Milletvekilleri ve bürokratlar arasında, pek kimse farkında olmasa da ilginç bir paralellik vardır;

O da şu:

Milletvekilleri de bürokratlar da “yarınını” düşünür.

Ne demek istedim Şunu:

* Şayet bir milletvekili, partisinin gelecek seçimlerde bir varlık göstereceğine inanmıyorsa ya da kendi yerinin sağlam olmadığına kanaat getiriyorsa içten içe “gıdıklanır”. Çünkü bir milletvekili, içinde bulunduğu günü değil, bir sonraki adımı düşünür. Genelleyerek tüm siyasileri töhmet altında bırakmak da istemem; elbette istisnaları da vardır

* Şayet bir bürokrat, siyasi iktidarın zayıfladığını varsayıyorsa, bir sonraki seçimlerde iktidar olamayacağı kokusunu aldıysa, büyük projelere, yüklü ihalelere, yatırımlara kolay kolay imza atmaz. Hatta, bağlı çalıştığı Bakan’la birlikte fazlaca gözükmemeyi tercih eder. Hele hele o partinin milletvekillerinin telefonlarına hiç çıkmaz.

Bunları durduk yere neden anlattım.

Başkent’ten ilginç istifa haberleri alıyorum.

AKP’nin kuruluşundan bu yana görevde olan bazı üst düzey bürokratlar istifa etmeye başladı.

İstifa eden bir yüksek bürokratı tanıyorum.

Bir gerekçe göstermeden bastı istifayı ve gitti.

Bu istifaların sebebi ne

Bana çok ilginç geldi.

Peki, ya size

 

KÜRDİSTAN’IN LİDERİ KİM OLACAK

Güneydoğu’da neler oluyor

PKK’nın bölgede tasfiyesi ne anlama geliyor

Mahalli seçimler yaklaşırken BDP bölgede eski gücünü muhafaza ediyor mu

Yıllardır konuşulan ‘Barzani’ efsanesi şu an ne durumda

Suriye’den Kuzey Irak’a on binlerce Kürt’ün göçü yukardaki sorularla ne kadar ilişkili

Tüm bu soruları Güneydoğu’yu iyi bilen ve gelişmeleri yakından takip eden bir akademisyen dostumla konuştum.

Anlattıkları sizin de ilginizi çekecek;

* Artık buralarda eskisi gibi “Kuzey Irak” telaffuz edilmiyor, açıktan hemen herkes bölgeye “Kürdistan” diyor. Çünkü bu yıllardır hayaldi, gerçek oldu. Petrolden dolayı para da var. Çulsuz, parasız insanların kümelendiği bir yer değil Kürdistan.

* Buradaki tüm mesele, özetin özeti şu: Kürdistan’ın lideri kim olacak Barzani, “Lider benim!” diyor. PKK ve BDP ise bundan çok rahatsız.

* Barzani bölgenin âdeta Mustafa Sarıgül’ü gibi. Her yere ulaşmaya çalışıyor. Her toplantıda, organizasyonda Barzani’nin eli var. Güneydoğulu çok sayıda öğrenciye burs veriyor Barzani.

* BDP ve PKK’nın rahatsız olmasının sebebi belli. Zira, Barzani Kürdistan Demokrasi Partisi’ni (KDP) Türkiye’de de kurmak için kolları sıvadı. Hatta bana gelen bilgilere göre, 5-6 ilde KDP’nin teşkilatlanma çalışmaları tamam gibi. KDP, Siverek, Silopi ve İdil’de isimler bazında teşkilatlandı.

* Barzani’ye, Güneydoğu’da yakın zamana kadar inanılmaz bir saygı vardı. Fakat son gelişmelerin ardından bu güven sarsıldı. Bir anda büyük bir tepki oluştu. Siyasi çekişme bu tepkinin temel kaynağı.

* Son bir haftadır Suriye’den Kuzey Irak’a göç eden Kürtlere de bu kapsamda bakmakta fayda var. Barzani bu insanlara kucak açtı, ziyaret etti.

CIA, MOSSAD, YAHUDİ YA DA MESUT BARZANİ KİM

Peki, kim bu Mesut Barzani

Çok farklı rivayetler var, Barzani hakkında.

* Barzani ailesi hakkında, Mustafa Kurdaş ve Mustafa Yılmaz’ın Milli Gazete’de birlikte hazırladıkları Kulis Ankara’da, yıllar önce yazdıkları büyük yankı uyandırdı. Bu yazı daha sonra farklı medya guruplarınca da alıntılandı.

* Kürt Yahudileri hakkında ilk çarpıcı bilgileri, İspanyalı Seyyah Haham Benjamin Tudela gezisinde (1160-1173) verdi.  Tudela, İspanya-Aragon krallığının desteği ile yolculuğuna başladı, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Mezopotamya’yı gezerek notlar tuttu. Haham Benjamin Tudela Irak bölgesindeki Kürdistan olarak tabir edilen bölgede Kürt kültürünü benimsedi, 100 civarında yerleşim birimlerine sahip Kürt Yahudileri ile karşılaştı.  Bu bölgedeki Kürt Yahudilerinin dillerini İbranice olarak kaydetti, kültürleri ve yaşadıkları bölgeleri not etti.

* Tudela, Irak’ın Zagros bölgesindeki 50.000 Kürt Yahudisini ve 100 Sinagogu ayrıntılı bir şekilde not etti.  Tudela, o dönem çok önemli bir hadise ile karşılaştı.  Mesihlik iddiasında bulunan Kürt Yahudisi “David Alroy ” notlarında şunları kaydetti: “Benjamin Tudela, Mesih iddasında bulunan Kürdistan doğumlu Kabalist ve Talmudist Kürt Yahudisi David El Roi (1160- ), adındaki bir hahamın, Selçuklu Sultanına karşı isyan bayrağını açarak , tüm Yahudileri sürgünden bir araya getirip Kudüs’te bir arada toplayacağını ve İsrail’i yeniden kuracağını belirterek mesih olduğunu ilan ettiğini not etmektedir.”

* Başka notlar da var, Barzani hakkında;  Bir suikasta kurban giden gazeteci-yazar Uğur Mumcu 7 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, Mossad-Barzani bağlantısını şöyle anlatmaktadır: “Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişki, Mossad-Barzani ilişkisidir. Mossad, İsrail Devleti’nin gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt Lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, ‘Hayır olmadı’ diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da Mossad-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.”

* Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani, ilk kez 1967 yılında İsrail’e gidiyor. Kendisini kabul eden İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan’a, hediye olarak bir ‘Kürt hançeri’ ile birlikte, Kerkük petrol rafinelerinin planlarını da getirdi. Mart 1969’da yapılan bir operasyonda da Barzani-Mossad işbirliğiyle Kerkük rafinerileri bombalandı ve çalışamaz hale getirildi.

n Barzani ile ilgili son not: Barzani’nin bir zamanlar Türkiye’nin kendine sağladığı pasaportla dolaştığını hatırlayanlar var mı acaba

NOT: Bugün 25 Ağustos 2013 Pazar… İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Cemil Çiçek, liderlerle görüşerek yeni bir süreç başlattı. Mısır’daki askeri darbe ve katliam bu süreci gölgelememeli. Du bakali n’olacak Her şeye rağmen yine de takipteyiz…