnak- Cizre’ye... Bölgede yaşanan gerginliğin sıkıntısını en fazla hisseden ilçedir Cizre.  132.857 toplam nüfusunun 112.973’ü ilçe merkezinde 19.884’ü köylerde yaşamaktadır. Tufandan sonra Nuh (s.a) ve evlatları tarafından kurulduğu söylenen Cizre; medreseleri, camileri, köprüleri, surları ile adeta canlı bir tarihi gibidir.

Büyük Fizikçi ve makine mühendisi ve mucit İSMAİL EBUL-İZ EL CEZERİ Cizrelidir. Büyük İslam âlimi MUHAMMED SAİD RAMAZAN EL-BUTİ yine Cizrelidir. Nuh (a.s)’un türbesi bu ilçededir. İlçenin en önemli tarihi mekânlarından birisi Kımızı Medrese’dir. Bu medrese Cizre Üniversitesi olarak da ün yapmıştır. Yine Mir Abdal Medresesi, Cizre Ulu Camii ilçenin önemli tarihi mekânlarındandır. Cizre, Dicle Nehrinin kenarında, Suriye sınırına sıfır noktada sayılabilecek önemli bir konumdadır. Mümbit arazilere sahiptir. Yeraltı kaynakları iştahları kabartan zenginliği sahiptir. Mayınlı araziler bu ilçeye mücavirdir. Cizre kısaca böyle bir ilçedir. Hakkâri, Şırnak, Diyarbakır hattı, BOP projesini yürüten ABD, AB ve İSRAİL haçlı ittifakı için önemli bir kırılma ve çözülme hattı olarak tespit edilmiştir. Bunun için yaklaşık kırk yıldır bu bölgede huzursuzluk hâkimdir. Bölgede faaliyet gösteren ABD destekli bütün terör örgütleri, BOP’un gerçekleşmesi için üzerlerine düşen görevi kusursuz yerine getirmektedirler. Cizre, seçilen hedeflerden birisidir ve sürekli hırpalanmaktadır. Çözüm süreci, Cizre için de çözülme süreci olmuş, PKK ilçede büyük yığınaklar yapmıştır. İlçe halkı olanlardan rahatsızdır. 9 günlük sokağa çıkma yasağı kurunun yanında yaşı da etkilemiştir. Kaybolan güvenliği, barış ve huzur ortamını sağlamak zordur, ancak halkı incitmeden, devlet millet kaynaşmasını sağlayarak bunu yapmak gerekir. Daha hassas davranılması arzulanan şeydir. Biz Milli Görüşçüler, Saadet Partililer olarak Cizre’ye, sıkıntılara ortak olmak, çözüme katkıda bulunmak için gittik. Halkla kucaklaştık, toplumun çeşitli kesimleriyle temaslarda bulunduk, STK temsilcileriyle görüştük, sıkıntılı mahalleleri ziyaret ettik, vatandaşları dinledik, gördük ki biz Kürtler, Türkler, Araplar, Zazalar ve Acemler olarak tek bir İSLAM ümmetiyiz. Kiminle görüştüysek, İSLAM tek kurtuluşumuzdur, başka da çare yoktur gerçeğinde birleşiyor. Bundandır ki, bütün Cizre halkı Saadet’i bağrına bastı, sevgiyle karşıladı. Gördük ki biz, Cizreliyiz, Cizreli de biz. Cizrelinin istediği sevgi ve şefkattir, besmeleli eğitimdir, güvenliktir, üretimdir, fıtri haklarını kullanabilmektir, adalettir. Bu da ancak ADİL BİR DÜZEN ile sağlanır. Cizre’ye selam, vesselam.