Darbeciler kaşla göz arasında Mübarek’i salıverdiler. Maadi Askeri Hastanesi’nde krallar gibi gözetim altında yaşatıyorlar. Haberal gibi kımıldayamayan adam Maadi Askeri Hastanesi’nde dirilmiştir. Gözetim altında -siz özel bakım deyin- dörtnala koşabilir. Moral adamı ayağa kaldırır. Gerçekten de Mısır’daki bu gelişmeye nasıl bakmak lazım Muhammed Emin isimli al Mısri el Yevm gazetesi yazarı (almasryalyoum) durumu şöyle özetlemiş: Birinci cumhuriyetçiler dışarı, ikinci cumhuriyetçiler içeri! Mübarek ve Ahmet iz gibi Birinci Cumhuriyetçiler ve kalıntıları Seyyid Kutup’ların eski damı Tura Hapishanesi’nden çıkartılırken İkinci Cumhuriyetçiler Tura ve Akrep ve Ebu Zabel olmak üzere kötü şöhretli hapishanelere tıkılmaktadırlar. Tura Hapishanesi kötü şöhrette Tahran’daki Evin ve Afganistan’daki Pul-i Çarhi Hapishanesi’yle yarışmaktadır. Mısırlı cuntacılar yakalandığı sırada İhvan Rehberi Muhammed Bedii’ye, kendilerinin muhaliflerine İhvan gibi çete muamelesi yapmadığını söylemişlerdir. Bunlar da basına aksetmiştir. Halbuki, sorgulama sırasında Muhammed Bedii’nin çenesini kırdıkları ifade edilmektedir. Darbeyle birlikte Mısır’da firavunlar dirilmiştir. Zaten Firavun özentisi çoktur ve spor takımı ve kanal olarak ‘firavunlar’ ismini bolca ve çekinmeden kullanmaktadırlar. Daha önceki bakanlıklarında gavurcuklarına kıyamayan ve 14 Kıptinin kolluk kuvvetleri tarafından öldürülmesi üzerine görevinden istifa eden darbeci Başbakanı Hazım Biblavi şimdi katliamlara karşı polise şükranlarını arz etmektedir. McCain ile birlikte Hazım Biblavi ile görüşen Senatör Lindsey Graham, Muhammed Mürsi ve taraftarlarını sürekli hukuksuzluk ve kanunsuzlukla suçlamasına mukabil ona şunu hatırlatmıştır: “Siz hangi kanuna veya hukuka dayanarak bu makamı işgal ediyorsunuz Yoksa seçimle mi işbaşına geldiniz de bizim haberimiz olmadı!”

*

New York Times gazetesinin naklettiğine göre Graham çıkışta intibalarını şöyle dile getirmiştir: “Hazım Biblavi tam bir felaket. Sisi ise iktidara susamış ve iktidar tutkunu birisi…” Bundan dolayı 25 Ocak sürecinde halka yapmadıklarını 30 Haziren veya 3 Temmuz sürecinde dindarlara karşı yapmışlardır. Ordu 25 Ocak sürecinde Habib Adli’nin sindirme operasyonlarına katılmamıştır. Savunma Bakanı Sisi ve İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim yeni süreçte tam baş baltacı kesilmişler veya çapulcular haline gelmişlerdir. Dünyanın gözleri önünde seçimle işbaşına gelen Müslüman Kardeşler liderleri karga tulumba içeri atılırken Mübarek tam bir inayet ve bakım içinde bütün suçlamalardan yırtarak hastaneye kaldırılmaktadır. Gerçekten de el Müctema dergisinin bir haberine göre askeri cunta bir ay içinde 5 bin kişiyi katletmiştir (

http://www.magmj.com/index.jsp inc=5&id=13960&pid=3992&version=215

). Kimileri bu rakamı 3 bin sınırında tutmaktadır. Bu kadar suçun aleni bir biçimde işlendiği bir ortamda zaten Mübarek’in içeride kalması adaletsizlik olurdu! Zalim zalimi aratıyor! Mübarek’in 30 yılda yaptığını cunta bir ay içinde yapmıştı. Sisi ve çetesi Mısır’ın yeni Hülagu’su haline gelmiştir.

*

Elbette İhvan’ı mahkum edenler Mübarek’in dönüşünü meşrulaştıracaklardır. Minareyi çalan kılıfını hazırlar! Onlara göre, Mübarek’in 30 yılda yaptığı kötülüğü Mürsi bir yılına sığdırmıştır. Darbecilere göre darbe, darbe değildir. Bir şefkat hareketidir ve Müslüman Kardeşler bu şefkat hareketine karşı başkaldırmış ve terör dalgası estirmektedir. Silahlı olarak ortalıkta cirit atıyorlar. Birbirlerini öldürüyorlar. ‘Mübarek’ten özür dileme vakti gelmedi mi ’ başlıklı bir makale yazan Amr Haşim Rebii geçmişte Mübarek’i eleştirdiğini şimdi ise bu yüzden bin pişmanlık duyduğunu söylemektedir. Kıymetini geç anladığını ifade etmektedir. On yıl kadar evvel bir makalesinde ‘Mübarek iktidarı kefere iktidarından daha kötüdür’ diye yazmış. ‘Ellerim kırılsaydı da, yazmasaydım’ diyor. Meğerse kafirlerin iktidarından da kötü olan İhvan iktidarı imiş. ‘Halkımız demokrasiye layık değil’ diyor. Churchill gibi Araplar kötekten anlar demek istiyor. Ben Elieazer Mübarek’i yeniden dışarıda görmekten çok memnun ve ‘30 yıllık istikrar direği, aramıza hoş geldin’ diyor. Amr Haşim Rebii, Mübarek, ‘ya ben ya kaos’ derken ‘haksız mıydı ’ diye soruyor! Ezher ise ABD’den Mısır’da yıkıcı kaostan uzak kalmasını istiyor. Bunun anlamı açık: Mübarek’ten sonra Sisi’yi destekleyin! Rebii darbecilere tercüman olarak Mübarek’in dini partileri yasaklayarak ne denli isabet ettiğini yazıyor. ‘Kaos devleti yerine derin devlet başımızın tacı’ diyor. Mürsi döneminde derin devletin uzantıları ‘Mısır’da derin devlet yok’ diye yer yapıyor ve tempo tutuyorlardı. Mübarek’ten kalma bürokrasinin ve zengin işadamlarının derin devleti temsil ettikleri darbeyle anlaşılmış oldu. Amr Haşim Rebii İhvan’ın din perdesi altında terör yaptığını da yazmaktadır. Ne diyelim, Mübarek’in aralarına dönmesi fulula yani kalıntılara hayırlı uğurlu olsun…Sisi’nin de hayrını görsünler!!!